Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/325 E. , 2024/1933 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/325
Karar No : 2024/1933
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
2- … Valiliği
VEKİLLERİ : Av. … - Av. …
2-(DAVACILAR) : …'a velayeten … ve …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bağlıca İlköğretim Okulu 1. sınıf öğrencisi olan davacı küçük ...'ın, 13.09.2019 tarihinde okul bahçesinde bulunan çocuk oyun alanına girmek istediği sırada oyun alanını çevreleyen tel örgünün kesici ve delici ucunun sağ kolunu delerek boydan boya kesmesi sonucu ömür boyu malul kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 626.261,48.-TL maddi tazminat ile duyduğu üzüntü ve yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 300.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Bağlıca İlkokulu ve Ortaokulunun ayrı binalar ve müdürlükler olmasına rağmen ortak bahçeyi kullandıkları, bu durumun öğrencilerin sağlığı ve güvenliğini tehdit ettiğinin Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na 23.11.2018 tarihli yazı ekinde gönderilen tutanağın 6. maddesinde ifade edildiği ve gerekli önlemlerin alınmasının talep edildiği, ortaokul, ilkokul ve anaokulu öğrencilerinin ortak kullandıkları okul bahçesi içerisinde anaokulu öğrencileri için yaptırılan oyun alanının ucu sivri olan tel örgü ile çevrili olduğu, öğrencilerin, bu demir korkulukların üzerindeki sivri alanlardan zarar görmemesi için gereken önlemlerin alınmadığı, nitekim bu hususların davalı idarece yaptırılan 08.01.2020 tarihli inceleme raporu ve dosyada mevcut tutanak başlıklı belgenin 6. maddesi ile de sabit olduğu, olayın meydana gelmesinde gerekli ve yeterli önlemleri almayan davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, olay tarihinde 7 yaşında olan 1/C sınıfı öğrencisi davacı küçük ...'ın ise kusurunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davacı küçük ...'ın uğradığı zararlar nedeniyle 626.261,48.-TL maddi tazminat ile kazanın meydana geldiği tarihte 7 yaşında ve İlkokul 1. sınıf öğrencisi olan davacının, yaşadığı olayın vehameti, bu olay nedeniyle ömür boyu sağ kolunu kullanamayacak olması ve %44 oranında vücut genel çalışma gücünü kaybetmesinden kaynaklanan üzüntü ve sıkıntılar nedeniyle 300.000,00.-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden (01/11/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu kararın; maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf istemi kısmen kabul edilerek; manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiği, hükmedilecek tazminat miktarı, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiği belirtilerek, 100.000,00-TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idarelerin İddiaları: Meydana gelen olayda kendilerine atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, dolayısıyla davacıların haksız maddi ve manevi istemlerinin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davacıların İddiaları: Manevi tazminatın, olayın oluş şekline, yaşanan ağır vehamete, davacının ağır derecede olan maluliyet oranına, paranın satın alma gücüne ve caydırıcılık ilkesine göre belirlenmesi gerektiği, temyize konu istinaf kararında ise bu hususlar göz önüne alınmadan manevi tazminat miktarının az belirlendiği belirtilerek kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca temyiz dilekçelerine karşı savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, davacıların temyiz istemlerinin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bağlıca İlköğretim Okulu 1. sınıf öğrencisi olan davacı küçük ...'ın, 13.09.2019 tarihinde okul bahçesinde bulunan çocuk oyun alanına girmek istediği sırada oyun alanını çevreleyen tel örgünün kesici ve delici ucunun sağ kolunu delerek boydan boya kesmesi sonucu ömür boyu malul kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 626.261,48.-TL maddi tazminat ile duyduğu üzüntü ve yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 300.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu istinaf kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı usul ve kanuna uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz isteminin reddi ile anılan kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.
Temyize konu istinaf kararının manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, henüz ilkokul çağında olan davacı küçük ...'ın, davalı idarece gerekli önlemlerin alınmaması sebebiyle okul içinde bulunan ve tel örgü ile çevrilen parka girmeye çalışırken sağ kolunu, tel örgünün kesici ve delici ucunun baştan sona keserek yaralanmasına sebep olduğu, yaşanan olay sebebiyle ömür boyu devam edecek %44 oranında vücut fonksiyon kaybına neden olduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu olay nedeniyle, henüz 7 yaşında bulunan davacıların oğlunun ömür boyu devam edecek olan %44 oranında engeli oluşması, idarenin yaşanan olayda ağır kusuru bulunması ve olayın doğurduğu sonuç göz önünde bulundurulduğunda, temyize konu istinaf kararında belirlenen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, bu nedenle manevi tazminatla amaçlanan manevi zararların giderilmesi ilkesine uygun ve davacı küçüğün manevi varlığında meydana gelen zararlarını giderebilecek şekilde bir miktara hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla Bölge İdare Mahkemesince, kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılarak manevi zararı tatmin edecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının;
a) Manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!