Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5905 E. , 2024/843 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5905
Karar No : 2024/843
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı KHK ile kapatılan Tokat İpek Koleji'nde matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken, kurumu kapatıldığından bahisle 22/07/2016 tarihinde çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, yargılandığı ceza davasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği belirtilerek çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin düzeltilmesi talebine ilişkin 23/11/2020 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalışmakta iken Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü'ün ... tarih ... sayılı yazısıyla çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde sunulan 29/03/2017 ve 23/11/2020 tarihinde çalışma izninin iptali işleminin kaldırılması amacıyla 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru yapıldığı, çalışma izninin iptalinin en geç 29/03/2017 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiği ve bu tarih itibariyle 60 günlük dava açma süresinin başlamasına rağmen çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle 09/11/2021 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
667 sayılı KHK ile kapatılan Tokat İpek Koleji'nde matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken, kurumu kapatıldığından bahisle 22/07/2016 tarihinde çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, yargılandığı ceza davasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği belirterek çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin düzeltilmesi talebine ilişkin 23/11/2020 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; idari uyuşmazlıklarda bu sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmüne yer verilmiş; Kanunun "İdari Makamların Sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler.Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." düzenlemesine; aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde;" 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; kişilerin, haklarında daha önce idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem olmaksızın, idari davaya konu olabilecek yeni bir işlem veya eylemin yapılması için yapılan başvuru neticesinde tesis edilen işlemin 10. madde kapsamında yapılmış başvuru olduğu ve dava açma süresinin de, bu başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden veyahut da zımnen ret işleminin oluştuğu tarihten itibaren başlayacağı; kişilerin haklarında daha önce tesis edilmiş işlem olmakla birlikte, idari dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi yada yeni bir işlem yapılması amacıyla yaptıkları başvurunun ise, 11. madde kapsamında yapılmış başvuru olduğundan, dava açma süresinin de anılan maddede belirtilen esaslara göre hesaplanması gerekmektedir.
Bir başka deyişle; Kanun'da, her iki başvuru yolunun da ayrıntılı düzenlenmek suretiyle birbirlerinden farklı usullere bağlandığı görülmekte olup; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında, idareden ilk defa bir işlem tesisi talep edilmesi için yapılan başvurunun, her zaman yapılabileceği -bunun için herhangi bir sürenin öngörülmediği- idarece cevap verilmemesi veya başvurunun reddi halinde dava açma süresinin başlayacağı, ancak; idarece tesis edilmiş bir işlemin kaldırılması, iptal edilmesi veya geri alınması gibi taleplerle yapılan başvuru için, kanun koyucunun bir süre öngördüğü, buna göre; iptali, geri alınması veyahut da kaldırılması istenilen işleme karşı, genel dava açma süresi içinde başvurunun yapılması ve bu başvurunun zımnen veya açıktan reddi halinde süresi içinde dava açılması gerektiği açıktır.
Dolayısıyla; ilgililerin dava açmadan önce yaptıkları başvurunun içeriği (talebinin mahiyeti), başvuru öncesinde idarece tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunup bulunmadığı hususlarına bakılarak başvurunun niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup; buna göre usuli işlemlerin yürütüleceği izahtan varestedir.
Öte yandan; ilgililer hakkında tesis edilen idari işlemlere ilişkin olarak, yeni bir hukuki duruma dayanılarak, bu hukuki kazanımların hukuki sonuçlarından yararlanmak amacıyla yaptıkları başvuruların ise, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi yerine, 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin kabulü gerekeceği, bu durumda da başvurunun reddi veya zımnen reddi halinde 60 günlük dava açma süresi içinde ya da bu süreler çok geçtikten sonra idarece cevap verilmesi halinde cevabın tebliği üzerine genel dava açma süresi içinde iptal davasının açılabileceği tartışmasızdır.
Bununla birlikte, yeni hukuki durumdan yararlanmak için 10. madde kapsamında yapılan başvurunun reddi halinde, süresinde dava açılmamış ise, hukuki durumda herhangi bir değişiklik olmaksızın aynı madde kapsamında yeniden başvuru yapılarak dava açma süresinin ihya edilmesinin olanaklı olmadığı, aksi yorumun kabulü halinde, Kanunla getirilen dava açma sürelerinin bir anlamı kalmayacağı ve idari işlemlerin her zaman dava tehdidi altında kalacağı sonucuna varılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan Tokat İpek Koleji'nde matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken, kurumu kapatıldığından bahisle 22/07/2016 tarihinde çalışma iznin iptal edildiği, davacının 29/03/2017 tarihinde davalı idareye başvurarak çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin kaldırılmasını talep ettiği, 23/11/2020 tarihli ikinci başvurusunda ise; yargılandığı ceza davasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği belirterek çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin düzeltilmesini talep ettiği, 18/10/2021 tarihli işlem ile; 7075 sayılı Kanun'un Geçici 4. Maddesi uyarınca Bakanlığın uhdesinde kurulan komisyonca başvurusunun değerlendirildiği, başvurunun Geçici 4. madde kapsamında incelenmesine olanak bulunmadığının belirtildiği, 28/10/2021 tarihinde davanın açıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava açılmadan önce davacı hakkında idarece tesis edilen bir işlemin bulunduğu, davacı tarafından da bu işlemin kaldırılmasının/ değiştirilmesinin istenildiği, davacının 23/11/2020 tarihli başvurusunun, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazı ile valilikler bünyesinde kurulan komisyona yönelik bir başvuru olduğu, başvurunun Valilik bünyesinde kurulan komisyonca değerlendirmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının çalışma izninin iptaline ilişkin Tokat Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarihli ... sayılı işleminin iptalini istediği varsayımından hareketle değerlendirme yapılmak suretiyle; her ne kadar davacıya, anılan işlemin tebliğ edilmediği, dolayısıyla başvuru içeriğinden 29/03/2017 tarihinde anılan işlemden haberdar olduğunun kabulü ile süre aşımı nedeniyle dosyanın esasının incelenme olanağının bulunmadığına karar verilmiş ise de; dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının çalışma izninin iptaline ilişkin işlemi değil, anılan işleme karşı yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptalini istediği anlaşılmıştır.
Olayda; davacının çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin düzeltilmesi talebiyle yapılan 23/11/2020 tarihli başvuruda, yapılan ceza yargılamasında hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği" belirtilerek işlemin kaldırılmasınının istenildiği görüldüğünden, davacının yeni hukuki bir duruma dayanarak idareye başvurduğunun, bu haliyle anılan başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği kuralı dikkate alındığında; davacının 23/11/2020 tarihli başvurusunun 18/10/2021 tarihinde, 7075 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında Bakanlığın uhdesinde kurulan komisyonca başvurusunun değerlendirildiği, başvurunun Geçici 4. madde kapsamında incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine 28/10/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Dolayısıyla; uyuşmazlığın esası yönünden inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenemeyeceği yolunda verilen ret kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 23/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!