WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7817 E.  ,  2023/5377 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7817
Karar No : 2023/5377

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Muğla ili sınırları içerisinde bulunan S:… sayılı maden ruhsatı sahasında 2008 yılı ve sonrasında üç yıldan fazla süre üretim gerçekleştirilmediği tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12.fıkrası uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından dava konusu olan ... tarih ve. .. sayılı işleme karşı ilk olarak … Sulh Ceza Hakimliği'nin … D. İş sayılı dosyası üzerinden 05/11/2018 tarihinde açılan davada, anılan Hakimliğin 04/01/2019 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Köyceğiz Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderilmesine karar verildiği, bu kez … Sulh Ceza Hakimliği'nin … D.İş sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam edilen davada, anılan Hakimliğin 24/05/2019 tarihli kararı ile davanın idare mahkemesinin görevinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesine, ayrıca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, anılan kararın 26/06/2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, davacı şirket tarafından verilen 18/06/2019 tarihli dilekçe ile, anılan dosya üzerinde görevsizlik kararı verildiği, söz konusu kararın kesinleşmesine müteakiben ise dosyanın idare mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunulduğu, söz konusu gönderme talebi üzerine … Sulh Ceza Hakimliği'nce … D.İş sayılı dosya üzerinden hazırlanan 07/08/2019 tarihli muhtıra ile 2577 sayılı Kanunun 9. maddesindeki hükümlere yer verilerek "muhtıranın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili idare mahkemesinde dava açılabileceği, ilgili idare mahkemesinde dava açılması ve idare mahkemesince dava dosyasının gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İdare Mahkemesine gönderileceği" hususlarının davacı şirkete e-tebligat yoluyla 07/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından da bu muhtıranın 07/08/2019 tarihinde taraflarına ulaştığının ayrıca 09/08/2019 tarihli dilekçe içeriğinde bahsedildiği görüldüğünden; davacı şirket tarafından söz konusu muhtıranın taraflarına tebliğ edildiği 07/08/2019 tarihini izleyen günden itibaren en geç 30 (otuz) gün içerisinde ve en son olarak 06/09/2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açılması gerekmekte iken, bu süre geçirildikten çok zaman sonra 07/03/2022 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına giren dava dilekçesi üzerine açılan iş bu davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğu, Sulh Ceza Hakimliği'nin görevsizlik kararının kesinleştiğine dair kendilerine bir tebligat yapılmadığı, 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde düzenlenen sürenin başlangıcı ''kararın kesinleşmesi''ne dayandığından görevsizlik kararına ilişkin tebligat yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

X- Dava; davacı tarafından,Muğla ili sınırları içerisinde bulunan S:… sayılı maden ruhsatı sahasında 2008 yılı ve sonrasında üç yıldan fazla süre üretim gerçekleştirilmediği tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12.fıkrası uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi'nce davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince ise davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.
Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları kuşkusuzdur.
Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından dava konusu olan … tarih ve … sayılı işleme karşı ilk olarak … tarihinde … Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz edildiği ve … tarih ve D. İş No:… sayılı olan ve davanın idare mahkemesinin görevinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın yetkili ve görevli idare mahkemesine gönderilmesi yönünde hüküm kurulduğu,
Davacı şirket tarafından 18.06.2019 tarihli dilekçe ile "dosyanın idare mahkemesine gönderilmesi" talep edildiği, Sulh Ceza Mahkemesinin bahsi geçen kararını, 26.06.2019 tarihinde kesinleştiğin, davacının gönderme talebi üzerine … Sulh Ceza Hakimliğince hazırlanan 07/08/2019 tarihli muhtırada 2577 sayılı Kanun'un 9.maddesine yer verilerek "muhtıranın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili idare mahkemesinde dava açılabileceği, ilgili idare mahkemesinde dava açılması ve idare mahkemesince dava dosyasının gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İdare Mahkemesine gönderileceği" hususu davacı şirkete 07/08/2019 tarihinde Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden tebliğ edilmek suretiyle bildirildiği,
Davacı şirket anılan muhtırayı tebliğ aldığını beyan ederek 09/08/2019 tarihli dilekçesi ile dava dosyasının idare mahkemesine gönderilmesini yeniden talep etmiş, aynı yöndeki 14.01.2022 tarihli dilekçesi üzerine … Sulh Ceza Hakimliğinin D. İş No:… sayılı dosyası mahkememize gönderilmek suretiyle … İdare Mahkemesi kayıtlarında esas numarası verilerek bakılan dava dosyası oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işleme karşı başvurulan adli yargı hakimliğince başvurulacak mercinin tarafı olarak belirtiltiği ve de başvurusu süresinin de belirtilmediği görülmektedir.
Bu durumda, konusu işlemin tesisini müteakiben davanın süresi içerisinde açıldığı, dava Köyceğiz Sulh Ceza Hakimliğinde görülmekte iken değişen yasa maddesi uyarınca bu hakimlikçe görevsizlik kararı verildiği ve kararda dava dosyanın talep edilmesi halinde görevli ve yetkili idare mahkemesine gönderileceğinin belirtildiği, davacı tarafından ise süresi içerisinde verilen dilekçe ile dosyanın görevli ve yetkili idare mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği tespit edildiğinden, Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." amir hükmüne aykırı olarak, verilen karar sonrasında davacı hakkında , 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan süreye ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı açık olup, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinde usule uygunluk bulunmamak olup tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda açılan davada süre aşımı bulunmadığı görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.