Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1161 E. , 2023/7754 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1161
Karar No : 2023/7754
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan(Davalı): … İl Özel İdaresi
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davacılar) : 1- …
2- …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2022/1769, K:2022/5715 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, 08/11/2012 tarihinde Bingöl - Genç yolunun Yazkonağı Mevkiinde meydana gelen trafik kazasında davacılar murisinin hayatını kaybetmesinin trafik düzeni ve güvenliği açısından gerekli düzenleme ve işaretleri yapmayan davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle, her bir davacı için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00-TL maddi, 15.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 200,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacıların olay sebebiyle uğramış olduğu maddi zararların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, düzenlenen 12/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1- Davacı ...'in karşılanmamış zararı bulunmadığı, 2- Davacı …'in karşılanmamış bakiye zararının davalı idarenin %10 oranında kusuruna isabet eden bölümünün 879,75-TL olarak hesap edildiği..." yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, bu raporun zarara ilişkin kısmı hükme esas alınmak suretiyle davacı … için 879,75-TL maddi tazminat talebinin kabulü ile 100,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 14/11/2014 tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan 779,75-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 14/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, davacı … için talep edilen maddi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verildiği, manevi tazminat istemi yönünden ise davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan hukuksal sorumluluğu nedeniyle davacılar yönünden zenginleşme nedeni olmayacak, davacıların yaşadıkları acı ve üzüntünün giderilmesi için davalı idarenin hizmet kusurunun ağırlığını da ortaya koyacak tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden … için 15.000,00-TL, … için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu mahkeme kararının onanması üzerine davalı idare tarafından onama kararının düzeltilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde, "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda aktarılan hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacılara tebliğ edilen bilirkişi raporuna istinaden davacılar tarafından 02/04/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren miktar artırım dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarının 879,75 TL olarak artırılması üzerine, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 879,75-TL maddi tazminatın 100,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 14/11/2014 tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan 779,75-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 14/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı ...'e ödenmesine, davacı ... için talep edilen 100,00-TL maddi tazminatın reddine" kısmının "Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 879,75-TL maddi tazminatın idareye ilk başvuru tarihi olan 14/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı ...'e ödenmesine " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, kararın maddi tazminat miktarının yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek karar düzeltme isteminin reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 22/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!