WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6019 E.  ,  2023/6189 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6019
Karar No : 2023/6189

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ….
Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, davacı tarafından, 18.04.2010 tarihinde davalı idare zabıta ekipleri tarafından darp edildiği iddiasıyla hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü 60.000,00 TL maddi ve 90.000,00 TL manevi olmak üzere 150.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nce; davacının 18.04.2010 tarihinde İstanbul İli, … İlçesi sınırları içerisindeki …. Sokak'ta seyyar satıcılık yaptığı sırada, davalı idare zabıta ekiplerince tezgahın alıkonulması üzerine çıkan arbedede yaralanması olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının yürütüldüğü, … Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında yürütülen kovuşturmada zabıta memurları A.Y. ve M.G. isimli personellerin yargılandığı, anılan Mahkemenin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararında; '' Sanıklar A.Y. ve M.G isimli kişilerin müşteki …'e karşı kasten yaralama suçundan neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve … Değişik İş Sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan bu mahkeme kararı gereğince davacının davalı idare personelince kasten yaralandığının sabit olduğu ve bu sebeple davalı idarenin kamu hizmetinin işleyişinde hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmış, Adli Tıp Kurumu …. İhtisas Kurulu tarafından Mahkemeye sunulan … tarih ve … sayılı raporda yaşanan yaralama olayında meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğunun belirtildiği, davacının yüzünde kalıcı iz meydana geldiği ifade edilmişse de bu durumun neticede meslekte kazanma gücü kaybı oranına etkisinin bulunmadığı, dolayısı ile yüzde kalıcı iz kalma durumunun maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine; idarenin kusuru, olayın oluş şekli, zararın niteliği (davacının yüzünde kalıcı izin oluşması) dikkate alındığında, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak ve aynı zamanda zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, toplam …-TL manevi tazminatın 13.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibarıyla uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması zorunlu bulunmaktadır.
Zarara yol açan olaya ilişkin yürütülen ceza yargılaması sonucu verilen …. Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, yargılanan belediye görevlilerinin kasten yaralama suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verilmiş ve müştekinin (temyizen incelenen davanın davacısının) sanıklara yönelik tahrik edici ifadeler kullanması nedeniyle suçun haksız tahrik altında işlendiği gerekçesiyle verilen cezada indirim yapılmıştır.
Diğer yandan, dosyaya sunulan … tarih ve … sayılı Adli Tıp Kurumu raporunda, davacının yaralanması nedeniyle olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar geçici süreli iş göremezliğinin bulunduğu, bu yaralanma, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu belirtilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu açık olmakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın, davacının müterafik kusuru ve yaralanmasının derecesi de dikkate alınarak takdir edilmesi gerekirken davacının manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı, temyize konu kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.