Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7503 E. , 2023/5548 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7503
Karar No : 2023/5548
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
30/12/2017 tarih ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye İhracatcılar Meclisi ve İhracatcı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "haftalık çalışma süresi 45 saattir" düzenlemesi; Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ay sonunda ödenir" düzenlemesi ve Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda(...) ikramiye ödenir." düzenlemesinin iptali istemidir.
DAVACININ İDDİALARI :
25/03/2009 tarihinde 5910 Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun yürürlüğü öncesinde İstanbul Maden ve Metaller İhracatçıları Birliği bünyesinde göreve başladığı, o tarihte yürürlükte olan İhracatçı Birlikleri Personel Yönergesine göre haftalık toplam 40 saat mesai yaparak çalışmasını sürdürdüğü, 5910 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 3. fıkrasındaki “Halen görev yapmakta olan TİM ve birliklerin personeli aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam ederler.” düzenlemesinin yer aldığı, 5910 sayılı Kanuna dayanarak 03/09/2009 tarih 27338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye İhracatcılar Meclisi ve İhracatcı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliğinde de haftalık çalışma saatinin 40 saat olarak düzenlendiği, yapılan değişiklik ile, mesai saatlerinin haftalık 45 saat olarak düzenlendiği ve aylık 22,5 saat ilave edildiği, aylık ödenen ücrette herhangi bir değişiklik yapılmadığı, aslında yapılanın zımnen ücret tenzili olduğu, İş Kanununun 41/3. maddesinde yer verilen düzenlemeye aykırı olarak yaptığı fazla çalışmanın karşılığının ödenmediği, kazanılmış haklarını koruyucu hükümlere yer verilmediği, kazanılmış hak, hukuki istikrar ve güvenlik ilkesinin bir gereği olarak korunması gerekirken dava konusu düzenlemeler ile bu hususu aykırı davranıldığından dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu belirtilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasındaki çalışma saatinin 40 saatten 45 saate çıkarılmasına ilişkin düzenleme yönünden; İş Kanunun 63. maddesinde belirtilen çalışma süresinin haftada en fazla 45 saat olduğuna ilişkin hükme uygun düzenleme getirildiği, 5910 Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasına göre, birliğin personel giderlerinin, gelirlerin %40'ından fazla olması halinde Türkiye İhracatçıları Meclisinin teklifi ile Birliğin sona erdirilme riski ile karşı karşıya kaldığı, bu çerçevede, ilave personel ihtiyacının artan iş yükü karşısında giderilememesi sebebiyle mevcut personeli çalışma saatinin artırılmasını gerekli kıldığı, ayrıca, işçi ile işveren arasında yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında işçinin yüklendiği işi çalışma süresi içinde yapma yükümlülüğünün bulunduğu, bir hak bulunmadığından, çalışma süresinin artırılması ile de hakkın ihlal edilmesinden de söz edilemeyeceği belirtilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden davanın reddine verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 30/12/2017 tarih ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "haftalık çalışma süresi 45 saattir"; 17 maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ay sonunda ödenir" ve 18. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda(...) ikramiye ödenir." ibarelerinin iptali istemiyle Ticaret Bakanlığına karşı açılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/11/2021 tarih ve E:2018/2344, K:2021/5116 sayılı kararıyla; "Dava konusu Yönetmelik'in 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresi; "dava konusu düzenleme ile, çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğuna ilişkin İş Kanunu'ndaki düzenlemeye uygun bir değişiklik yapılmış ise de, 5910 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında yer verilen "Halen görev yapmakta olan TİM ve birliklerin personeli aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam ederler." düzenlemesi kapsamında davacının kazanılmış hakları ve haklı beklentilerinin dikkate alınmadığı; ayrıca, İş Kanunu'nun personel yönetmeliği uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağı, işçi tarafından değişiklik önerisi bu süre içinde kabul edilmez ise, işverenin değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebileceğine ilişkin 22. maddesinin 1. fıkrası ve haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmaların fazla sürelerle çalışma olduğu ve fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücretin normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödeneceğine ilişkin 41. maddesinin 3. fıkrasının dikkate alınmadığından, yapılan düzenlemede hukuka uygunluk görülmediği" gerekçesiyle İPTAL edilirken; Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ay sonunda ödenir" ibaresi ve 18. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda ... ikramiye ödenir." ibaresi yönünden; "dava konusu düzenlemeler ile ikramiyeler ve aylığın ödenme zamanında değişiklik yapıldığı, yapılan değişikliğin kazanılmış hakları ihlal etmediği ve haklı beklentileri zedeleyecek bir boyuta ulaşmadığı görüldüğünden, söz konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Sekizinci Dairenin yukarıda yer verilen kararının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2022 tarih ve E:2022/575, K:2022/2034 sayılı kararıyla; "5910 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilenlerin, bu Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu; 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesinin 1. fıkrasında ise, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok kırkbeş saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı, yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresinin; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saat olduğunun hükme bağlandığı; dolayısıyla, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresinin en fazla kırkbeş saat olarak belirlenmesinin mümkün olduğu; dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 3. maddesinin 1. fıkrası ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrası; "TİM ve Birlik merkezinde ve/veya irtibat bürolarında çalışan personelin ortalama toplam haftalık çalışma süresi 45 saattir. Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgenin ve hizmetin özelliklerine göre TİM tarafından tespit edilir ve tüm Genel Sekreterliklere bildirilir.", şeklinde değiştirildiği; böylece, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresinin kırk saatten kırkbeş saate çıkarıldığı; davalı idare tarafından; 5910 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçemeyeceği kuralına yer verilmesi nedeniyle artan iş yükü karşısında ilave personel alımı yapılamadığı, bu nedenle mevcut personelin haftalık çalışma süresinin artırıldığının belirtildiği; bu durumda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçmesini önlemek amacıyla tesis edilen dava konusu düzenlemede 4857 sayılı Kanun'a ve kamu yararına aykırılık görülmediği; diğer yandan, işverenin, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağına ilişkin 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrası ile halen görev yapmakta olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personelinin aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam edeceklerine ilişkin 5910 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasının, uygulamaya yönelik hükümler olduğu ve söz konusu hükümlerin davalı idarenin Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisini ortadan kaldırmayacağının açık olduğu; bu itibarla,"haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresinin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği hükmü getirilirken; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında; ilk derece mahkemelerine aynı kanunda, bozmaya uymayarak eski kararında tanınan ısrar yetkisi, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde tanınmamıştır.
Bu itibarla; bakılan davada, İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda yer verilen kararına uymak yasal zorunluluktur.
Açıklanan nedenle, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "haftalık çalışma süresi 45 saattir" düzenlemesi yönünden Danıştay İDDK kararı uyarınca davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2018/2344, K:2021/5116 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/06/2022 tarih ve E:2022/575, K:2022/2034 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2018/2344, K:2021/5116 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresinin iptaline, Yönetmelik'in 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ay sonunda ödenir" ibaresi ile 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda ... ikramiye ödenir." ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/06/2022 tarih ve E:2022/575, K:2022/2034 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresinin iptaline ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "Birlik"in, "İhracatçıları örgütlendirmek suretiyle ihracatı artırmak ve dış ticaretin ülke menfaatine uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere, özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz olarak kurulan ihracatçı birliğini,"; (d) bendinde "TİM"in, "Birliklerin koordinasyonunu sağlamak, ihracatçıların sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalarda bulunmak, dış ticaretin ülke menfaatine uygun olarak gelişmesine yardımcı olacak çalışmalar yapmak ve ihracatçıları en üst düzeyde temsil etmek üzere, ihracatçı birliklerinin üst kuruluşu olan özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz Türkiye İhracatçılar Meclisini," ifade ettiği belirtilmiştir.
5910 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Birlik; TİM’in teklifi, Müsteşarlığın uygun görüşü ve Bakanlık onayı ile kurulur, ilgili tebliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte tüzel kişilik kazanır."; 11. maddesinin 1. fıkrasında, "Birliklerin üst kuruluşu olarak kurulan TİM’in merkezi İstanbul’dur."; 19. maddesinin 4. fıkrasında, "Birliklerin ve TİM’in personel giderleri, gelirlerinin yüzde kırkını geçemez."; 20. maddesinde, "TİM ve birlik genel sekreterliği; genel sekreter ve yardımcıları ile diğer personelden oluşur. TİM ve birliklerde istihdam edilenler, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği hükümlerine tabidir."; Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, "Halen görev yapmakta olan TİM ve birliklerin personeli aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam ederler." hükümlerine yer verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında, "İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir."; 41. maddesinin 1. fıkrasında, "Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır..."; aynı maddenin 3. fıkrasında, "Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir."; 63. maddesinin 1. fıkrasında, "Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir." hükümleri yer almaktadır.
03/09/2009 tarih ve 27338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde personelin, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olarak daimi, özel ve belirli süreli hizmet sözleşmeli olarak TİM, birlik, irtibat bürosu ve sosyal tesislerde istihdam edilen personeli ifade ettiği belirtilmiş, "Çalışma saatleri, devam zorunluluğu ve fazla çalışma" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "TİM ve Birlik merkezinde ve/veya irtibat bürolarında çalışan personelin ortalama toplam haftalık çalışma süresi 45 saattir. Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgenin ve hizmetin özelliklerine göre TİM tarafından tespit edilir ve tüm Genel Sekreterliklere bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin 18/07/2012 tarih ve E:2011/85, K:2012/109 sayılı kararında da belirtildiği üzere Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri, 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi İle İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile tüzel kişilikleri oluşturulmuş, kendi üyeleri arasından yargı gözetiminde yapılacak seçimle organları belirlenen, Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülen özellikleri taşıyan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gerekmektedir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
5910 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilenlerin, bu Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 63. maddesinin 1. fıkrasında ise, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok kırkbeş saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı, yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresinin; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saat olduğu hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresinin en fazla kırkbeş saat olarak belirlenmesi mümkündür.
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 3. maddesinin 1. fıkrası ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrası; "TİM ve Birlik merkezinde ve/veya irtibat bürolarında çalışan personelin ortalama toplam haftalık çalışma süresi 45 saattir. Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgenin ve hizmetin özelliklerine göre TİM tarafından tespit edilir ve tüm Genel Sekreterliklere bildirilir.", şeklinde değiştirilmiştir.
Böylece, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresi kırk saatten kırkbeş saate çıkarılmıştır.
Davalı idare tarafından; 5910 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçemeyeceği kuralına yer verilmesi nedeniyle artan iş yükü karşısında ilave personel alımı yapılamadığı, bu nedenle mevcut personelin haftalık çalışma süresinin artırıldığı belirtilmektedir.
Bu durumda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçmesini önlemek amacıyla tesis edilen dava konusu düzenlemede 4857 sayılı Kanun'a ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Diğer yandan, işverenin, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağına ilişkin 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrası ile halen görev yapmakta olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personelinin aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam edeceklerine ilişkin 5910 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasının, uygulamaya yönelik hükümler olduğu anlaşıldığından, söz konusu hükümlerin davalı idarenin Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisini ortadan kaldırmayacağı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Dava ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz aşamasında yaptığı …TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!