WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/2493 E.  ,  2024/954 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2493
Karar No : 2024/954

DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …

DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …

DAVANIN KONUSU:
Erzurum ili, Tortum ilçesine bağlı ... Mahallesinin, Uzundere ilçesine katılması talebini içeren işlem dosyasının, İçişleri Bakanlığınca iade edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu iddia edilen ve 11/05/1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in 26. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 8. maddesine göre, İçişleri Bakanlığı'nın onay ya da ret mercii olmadığı, halk oylamasında katılacak seçmen sayısına dair bir hükmün bulunmadığı, katılmanın gerçekleştiği, bu nedenle dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 8. maddesine göre kayıtlı seçmen sayısının bir fazlası kuralının kanunun amir hükmü olduğu, kayıtlı seçmen sayısının bir fazlasının olumlu oyu alınmadığından, bu husus gözetilmeksizin Uzundere Belediye Meclisi ve Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisince alınan kararların da yok hükmünde olduğu, davacının, iade gerekçesini dava konusu Yönetmelik hükmüyle karıştırdığı, işlemin Belediye Kanunu’nun 8. maddesinde geçen “kayıtlı seçmenlerin yarıdan fazlasının başvurusu” kısmına dayandığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava, 11/05/1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in 26. maddesinin 3. fıkrası ile İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, 11/05/1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in 26. maddesinin 3. fıkrası ile İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; iptali istenilen yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, anılan Yönetmelik maddesinde yer alan hükme uygun şekilde yapılan oylama sonucunun olumlu olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, işlemin hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 12/04/2022 tarih ve E:2017/7799, K:2022/2608 sayılı davanın reddine ilişkin kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/12/2022 tarih ve Esas No : 2022/3107, Karar No : 2022/3902 sayılı kararıyla temyiz isteminin düzenleyici işlem yönünden reddi ile düzenleyici işlem yönünden davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın redde ilişkin kısmının onanmasına, bireysel işlem yönünden temyiz isteminin kabulüyle Erzurum ili, Tortum ilçesine bağlı ... Mahallesinin Uzundere ilçesine katılması talebinin, sınır değişikliğinin meydana gelmesi sonucunu doğuran bir talep olması nedeniyle, öncelikle katılma talebine ilişkin sürecin 5393 sayılı Kanun kapsamında yürütülmesi, daha sonra katılma talebinin olumlu sonuçlanması halinde sınır değişikliğinin 5442 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerektiği, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy, belde, mahalle veya bunların kısımlarında katılma talebine ilişkin halk oylaması yapılması ve oylama sonucunun olumlu sonuçlanması gerektiği, uyuşmazlıkta, seçmen listesinde kayıtlı 910 seçmenin bulunduğu mahallede, 452 seçmenin katılımıyla yapılan katılma talebine ilişkin halk oylaması sonucunda, 386 seçmen tarafından "Evet", 66 seçmen tarafından ise "Hayır" oyu kullanıldığı, bu durumda, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde öngörülen halk oylaması sonucunun olumlu sonuçlanması şartının gerçekleştiği görülmekle, davalı idarece yasal düzenlemede öngörülmeyen kayıtlı seçmen sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyunun olması halinde oylamanın olumlu sonuçlanacağına ilişkin yoruma istinaden, oylamada kayıtlı seçmen sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyunun bulunmaması nedeniyle Erzurum ili, Tortum ilçesine bağlı ... Mahallesinin, Uzundere ilçesine katılması talebini içeren işlem dosyasının iade edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle bireysel işlem yönünden davanın reddi yolundaki Müşterek Kurul kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bu kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İdari Dava Daireleri Genel Kurul kararında belirtilen gerekçe ile dava konusu bireysel işlemin iptali gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Müşterek Kurul'un 12/04/2022 tarih ve E:2017/7799, K:2022/2608 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/12/2022 tarih ve E:2022/3107, K:2022/3902 sayılı kararıyla düzenleyici işleme ilişkin kısmının onanmasına, bireysel işleme ilişkin kısmın bozulması üzerine, bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Erzurum ili, Tortum ilçesi, ... mahallesi sakinleri tarafından, ... mahallesinin Uzundere ilçesine uzaklığının 4 km, bağlı bulunulan Tortum ilçesine ise 35 km olduğu, mahalle halkının ihtiyaçlarını Uzundere ilçesinde karşıladığı, resmi işler için ise Tortum ilçesine gidilmesinin özellikle kış aylarında hayli zorlu şartlarda gerçekleştiği gerekçesiyle kayıtlı 910 seçmenden 630'unun talebiyle Erzurum ili, Uzundere ilçesine katılma talebinde bulunulmuş, devamında, seçmen listesinde kayıtlı 910 seçmenin bulunduğu mahallede, 452 seçmenin katılımıyla yapılan halk oylaması sonucunda 386 seçmen "Evet", 66 seçmen ise "Hayır" oyu kullanılmıştır.
Mahalle seçmenlerinin Uzundere ilçesine katılma yönünde verdiği karar üzerine, katılma talebine ilişkin dosya Uzundere Belediye Meclisine gönderilmiş, Uzundere Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla, Belediye Kanunu'nun 4. ve 8. maddelerine uyarınca katılma talebi uygun olduğu görüşü bildirilerek dosya Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisine gönderilmiş, Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla, ... mahallesinin Uzundere ilçesine katılma talebinin uygun olduğuna karar verilmiş ve Erzurum Valiliği tarafından katılma talebine ilişkin işlem dosyası İçişleri Bakanlığına gönderilmiştir.
Devam eden süreçte, davalı idarenin dava konusu işlemiyle; 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrakın valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderileceğinin düzenlendiği, işlem dosyasında ise, 910 seçmenden 452'sinin oylamaya katıldığı ve 386 seçmenin olumlu oy kullandığı, dolayısıyla oylama sonucunda seçmen listesinde kayıtlı seçmenlerin yarıdan bir fazlasının olumlu oy kullanması esas olduğundan, halk oylamasının olumlu olmadığı gerekçesiyle katılma talebine ilişkin işlem dosyasının iadesine karar verilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle "Kuruluş" başlıklı 4. maddesinde; "Nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabilir. İl ve ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.
İçme ve kullanma suyu havzaları ile sit ve diğer koruma alanlarında ve meskûn sahası kurulu bir belediyenin sınırlarına 5.000 metreden daha yakın olan yerleşim yerlerinde belediye kurulamaz.
Köylerin veya muhtelif köy kısımlarının birleşerek belediye kurabilmeleri için meskûn sahalarının, merkez kabul edilecek yerleşim yerinin meskûn sahasına azami 5.000 metre mesafede bulunması ve nüfusları toplamının 5.000 ve üzerinde olması gerekir.
Bir veya birden fazla köyün köy ihtiyar meclisinin kararı veya seçmenlerinin en az yarısından bir fazlasının mahallin en büyük mülkî idare amirine yazılı başvurusu ya da valinin kendiliğinden buna gerek görmesi durumunda, valinin bildirimi üzerine, mahallî seçim kurulları, onbeş gün içinde köyde veya köy kısımlarında kayıtlı seçmenlerin oylarını alır ve sonucu bir tutanakla valiliğe bildirir.
İşlem dosyası valinin görüşüyle birlikte İçişleri Bakanlığına gönderilir. Cumhurbaşkanı kararı ile o yerde belediye kurulur.
Yeni iskân nedeniyle oluşturulan ve nüfusu 5.000 ve üzerinde olan herhangi bir yerleşim yerinde, Cumhurbaşkanı kararı ile belediye kurulabilir." düzenlemesine, "Sınırların kesinleşmesi" başlıklı 6. maddesinde; "Belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir.
Kesinleşen sınırlar, valilikçe yerinde uygulanmak suretiyle taraflara gösterilir ve durum bir tutanakla belirlenir. Kesinleşen sınır kararları ile dayanağı olan belgelerin birer örneği; belediyesine, mahallî tapu dairesine, il özel idaresine ve o yerin mülkî idare amirine gönderilir. Kesinleşen sınırlar zorunlu nedenler olmadıkça beş yıl süre ile değiştirilemez." düzenlemesine, "Sınır uyuşmazlıklarının çözümü" başlıklı 7. maddesinde; "Bir il dâhilindeki beldeler veya köyler arasında sınır uyuşmazlığı çıkması hâlinde ilgili belediye meclisi ve köy ihtiyar meclisi ile kaymakamın görüşleri otuz gün süre verilerek istenir. Vali, bu görüşleri değerlendirerek sınır uyuşmazlığını karara bağlar. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin sınır değişikliklerinde büyükşehir belediye meclisinin de görüşü alınır.
İl ve ilçe sınırlarının değiştirilmesini gerektirecek sınır uyuşmazlıklarında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine, "Birleşme ve katılma" başlıklı 8. maddesinde; "Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.
Bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır. Oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir. Belediye meclisi evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuru hakkındaki kararını verir. Belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılım gerçekleşir. Büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemleri, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır. Katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6 ncı maddeye göre işlem yapılır ve sonuç İçişleri Bakanlığına bildirilir.
(...)
Birleşme ve katılma işlemlerinde bu maddede düzenlenmeyen hususlarda 4 üncü madde hükmüne göre işlem yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 2. maddesinde, "İl, ilçe ve bucak kurulması, kaldırılması, adlarının, bağlılıklarının, merkez ve sınırlarının belirtilmesi ve değiştirilmesi aşağıda gösterilen şekilde yapılır:
A) İl ve ilçe kurulması, kaldırılması, merkezlerinin belirtilmesi, adlarının değiştirilmesi, bir ilçenin başka bir İl'e bağlanması kanun ile;
B) Bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi bir köyün veya kasabanın veya bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının değiştirilmesi İçişleri Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki ile;
C) Yeniden köy kurulması veya yerinin değiştirilmesi Bayındırlık ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarının mütalaası alınmak suretiyle;
Ç) Köy ve kasabaların aynı ilçe içinde bir bucaktan başka bir bucağa bağlanması, köy adlarının değiştirilmesi, köylerin birleştirilmesi ve ayrılması, bir köy, mahalle veya semtin o köyden ayrılıp başka bir köy ile birleştirilmesi İçişleri Bakanlığının tasvibiyle yapılır.
D) Kaza kurulmasında ve kaldırılmasında, bir kazanın başka bir vilayete bağlanmasında ve merkezinin belirtilmesinde, sınırlarının değiştirilmesinde ve (B, C, Ç) fıkralarında yazılı hallerde ilgili vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaaları alınır.
Ancak; Türkçe olmayan ve iltibasa meydan veren köy adları, alakadar Vilayet Daimi Encümeninin mütalaası alındıktan sonra, en kısa zamanda Dahiliye Vekaletince değiştirilir.
E) İllere, ilçelere, bucaklara, merkez yapılan şehir, kasaba veya köyün adı verilir. Şu kadar ki, bunların coğrafi veya tarihi bir sanı varsa o da isim olarak verilebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
11/05/1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde; "Köylerin ayrılma ve birleşme taleplerini ihtiva eden müracaatları, köy muhtarları tarafından imzalanır ve müracaata bu talebi belirten ihtiyar meclisi kararı eklenir.
(...)
Bir köy veya belediyeye bağlı mahalle ve benzeri bağlılardan veya doğruca köy halkı tarafından yapılacak yazılı ve gerekçeli müracaatlar o yerde oturan seçmenlerin yansından bir fazlası tarafından imzalanır. Talepte bulunan birim sayısı birden fazla ise, yazılı talep ayrı ayrı yapılır." hükmü, 26. maddesinde; "Oylama sonucunda "EVET" ve "HAYIR" oy pusulaları toplam sayıları ile iptal edilen toplam zarf sayısını gösterir "Ayırım Sonu Tutanağı" iki örnek olarak düzenlenir.
Oylamanın başladığını, bittiğini ve ayırım sonucunu gösterir bu tutanaklar görevli kurul başkan ve üyeleri tarafından gün, saat ve yer belirtmek, ad ve soyadı, memuriyet unvanı yazılmak suretiyle imzalanır.
Oylama sonucunda seçmen listesinde, kayıtlı seçmenlerin yarıdan bir fazlasının olumlu oy kullanmış olması esastır.
Ancak, olumsuz oy kullanan seçmen sayısının fazla olması halinde Bakanlıkça, 5442 sayılı Kanun gereğince ekonomik durum, coğrafî şartlar ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre durum değerlendirilir ve talep kabul veya reddedilir." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay İdari Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belde, köy, mahalle veya bunların bazı kısımların başka bir beldeye veya ilçeye katılması hususu 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarında oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılacağı, oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrakın valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderileceği, belediye meclisinin evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuruyu uygun görmesi hâlinde katılımın gerçekleşeceği, büyükşehirlerde katılma işlemlerinin, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanacağı ve katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6. maddeye göre işlem yapılarak sonucunun İçişleri Bakanlığına bildirileceği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 2. maddesinde, ilçe sınırlarının değiştirilmesinin İçişleri Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki ile gerçekleşeceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre; bir beldenin, köyün, mahallenin veya bunların bazı kısımlarının başka bir beldeye veya ilçeye katılmasına yönelik başvuruların, aynı zamanda ilçe sınırlarında değişiklik meydana gelmesi sonucunu doğurması halinde, söz konusu başvuruya ilişkin sürecin 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine göre mi yoksa 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerine göre mi sonuçlandırılması gerektiğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, ilçe sınırlarında değişiklik meydana gelmesi sonucunu doğuran katılma talebine ilişkin başvurular bakımından, öncelikle 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yer alan usul doğrultusunda başvuruya ilişkin halk oylaması yapılması, oylamanın olumlu sonuçlanması halinde, başvuru dosyasının katılınacak belediyeye gönderilmesi ve belediye meclisinin evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuruyu uygun görmesi halinde durumun İçişleri Bakanlığına bildirilmesi, devamında, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yer alan şartlar ve süreç tamamlandıktan sonra, katılma sonrası oluşacak sınır değişikliğine ilişkin durumun davalı idarece 5442 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, Erzurum ili, Tortum ilçesine bağlı ... Mahallesinin Uzundere ilçesine katılması talebinin, sınır değişikliğinin meydana gelmesi sonucunu doğuran bir talep olması nedeniyle, öncelikle katılma talebine ilişkin sürecin 5393 sayılı Kanun kapsamında yürütülmesi, daha sonra katılma talebinin olumlu sonuçlanması halinde sınır değişikliğinin 5442 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy, belde, mahalle veya bunların kısımlarında katılma talebine ilişkin halk oylaması yapılması ve oylama sonucunun olumlu sonuçlanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, seçmen listesinde kayıtlı 910 seçmenin bulunduğu mahallede, 452 seçmenin katılımıyla yapılan katılma talebine ilişkin halk oylaması sonucunda, 386 seçmen tarafından "Evet", 66 seçmen tarafından ise "Hayır" oyu kullanıldığı görülmektedir.
Bu durumda, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde öngörülen halk oylaması sonucunun olumlu sonuçlanması şartının gerçekleştiği görülmekle, davalı idarece yasal düzenlemede öngörülmeyen kayıtlı seçmen sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyunun olması halinde oylamanın olumlu sonuçlanacağına ilişkin yoruma istinaden, oylamada kayıtlı seçmen sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyunun bulunmaması nedeniyle Erzurum ili, Tortum ilçesine bağlı ... Mahallesinin, Uzundere ilçesine katılması talebini içeren işlem dosyasının iade edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Dava sonuç olarak kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan … TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Bakılan davanın, kesinleşen kısmı için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Dava, 11/05/1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in 26. maddesinin 3. fıkrası ile, İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/12/2022 tarih ve E:2022/3107, K:2022/3902 sayılı bozma kararı sonrasında davanın yalnızca dava konusu İçişleri Bakanlığı işlemi yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 2. maddesinde "İl, ilçe ve bucak kurulması, kaldırılması, adlarının, bağlılıklarının, merkez ve sınırlarının belirtilmesi ve değiştirilmesi aşağıda gösterilen şekilde yapılır:
(...)
B) Bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi bir köyün veya kasabanın veya bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının değiştirilmesi İçişleri Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki ile;
(...)" düzenlemesi yer almaktadır.
Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik'in "Sınırların Değişmezliği" başlıklı 4. maddesinde "5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre belirlenmiş sınırların değişmezliği esastır. Mevcut sınırın değiştirilmesi ancak, sınır noktalarının belirginlik ve değişmezlik niteliklerini yitirmiş olması, idari birimlerin sosyal, ekonomik, idari ve coğrafi durumlarında eskiye oranla farklılıkların meydana gelmesi ve bu sonuçların sınır anlaşmazlığına yol açmış olduğunun Bakanlıkça tespit edilmesi halinde mümkündür." hükmü; 14/3. maddesinde "Bir köy veya belediyeye bağlı mahalle ve benzeri bağlılardan veya doğruca köy halkı tarafından yapılacak yazılı ve gerekçeli müracaatlar o yerde oturan seçmenlerin yansından bir fazlası tarafından imzalanır. Talepte bulunan birim sayısı birden fazla ise, yazılı talep ayrı ayrı yapılır." hükmü; 26. maddesinde "Oylama sonucunda "EVET" ve "HAYIR" oy pusulaları toplam sayıları ile iptal edilen toplam zarf sayısını gösterir "Ayırım Sonu Tutanağı" iki örnek olarak düzenlenir.
Oylamanın başladığını, bittiğini ve ayırım sonucunu gösterir bu tutanaklar görevli kurul başkan ve üyeleri tarafından gün, saat ve yer belirtmek, ad ve soyadı, memuriyet unvanı yazılmak suretiyle imzalanır.
Oylama sonucunda seçmen listesinde, kayıtlı seçmenlerin yarıdan bir fazlasının olumlu oy kullanmış olması esastır.
Ancak, olumsuz oy kullanan seçmen sayısının fazla olması halinde Bakanlıkça, 5442 sayılı Kanun gereğince ekonomik durum, coğrafî şartlar ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre durum değerlendirilir ve talep kabul veya reddedilir." hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 8. maddesinde "Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.
Bir belde veya köyün veya bunların bazı kısımlarının meskûn sahasının, komşu bir beldenin meskûn sahası ile birleşmesi veya bu sahalar arasındaki mesafenin 5.000 metrenin altına düşmesi ve buralarda oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, katılınacak belde sakinlerinin oylarına başvurulmaksızın, katılmak isteyen köy veya belde veya bunların kısımlarında başvuruya ilişkin oylama yapılır. Oylama sonucunun olumlu olması hâlinde başvuruya ait evrak, valilik tarafından katılınacak belediyeye gönderilir. Belediye meclisi evrakın gelişinden itibaren otuz gün içinde başvuru hakkındaki kararını verir. Belediye meclisinin uygun görmesi hâlinde katılım gerçekleşir. Büyükşehirlerde birleşme ve katılma işlemleri, katılınacak ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin görüşü üzerine, büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır. Katılma sonrası oluşacak yeni sınır hakkında, 6 ncı maddeye göre işlem yapılır ve sonuç İçişleri Bakanlığına bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
5393 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, bir beldede oturan seçmenlerin yarısından bir fazlasının komşu beldeye katılmak için başvurması hâlinde, bu belde sakinleri arasında yapılacak oylamanın olumlu olması durumunda, katılınacak belediye meclisinin ve büyükşehirlerde büyükşehir belediye meclisinin uygun görmesi sonrasında katılmanın gerçekleşeceği belirtilmiş ve dava konusu süreçte de bu hükümler uygulanmıştır.
Bununla birlikte, 5393 sayılı Kanun'un 7. maddesinin son fıkrasında, il ve ilçe sınırlarının değiştirilmesini gerektirecek sınır uyuşmazlıklarında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, uyuşmazlık özelinde, Tortum ilçesine bağlı olan ... mahallesinin Uzundere ilçesine bağlanması durumunda ilçe sınırlarının değişeceği açık olduğundan, uyuşmazlıkta 5442 sayılı Kanun'un ve bu Kanun uyarınca çıkartılmış dava konusu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, ... mahallesi büyükşehir belediye sınırları içinde bulunduğundan, oylama sonucunda kararın Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisi'ne gönderilmesi üzerine, Meclis tarafından alınan kararda da, 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesi hükmü değil, 5442 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü işletilmiştir.
5442 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, il, ilçe ve bucak sınırlarının İçişleri Bakanlığı'nın kararı ve Cumhurbaşkanı'nın tasdiki ile değiştirileceği düzenlenmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde de 5442 sayılı Kanun'a göre belirlenmiş sınırların değişmezliğinin esas olduğu kabul edilerek, sınır değişikliğinin istisnai bir durum olduğu vurgulanmıştır.
Yönetmeliğin 26/3. maddesinde, oylama sonucunda seçmen listesinde kayıtlı seçmenlerin yarıdan bir fazlasının olumlu oy kullanmış olması aranılmış ise de, söz konusu hükmün bağlayıcılık arz etmekten ziyade danışma niteliğinde bir düzenleme olduğu görülmektedir. Zira Yönetmeliğin 26/4. maddesinde, oylama sonucunda olumsuz oy kullanan seçmen sayısının fazla olması halinde dahi İçişleri Bakanlığınca durumun değerlendirilerek talebin kabul edilebileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 5442 sayılı Kanun'daki düzenleme de gözönünde bulundurulduğunda, il ve ilçe sınırlarındaki değişikliklerin esasen İçişleri Bakanlığı'nın kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki ile yapılacağı açıktır.
Bu bakımdan, yapılan oylamanın ilçe sınırlarının değiştirilmesi sonucunu doğuracak olması nedeniyle, 5442 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil edemeyecek olması da dikkate alınarak, ancak istişari nitelikte bir sonuç arz ettiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin 5393 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre tesis edildiği ve işlem ile davalı idarenin savunmasından anılan maddede yer alan "oylama sonucunun olumlu olması" ibaresinin yorumlanarak kayıtlı seçmenlerin sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyunun aranıldığı görülmüştür. Bununla birlikte, ilçe sınırının değiştirilmesini gerektiren dava konusu uyuşmazlığın yukarıda yer verildiği üzere 5442 sayılı Kanun'a göre çözümlenmesi gerektiği ve Yönetmelik hükmünün de işlemde yer alan "kayıtlı seçmen sayısının yarıdan bir fazlasının olumlu oyu" ibaresiyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, söz konusu işlemin hukukilik denetimi dava konusu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmıştır.
Bu durumda, anılan Yönetmelik maddesinde yer alan hükme uygun şekilde yapılan oylama sonucunun olumlu olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, dava idare işleminin bu gerekçeyle ve sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.