Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/215 E. , 2024/2528 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/215
Karar No : 2024/2528
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özel öğretim kurumlarında müzik öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü'nün … tarih ve … sayılı inceleme raporunda "Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma" suçundan kaydı olduğunun İnceleme ve Soruşturma Şubesi'nin … sayılı yazısı ile bildirilmesi üzerine 5580 sayılı Kanun'un 4. ve 10. maddeleri uyarınca çalışma izin onayının iptaline ilişkin …. Valiliği'nin … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca özel okullarda çalışma izni verilmesi ve izin iptallerinin Valiliğin yetkisinde olduğu, Valilikçe tesis edilen dava konusu işleme dayanak alınan Maarif Müfettişliği Koordinatörlüğü'nün … tarih ve … sayılı inceleme raporu ile bildirilen "Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma" suçundan kaydı bulunması hususunda, … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturması sonucunda … sayılı iddianame ile açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü'nün 01/11/2021 tarih ve 663.05/48 sayılı inceleme raporu ile "Çalışma İzin Onayının iade edilmesinin uygun olacağı"nın belirtildiği, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'nun … tarih ve … dosya numaralı kararında da çalışma izin onayının iade edilmesinin uygun olacağı kararına varıldığı, … Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının görevden ayrılma nedeninin "sürekli kısıtlama" yerine "istifa" olarak düzeltilerek çalışma engelinin kaldırılmasının Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nden istenildiği; davacının müzahir Özel Samanyolu Kolejlerinden KHK ile kapatılmadan önce istifa ederek ayrılış yapmış olduğu, bu okula kayyım atanmış olduğuna dair bir kaydın da dosyada bulunmadığı, davacının Milli Eğitim Bakanlığı'nın 667 sayılı KHK kapsamındaki talimatları uyarınca çalışma izin onayı iptal edilecek kişiler arasında olmadığı, davalı idarenin kendi yaptığı inceleme neticesinde de "Çalışma izin onayının iade edilmesinin uygun olacağı" kanaatine varıldığı anlaşıldığından beraat kararı ile karara bağlanmış olan dosyanın akıbeti hakkında inceleme yapılmadan 11/10/2018 tarihinde beraat etmiş olan davacı hakkında, "Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma" suçundan kayıt bulunduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Özel öğretim kurumlarında müzik öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü'nün … tarih ve … sayılı inceleme raporunda "Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma" suçundan kaydı olduğunun İnceleme ve Soruşturma Şubesi'nin … sayılı yazısı ile bildirilmesi üzerine 5580 sayılı Kanunun 4. ve 10. maddeleri uyarınca çalışma izin onayının iptaline ilişkin … Valiliği'nin … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 39. maddesinin 4. fıkrasında " Kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; özel öğretim kurumlarında görev alacak personelde aranan şartlar arasında; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile madde metninde sayılan suçlardan ceza alınmamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamasının yer aldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 4. maddesi uyarınca 20/01/2021 tarihli dava konusu işlemle davacının görevine son verildiği, UYAP ekranından yapılan sorgulamada, davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suç isnadıyla açılan davada verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı beraat kararının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve anılan dava dosyasının Yargıtayda derdest olduğu, dolayısıyla davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada olduğu gibi kimi durumlarda; ilgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca göreve son verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini de engellemeyecektir.
5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan kurum personelinde aranacak şartlar arasında terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisak ve irtibat halleri de sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
... Ağır Ceza Mahkemesi'nin …. tarihli ve E:…, K:… sayılı beraat kararında; "..sanığın savunmasında 2014 Ocak ayında nişanı olacağını, bu nedenle bankadan 10,000 TL kredi çektiğini ve Bank Asya hesabına yatırdığını, ancak nişanın ertelendiğini, 27 Nisan'da nişan yaptığını, bu paranın 2,500 TL sini nişan masrafları için 23 Nisan'da çektiğini, geri kalan parayı ise düğün hazırlıkları için Haziran ayında çektiğini ifade ettiği, sanığın aile nüfus kayıtlarının incelenmesinde sanığı düğününün 2014 yılı Ağustos'unda yapıldığının anlaşıldığı, sanığın ayrıca savunmasında daha öce çalıştığı … Okulu'ndaki müdür ve öğretmenlerin FETÖ kapsamındaki faaliyetleri hakkında bilgi verdiği, … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dava dosyasında yargılanan sanık okul müdür yardımcısı …'nin FETÖ toplantıları organize ettiğini ve eser rehber olduğunu 03/10/2018 tarihli … Ağır Ceza Mahkemesi duruşmasında ifade ettiği, yine mahkememiz dosyasında soruşturma aşamasında teşhiste bulunduğu, bu nedenle sanığın söz konusu krediyi, nişan ve düğün hazırlıkları için çektiğine ilişkin savunmasının mahkememizce samimi bulunduğu, sanığın bylock kaydının bulunmadığı, aleyhine herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı, sanığın terör örgütü ile organik bağ kurup hiyerarşisi altında yer aldığına ilişkin bir delil elde edilemediği, sanığın Bank Asya'ya yatırdığı paranın ifadesinde söz ettiği üzere nişan ve düğün hazırlıkları için yatırdığı para olma hususunda sanık lehine şüphe oluştuğu, bu itibarla sanığın terör örgütü üyesi olduğuna ve örgüt talimatı ile Bank Asya'ya para yatırdığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve vicdani kanaat oluşturur delil elde edilemediğinden sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine.." ifadelerine yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarihli E:2018/16-418, K:2019/513 sayılı kararında; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, örgüt lideri (F.G.)'nin talimatıyla, para toplama ve mali kaynak oluşturma amacıyla, yasal görünüm altında kurulan Bank Asya'nın örgütün finans kaynaklarından biri olduğu, 2013 yılı Aralık ayı sonrasında mali olarak zor duruma düşen bu bankanın parasal kaynak yönünden iyi durumda olduğunu göstermek, bankacılık sektöründeki faaliyetlerinin ve böylelikle örgüte para aktarımının devamlılığını sağlamak amacıyla, bizzat örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik 25/12/2013 tarihli çağrısı doğrultusunda, bu çağrıya uyan kişilerce özellikle 2014 yılının başından itibaren gerek bir kısım mal varlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin örgüt yararına para yatırılması, katılım hesapları açılması, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapıldığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
FETÖ/PDY lideri tarafından çağrının yapıldığı 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devir edildiği 29/05/2015 tarihine kadar, yeni hesaplar açma, para yatırma ve açılmış olan hesaplardaki mevduat tutarlarını artırma işlemlerine devam edildiği, 29/05/2015 tarihinden sonra hesap açma ve para yatırma işlemlerinin büyük ölçüde azaldığı dikkate alındığında; belirtilen tarih aralığında bankacılık açısından tamamen riskli konuma geldiği bilinebilen bankada yeni hesaplar açırtamanın ve para yatırmanın "eylemlerini bir grubun, örgütün ya da yapının bireysel iletişim, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları, işaretleri, talimatları veya yönlendirmeleri çerçevesinde belirleme hali" şeklinde tanımlanan iltisak ve irtibat düzeyinde FETÖ/PDY ile ilişkinin varlığını ortaya koyduğu, parası bulunmasa bile başka bankalardan faizli kredi kullanmak suretiyle elde ettikleri kaynakları örgüt liderinin talimatlandırdığı bankaya yatıranların durumunun ise ancak örgüt liderine samimi bir bağ ve örgütle kurulmuş olan kuvvetli irtibat ile izah edilebileceği, FETÖ/PDY liderinin talimatını yerine getirme uğruna maddi varlıklarını ve manevi değerlerini aşındıran bu kişiler bakımından, iltisak ve irtibat düzeyinin ötesine geçildiği açıktır.
Somut olayda; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı beraat kararının 2. sayfasında yer verilen soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan savunmada "..Samanyolu kolejinde çalışırken maaşlarımızı Bank Asya'dan alıyorduk. Adıma açılmış Bank Asya'da maaş hesabım bulunmaktadır. Şu an hesabımda para bulunmamaktadır. 2014 yılında evlendim, evliliğe lazım olan parayı İş bankası … şubesinden 10.000 TL kredi çektim. Bu parayı Bak asya … şubesine yatırdım, bu para haricinde Bank Asya'ya para yatırmadım.." ifadelerine yer verildiği görülmekle birlikte; yukarıda yer verilen beraat kararında davacının 10.000 TL krediyi nişan ve düğün hazırlıkları için çektiği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; davacının başka bir bankadan kredi çekmek suretiyle Bank Asya'ya yatırdığı paranın Bankasya'ya finansal destek mahiyetinde olup olmadığı hususunun tespiti, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının ortaya konulması açısından önem arz etmektedir.
Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu durumda; Mahkemece ceza yargılamasında davacı hakkında elde edilen deliller ve beraat kararında yer alan tespitler ile idarenin işlem gerekçesinin dayanaklarına ilişkin yeterli araştırma yapılmayarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşıldığından eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 03/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!