WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1858 E.  ,  2023/6279 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1858
Karar No : 2023/6279

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurtdışında yaptığı öğretimle ilgili taahhüdünü ihlal ettiğinden bahisle tarafına yapılan ödemelerin (5.586,69TL ile 45.294,47-USD) 30 gün içinde ödenmesi yahut taksitlendirme talebinde bulunulması gerektiğinin bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacıya yapılan ödemeler sebebiyle oluştuğu ileri sürülen kamu zararının rızaen ödenmesine ilişkin olduğu, rızaen ödemeye çağrı niteliği taşıdığı, ödenmemesi durumunda kamu alacağının tahsili için ayrıca adli yargı yerlerinde dava açılacağı, bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunla değişik 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, açılan davanın ödeme bildirimine karşı değil, bursiyerlik hakkına son verilmesi işlemine karşı olduğu iddiasıyla, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, 1416 sayılı Kanun kapsamında burslu olarak yurtdışında doktora eğitimine gönderilen davacının, yurtdışında yaptığı öğrenimle ilgili taahhüdünü ihlal ettiğinden bahisle tarafına yapılan ödemelerin (5.586,69-TL ile 45.294,47-USD) 30 gün içinde ödenmesi yahut taksitlendirme talebinde bulunulması gerektiği, aksi takdirde borç bildirimi yapılmak suretiyle söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla yargı yolunun başvurulacağının bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında; idari davalar, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak tanımlanmış, aynı Kanunu'nun dilekçeler üzerine yapılacak ilk inceleme esaslarını düzenleyen 14. maddesinin (3) numaralı bendinin (a) alt bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddesinin (1) numaralı bendinin (a) alt bendinde ise, 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünden reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 1416 sayılı kanun kapsamında yurtdışında yaptığı öğrenimle ilgili taahhüdünü ihlal ettiğinden bahisle tarafına yapılan ödemelerin (5.586,69-TL ile 45.294,47-USD) 30 gün içinde ödenmesi yahut taksitlendirme talebinde bulunulması gerektiği, aksi takdirde borç bildirimi yapılmak suretiyle söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla yargı yolunun başvurulacağının bildirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulduğu ve taraflar arasında yüklenme ve kefalet senedinden kaynaklı bir alacak-borç ilişkisi doğduğu görülmektedir.
Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir olmadığı gerekçesiyle hukuk aleminde icrai bir sonuç doğurmayacağından bahisle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş olsa da; bir idari işlemin kesin ve yürütülebilir olup olmadığını tespit edebilmek için 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan sıralama gereğince öncelikle o işlemin hukuka uygunluğunu denetlemek görevinin idari yargı yerlerine ait olmasının saptanması gerekmektedir. Mahkeme tarafından öncelikle bu saptama yapıldıktan sonra işlemin kesin ve yürütülebilir olup olmadığı hususunu araştırma yoluna gidilebilecektir.
Davacının yurtdışında yaptığı öğrenimle ilgili taahhüdünü ihlal ettiğinden bahisle hakkında borç takibine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu açık olup, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin (1) numaralı bendinin (a) alt bendinde ise, 3/a bendine göre görev yönünden reddi gerekirken anılan mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.