WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1294 E.  ,  2024/352 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1294
Karar No : 2024/352

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ...Üniversitesi
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Gazi Üniversitesi, Tapu Kadastro Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacıya, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 8/d maddesi uyarınca "1/8 oranında aylıktan kesme" cezası verilmesine ilişkin Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 17. maddesi ile rektöre verilen yetki kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen Dairemizin 21/10/2019 gün ve E:2015/1069, K:2019/9058 sayılı bozma kararına uyularak; davacıya isnat edilen ve disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan "görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan veya yanlış beyanda bulunmak," fiiline 7243 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yani mevcut/yürürlükte olan hukuki düzenleme itibariyle; mevzuatta yer verilmeyerek 2547 sayılı Kanuna tabi öğretim üyesi açısından disiplin cezasını gerektirir bir disiplin suçu sayılmaması ve "suç ve cezada lehe olan kuralın uygulanması" kuralının disiplin yaptırımları yönünden de geçerli bir ilke olması karşısında, davacıya isnat edilen fiiller dolayısıyla tesis edilen dava konusu işlemin yasal dayanağının kalmadığı, dolayısıyla sebep unsuru itibariyle söz konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, "Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak" aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Bununla birlikte; Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları, Disiplin Yönetmeliği ve davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan 2547 sayılı Yasanın 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 günlü, E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararıyla iptal edilmesinin ardından, 09/12/2016 tarih ve 29913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6764 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi yeniden düzenlenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarih ve E:2017/33, K:2019/20 sayılı kararı ile verilen iptal kararı sonrasında, 17/04/2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7243 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'da değişiklikler yapıldığı anlaşıldığından davacının öğretim elemanı olması nedeniyle bu değişikliklerin uyuşmazlığın çözümünü etkileyeceği de izahtan varestedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması idare hukuku ilkelerindendir. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerekmektedir. Ancak, lehe hükmün
uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının başka disiplin cezalarının uygulanmasına engel olmayacağı da tabiidir.

Bu çerçevede; 7243 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan düzenlemeler incelendiğinde; anılan Kanun'un 7. maddesiyle değiştirilen 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının, "Kınama" başlıklı 2. bendinin (o) alt bendine, "Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak." fiilinin eklendiği görülmektedir.
Olayda; GAZİSEM tarafından 15/09/2013 tarihinde yapılan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Lisanslı Harita Kadastro Mühendisliği Sınavı"nda sorulan (23) adet sorunun daha önceden basılmış olan ve davacının da yazarları arasında yer aldığı bir kitaptan alındığı ve yine bazı soruların Sermaye Piyasası Kurulu'nun önceki dönem lisanslama sınavlarında kullanıldığının tespit edilmesi üzerine iptal edildiği, sözkonusu sınavın tapu alanına giren ve iptal edilen (23) adet mesleki sorusunu hazırlamakla görevlendirilen akademisyenlerden olan davacının soruların özgün olması ve kitabındaki sorularla aynı olmaması konusunda görevlendirmeyi yapan Öğr. Gör. ... tarafından bizzat uyarıldığı, ayrıca hazırlanan soruların telif haklarının GAZİSEM'e ait olacağı hususunda kendisine taahhütname imzalatıldığı, daha önce basılmış kitabındaki soruları kullanamayacağı hususunda İdare tarafından evveliyetle bilgilendirilen ve uyarılan davacının kitabında yer alan ve (4) şıklı olan soruları bir şık eklemek suretiyle aynen kullandığı ve bu suretle özgün sorular hazırlamak yükümlülüğünü yerine getirmediği görülmektedir.
Bu itibarla; davacının eyleminin 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının, "Kınama" başlıklı 2. bendinin (o) alt bendi; "Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak." hükmü uyarınca kınama cezasını gerektirdiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı İdarenin temyiz isteminin reddiyle, İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.