WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6 E.  ,  2023/6224 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6
Karar No : 2023/6224

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
2- …
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Burdur ili, Bucak ilçesi dahilinde ve DSİ 18. Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan … sayılı II (a) Grup (kalker) hammadde üretim izni sahasında yapılan denetim sırasındaki tespitler neticesinde 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile verilen 442.881,00 TL idari para cezasının tahsiline yönelik Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 06/12/2019 tarihli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen 08/10/2020 tarih ve E:2020/96, K:2020/1651 sayılı kararda; Burdur ili, Bucak ilçesi dahilinde DSİ 18. Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan 15/2012-02 sayılı II-a grubu (kalker) hammadde üretim izni sahasında, DSİ 18. Bölge Müdürlüğünün yüklenici firması olan davacılar tarafından üretim izni sınırları dışından 88.931,83 ton üretim yapıldığının 07-10/08/2015 tarihlerinde mahallinde yapılan denetimde tespit edildiği, üretilen hammaddenin 4,80 TL/ton olan 2016 yılı ocak başı satış fiyatının %3,83 yeniden değerleme oranında artırılarak 4,98 TL/ton olarak belirlendiği, bu belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden davacılara 442.881,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu idari para cezasının tahsiline yönelik Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 06/12/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta; dava konusu ödeme emrinin dayanağı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davada, anılan Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu durumda gerek 'kesinleşmiş amme alacağı'ndan söz etme olanağının bulunmadığı gerekse de ödeme emrinin dayanağı işlemin iptal edilmiş olduğu hususları dikkate alındığında; düzenleme koşulları oluşmamış ve dayanağı kalmamış olan dava konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu ve 6183 sayılı AATÜK ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yayınlanan 437 ve 442 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliğlerinde idari para cezalarıyla ilgili tahsilat işlemlerinin ne şekilde gerçekleştirileceği konusunda açıklık getirildiği, bu suretle idari işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3213 sayılı Maden Kanununun 13. maddesinin 3. fıkrasının 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklik yapılmadan önceki halinde, "Bakanlık, mülki idare amirlikleri ve il özel idareleri tarafından bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa göre tahsil edilir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları ile ruhsat harçları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari Para Cezası" başlıklı 17. maddesinde ise; "...(3)10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir....(4) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir..." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, Maliye Bakanlığınca hazırlanıp 12/05/2007 günlü, 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 442 sayılı "Tahsilat Genel Tebliği"nde; 5326 sayılı Yasa hükümleri gözetilerek "İdari Para Cezalarının Kesinleşmesi" konusunda da açıklama yapılmış ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarının 6183 sayılı Yasaya göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının kesinleşmesinin gerektiği, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının takip edilebilir aşamaya gelmesinin, idari para cezasının kesinleşmesi anlamına geleceği ifade edilmiştir.
28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına ödenir. İdari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. Verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı durdurmaz. Genel Müdürlük genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili bedeli en geç on beş iş günü içerisinde Hazine hesabına aktarır. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. İlgili tahsil dairesi idari para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içerisinde durumu Genel Müdürlüğe bildirir." hükmü yer almaktadır.
İdare Mahkemesince, iki farklı gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, ödeme emrinin dayanağı işlemin iptal edildiği gerekçesi ile birlikte, "kanun hükümlerinin birlikte incelenmesinden, Maden Kanunu'na göre verilen idari para cezaları hakkında 30.03.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanacağı açıktır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet haklarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirileceği ve tahsilinde Kurum tarafından 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının Maden Kanununda yer aldığı, ancak alacağın kesinleşebilmesi ancak işlemin tebliği üzerine süresi içinde yargı yoluna başvurulmaması durumunda mümkün olacağı, ilgilinin yargı yoluna başvurması durumunda ise alacağın kesinleşmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Buna ilaveten, olayda uygulanması gereken 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca da, ödeme emri düzenlenebilmesi için "kesinleşmiş bir amme alacağının" mevcut olması gerekir. Bunun için de öncelikle, alacak konusunun idari bir işlemle (ihbarname) ilgilisine usulünce tebliğ edilmesi, ilgilinin borca karşı her türlü hukuki itiraz yollarını kullanma olanağı tanınması, ilgilinin hukuki haklarını kullanmaması ya da itirazının haklı bulunmaması üzerine ödeme emri safhasına geçilmesi gerekir. Çünkü Kanun uyarınca ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itiraz hakları sınırlı olup, bu itirazlar arasında borcun esasına ilişkin hukuka aykırılık halleri bulunmamaktadır. Hukuka aykırılık itirazı ihbarname aşamasında ileri sürülebilmektedir. Bu sebeble, ihbarname safhası kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmesi, itiraz hallerinin sınırlı olması sebebiyle hak arama özgürlüğü ilkesiyle de bağdaşmamaktadır." gerekçesine de yer vererek kesinleşmiş amme alacağından söz etme olanağının bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Olayda, dava konusu işlemin dayanağı olan davacılara 442.881,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde idari para cezasının tahsilinde Kabahatler Kanunu'nun uygulanacağı, yazının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde para cezasının bağlı bulunan Vergi Dairesine ödenmesi gerektiği, aksi halde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, bu işlemin davacılara 12/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 1 ay içerisinde ödemenin yapılmaması üzerine Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yazılan … tarih ve … sayılı yazının yazıldığı, bunun üzerine davalı idare tarafından 06/12/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliğinde idari para cezalarının 6183 sayılı Yasaya göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının kesinleşmesinin gerektiği, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının takip edilebilir aşamaya gelmesinin, idari para cezasının kesinleşmesi anlamına geleceği ifade edilmiş ise de, yukarıda yer verildiği üzere, 3213 sayılı Maden Kanununun 13. maddesinde 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanunun 13. maddesi ile yapılan değişiklikle "Verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı durdurmaz." düzenlemesine yer verilmiş olup, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte söz konusu düzenlemenin yürürlükte olduğu dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin düzenlenebilmesi için idari para cezasının kesinleşmesi aranmayacaktır.
O halde, İdare Mahkemesince, kesinleşmiş amme alacağı bulunmadığından bahisle ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, Mahkeme kararında diğer bir iptal gerekçesi olarak yer verilen, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiğinden, dava konusu ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf istemi … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiş ve söz konusu karar Dairemizin 23/11/2023 tarih ve E:2020/7161, K:2023/6201 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.