WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/2731 E.  ,  2023/7729 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2731
Karar No : 2023/7729

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin feshedilmesine ilişkin … tarih, …sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; … Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken iş akdinin feshedilmesine ilişkin … tarih, … sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmekte ise de; iş bu dava açılmadan önce davacı tarafından aynı taleple 17/09/2021 tarihinde ... İş Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin 19/04/2022 tarihli kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği, iş bu davanın ise 12/06/2022 tarihinde açıldığı, bu durumda mevzuat hükmü uyarınca, görevsiz olan adli yargı merciinde açılan davada verilen görev ret kararının kesinleşme tarihi olan 11/05/2022 tarihinden itibaren 30 gün içinde, en geç 10/06/2022 (cuma) tarihine kadar görevli idari yargı yerinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/06/2022 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın 60 gün içerisinde yani süresinde açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince davanın 30 gün içinde açılması gerektiği yönünde bir görüş hakimse bu duruma yönelik olarak da 27/06/2022 tarihinde ilgili idareye başvuru yapıldığı ve mükerrer başvurunun dava açma süresini canlandırdığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, adli yargı merciinin görevsizlik kararının kesinleşmesinin ardından, 2577 sayılı Kanun'un 9. madde hükmü uyarınca 30 gün içerisinde görevli mahkemede dava açılması gerektiği, davacı tarafın bu süre içerisinde dava açmadığı, davacının Üniversite’ye yazdığı 27/06/2022 tarihli dilekçenin, kök işlemi ihya edecek nitelikte olmadığı, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Antalya Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin feshedilmesine ilişkin … tarih, … sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.
Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları kuşkusuzdur.
Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur.
Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uyması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece … Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olan davacının iş akdinin feshedilmesine ilişkin … tarih, … sayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin üzerinde davacının işlemi tebellüğ ettiğine dair imza bulunsa da yanında herhangi bir tarihin yazmadığı, bu nedenle işlemin tebliğ tarihinin belli olmadığı, dava konusu işlem üzerine davacının 31/08/2021 tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvurduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin 17. fıkrasında, "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." hükmü gereği sürenin durduğu, 09/09/2021 tarihinde ise arabuluculuk başvurusunun uyuşmazlıkla sonuçlandığı, akabinde işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle ilk olarak 17/09/2021 tarihinde ... İş Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin … tarih, K:… sayılı kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği, iş bu davanın ise 12/06/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesisini müteakiben ... İş Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davanın süresi içerisinde açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin … tarih, K:… sayılı kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve kararda davacının başvurması gereken görevli ve yetkili merciin belirtilmediği, davacı tarafından ise 12/06/2022 tarihinde … İdare Mahkemesine başvurulduğu tespit edilmiştir.
Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." amir hükmüne aykırı olarak verilen karar sonrasında, davacı hakkında 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan süreye ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı açık olup, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 22/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.