Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5294 E. , 2023/6921 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5294
Karar No : 2023/6921
Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Madencilik Metalurji İnşaat
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili : Av. …
2- (Davalı) … Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …
Diğer Davalı : …Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirkete ait sicil:12786 sayılı maden ruhsatına bağlı olarak, 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca alınan "devlet hakkına" ilişkin satış bilgi formlarının yeniden düzenlenerek 2010, 2011 ve 2012 yılları için Hazine, İl Özel İdaresi ve Köylere Hizmet Götürme Birliği adına eksik ödenen devlet hakkı tutarlarının ödenmesinin istenilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün …tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme bağlı olarak düzenlenen amme alacağı ve gecikme zamlarına ilişkin takakkuk fişlerinin istemiyle dava açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı bozmaya uyma kararıyla; taşınmaz mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda ''kırma eleme işlemi sonucunda yeni bir ürün ve atık oluşmamakta, cevherin kimyasal özelliklerinde de bir değişiklik olmamakta, tüvenan cevher satış için istenilen ebatlara boyutlanmakta fakat yarı mamüle dönüşmemekte, davacı şirketin ürünlerini satabilmesi için sözleşme gereği kırma eleme işlemini mecburi olarak yapması gerektiği, ayrıca bu kırma eleme işleminin demir eritme tesislerine cevher satan tüm firmalar tarafından da mecburi olarak yapıldığı, dolayısıyla davacı şirketin ticari faaliyetleri doğrultusunda yapması zorunlu bir işlemi yapmakta olduğu, burada oluşan sözleşme gereği satış şartlarını oluşturan ve şirkete ekonomik karlılık oluşturan iktisadi faydayı, demir cevherinin kırma eleme işlemiyle yarı mamule dönüştüğü değerlendirmesi heyetimizce uygun bulunmadığı, aynı şekilde yapılan kırma ve eleme işlemini cevher zenginleştirme olarak tanımlayıp, demir cevherine getirilen ek katma değer olarak yorumlamanın uygun bir yaklaşım olmayacağı" tespitlerine yer verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından üretimi yapılan tüvenan cevherinin yine davacı şirkete ait kırma ve eleme tesisinde kırılıp elenerek satışa sunulması işlemiyle demir cevherinin yarı mamule dönüşmediği belirlendiğinden, Maden Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen "ek katma değer" sağlama ve Yönetmeliğin yukarıda anılan 86. maddesinde öngörüldüğü şekilde " metal hale getirilmesi veya yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapılması" koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldığından, eksik ödenen devlet hakkı tutarlarının tahsiline yönelik tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay nezdinde temyize tabi kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24/f maddesinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama ücreti kapsamında olduğu; 326. maddesinde, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği kuralı yer almıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin, Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti başlıklı 3. maddesinin 2. Fıkrasında '' Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.'' hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararında ''....Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı verilmesine...'' şeklinde hüküm kurulmuş olup, davalı taraflardan biri olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün dava sürecinde vekil aracılığıyla temsil edildiği ve davanın ret ile sonuçlandığı görüldüğünden; davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uygunluk bulunmamamaktadır.
Bu nedenle; temyize konu kararda yer alan ''....Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne verilmesine...'' şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın diğer kısımları yönünden ise; karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddiyle … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!