WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/5504 E.  ,  2023/4373 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5504
Karar No : 2023/4373

TEMYİZ EDEN: (Davalı Yanında Davaya Katılan) …

DAVALI: … Birliği
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı idare tarafından, …'in baro levhasına yazılma isteminin kabulüne dair İzmir Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen … tarih ve … sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemine uyulmayarak, anılan kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı ısrar kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, ilgililerin, 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan suçlardan birinden mahkumiyetinin varlığı halinde, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen süreler geçmiş olsa dahi, avukatlık mesleğine kabul edilemeyeceği, dolayısıyla baro levhasına yazılamayacağının açık olduğu, Fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan müdahil hakkında yürütülen kovuşturmada müdahil ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E…., Karar: … sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1 ve TCK'nın 62/1 maddeleri uyarınca neticeten 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası verildiği ve dava dosyasına karşı yapılan istinaf başvuru sürecinin devam ettiğinin görüldüğü, bu duruma göre, müdahil ...'in ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E…., Karar: … sayılı kararı ile (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ilgilinin avukatlık mesleğine kabulde engel haller arasında sayılan bir ceza ile cezalandırıldığı hususu ile yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği göz önünde bulundurulduğunda, ...'in baro levhasına yazılmasına dair kararın uygun bulunmasına ilişkin kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir .
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin, terör örgütlerine üyeliği olduğu iddiasıyla hakkında adli kovuşturma yürütülenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği dikkate alındığında, bu durumun hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bakımından yaşamsal bir öneme sahip ve yargının kurucu unsurlarından olan avukatlık mesleğinin etkinlik ve güvenilirliğini zedeleyeceği anlaşıldığından; 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma hakkında mahkumiyet kararı verilen ve ceza kovuşturması devam eden ...'in baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin yukarıda temas edilen vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. Bu karar, müdahile 28.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; akabinde karar, müdahil tarafından 16.05.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz edilmiştir. Bunun üzerine aynı İdari Dava Dairesi tarafından, 17.07.2023 tarihli karar ile süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı yanında müdahil tarafından, kendisine usule uygun tebligat yapılmadığı, haber kağıdının kapısına yapıştırılmadığı, temyiz dilekçesinin süresinde kabul edilmesi gerektiği ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 04/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- 15.12.2022 tarihli … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının 28.01.2023 tarihinde müdahile tebliğ edilmesi üzerine, müdahil tarafından 16.05.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz talebinde bulunulmuş, bunun üzerine aynı İdari Dava Dairesi tarafından, 17.07.2023 tarihli karar ile süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
28.01.2023 tarihinde, dağıtıcı memur ve mahalle muhtarı tarafından imzalanıp mühürlenen tebligat evrakında, "muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşudan sorulmuş, muhatabın işe gittiği sözlü beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat Kazım K. Mahalle muhtarı Sadık Top imzasına .. tarihinde teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. En yakın komşuya haber verilmiştir." ifadelerine yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden (memur-müstahdem) hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarih ve Esas No: ..., Karar No: ... sayılı kararında, "... haber bırakılan kişinin açık kimliğinin tebliğ parçası üzerinde yer almadığı, oysa ki imzadan imtina edilebileceği hâlde isimden imtina edilemeyeceği, bu hâliyle davalılara yapılan tebligatların Tebligat Kanununun 21/1. ve Yönetmeliğin 30/1. maddesine uygun yapıldığının kabulü mümkün değildir." şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Somut olayda, tebligat evrakında, haber verilen komşunun açık kimliğine yer verilmediği görülmüştür. Haber bırakılan komşunun imzadan imtina edebileceği, ancak isimden imtina edemeyeceği, bu haliyle tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılmış olup, müdahilin temyiz dilekçesinin süresinde kabul edilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını onayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.