Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/584 E. , 2024/451 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/584
Karar No : 2024/451
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İlinde eczacı olan davacı tarafından, eczanenin muvazaalı işletildiğinden bahisle, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 30/c maddesi uyarınca ''180 gün süreyle sanat icrasından men'' cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanınca verilen kararın onaylanmasına dair Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanının ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; eczacılık mesleğinin, bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetinin yürütümü ve sunumu için ve de toplum sağlığı açısından taşıdığı önem ve davalı idarece tespit edilen hususlar ve davacının ... ile arasındaki hayatın olağan akışına aykırı maddi hukuki ilişki dikkate alındığında, davacının idare tarafından yeterince tespitle ortaya konulduğu üzere gerçekte eczacılık faaliyeti sürdürmemekte olup, muvazaa fiilini işlediği kanaatine ulaşıldığından, 180 gün süre sanat icrasından men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin onaylanması niteliğindeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının eczaneye ilişkin işlemlerini herhangi bir kişiye vekaletname vermeksizin yürüttüğü, hesap hareketlerinde herhangi bir şüpheye rastlanılmadığı, kira sözleşmelerinde davacının imzasının bulunduğu, eczane ile ilgili işleyişin davacı tarafından genel olarak bilindiği, bazı hususların tam olarak ifade edilmemesinin muvazaayı kanıtlamadığı, eczanede çalışanların ve/veya çalıştığı iddia edilen kişilerin ifadelerine başvurulmadığı, çalışılan ecza depolarının görevlileri ile muhasebecinin ifadelerinin alınmadığı, davacının denetim yapıldığı ve önceki yıllarda görevinin başında bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, F.B nin ablası olan E.B'nin 6 aydan beri sigortalı gözükmesine karşın eczane çalışanlarından Y.K tarafından anılan kişinin eczanede çalışmadığı belirtilmekle birlikte davacı tarafından çalışmadığı halde sigortalı olarak gösterdiğinin somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması halinde ayrı bir yaptırım ile karşılaşabileceği ancak bu durumun muvazaayı kanıtlar nitelikte olmadığı, Y.K adlı kişinin teknisyenlik kursunun parasına ait dekontun üzerinde F.B 'nin adresinin yazılmasının kişilerin özel hayatına ilişkin olduğu, davacı tarafından eczanede bulunan tesisat tamir iş emri kağıdında ... Bey ( F.B'nin çevrece bilinen ismi) yazmasının nedeni olarak anılan işin F.B tarafından takip edilmesi olarak gösterildiği, kartvizitin üzerinde davacı ile birlikte F.B nin takma adı olan İbrahimin de ( bütün çalışanların kendilerine ait kartvizitleri mevcut) kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmamakla birlikte tek başına muvazaayı kanıtlamadığı, yine dosya içerisinde davalı idarece belirtilen diğer hususların muvazaayı her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamaya yeterli olmadığı sonucuna varılarak davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, muvazaa için yeterli delil olduğu, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı İstanbul Eczacı Odası tarafından, muvazaa için yeterli delil olduğu, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!