Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/52 E. , 2023/5890 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/52
Karar No : 2023/5890
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunanlar : 1-(Davacı) … San. Tic. A.Ş.
Vekili : Av. …
2- (Davalı) … Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/10/2022 tarih ve E:2020/4851, K:2022/5662 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi ile temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince, Dairemizin bozma kararına uyularak davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiş ve taraflar aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olup; tarafların temyiz istemi reddedilerek mahkeme kararı Dairemizce onanmıştır.
Karar düzeltme istemine konu mahkeme kararının esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, karar düzeltme dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın taraflar aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı hükme bağlanmış, tam yargı davaları ise, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun, "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmüne yer verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca, 2577 sayılı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın, Bartın İli Merkez civarında bulunan İR:… ruhsat numaralı maden ocağında madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından hesaplanan ortalama ocak başı satış bedeli üzerinden yapılan hesaplamalarla ödenmesi gereken tutar ile davalı idarece ilan edilen bedeller dikkate alınarak hesaplanan ve %50 teşvik indiriminden yararlandırılmaması nedeniyle fazla ödendiği iddia edilen devlet hakkının yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi isteminden kaynaklandığı, mahkemece dava konusu uyuşmazlığın konusu para ve para ile değerlendirebilen bir dava olduğundan bahisle nispi vekalet ücretine hükmedildiği görülmekte ise de; davacının ödemiş olduğu bir miktarın iadesini talep etmesinin temelde davacı şirketin %50 teşvik indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin işlemden kaynaklandığı, dolayısıyla ödediği tutarın iadesine yönelik bir talebin klasik anlamda bir tam yargı davası niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın konusunun "maddi tazminat" olarak nitelendirilemeyeceği gözetilerek vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken, nispi olarak belirlenen vekalet ücretine hükmedilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 6.020,26 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine" ifadesindeki "6.020,26 TL" ibaresinin "1.700,00 TL" olarak düzeltilmesi; "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.609,76 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine" ifadesindeki "3.609,76 TL" ibaresinin "1.700,00 TL" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
İstemde bulunanlar tarafından öne sürülen işin esasına yönelik düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme istemlerinin avukatlık ücretine yönelik kısmı yönünden düzeltilerek reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!