WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/579 E.  ,  2024/452 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/579
Karar No : 2024/452

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Eczanesi'nin sahibi ve işleteni olan davacı tarafından, TEB İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanınca muvazaa nedeniyle 6643 sayılı yasanın 30/c maddesi uyarınca "180 gün süre ile sanat icrasından men cezası" verilmesine ilişkin ... tarih ve ... kararın aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda muvazaa olgusunun, davacının eczanenin açılışından beri süre gelen iş ve işlemlerden haberdar olmamasına, üçüncü şahısların davacı lehine hukuki sorumluluk altına girmelerine, davacının eczane hesabından şahsi hesabına düzenli para transferi yapmasına, davacının söz konusu eczane ile ilgili en temel idari, mali, mesleki konularda net ve doğru yanıtlar verememesine dayandırıldığının görüldüğü, ancak, davacının savunması alınmak üzere davet edildiği toplantılarda eczanesinin işleyişi ile ilgili sorulan sorulara yeterli yanıtlar verdiği, ayrıca her ne kadar davacının mesuliyetinde görünen söz konusu eczanenin H.S tarafından muvazaalı olarak işletildiği yönünde bir kısım tespitler olduğu ileri sürülmüş ise de, muvazaa olgusunun açıklığa kavuşturulması adına sözü geçen şahısın, eczane çalışanlarının, iş yeri sahinin, eczane muhasebecisinin, ecza depolarının çalışanlarının, çevre eczane sahiplerinin ve çalışanlarının ifadesinde başvurulmadığı, davacının kendi tasarrufu altındaki hesaptan şahsi hesabına düzenli para transferinin tek başına muzavaa iddiasına yeterli olmayacağı, kaldı ki davacının şahsi olarak ta eczane hesabına sıklıkla para yatırdığının görüldüğü, davacının bir kısım iş ve işlemleri hayatın olağan akışına uygun düşmese de, öncelikle muvazaa iddiasının somut delillerle ortaya konulmasının gerektiği, dolayısıyla eczacı hakkında ağır sonuçlar doğuracak muvazaa gibi bir isnat hakkında eczanede çalışanların, eczanede yapılan işlemler ile ilgili muhatap alınan kişinin kim olduğunun tespiti açısından eczanenin muhasebecisinin, mülk sahibinin, gerekirse eczaneye gelen ilaç mümessilllerinin ve ecza depolarının sahiplerinin ifadelerine başvurulmak suretiyle bir inceleme ve soruşturma yapılması gerekirken; belirtilen hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, dolayısıyla muvazaa iddiası somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulmaksızın davacı hakkında kanaat oluşturulduğunun görüldüğü, bu nedenle, iddia edilen olaylar ayrıntılı bir bir şekilde araştırılmaksızın, davacının eczanesinin muvazaalı olarak işletildiği her türlü şüpheden uzak kesin ve hukuken kabul edilebilir nitelikte belgelerle ispatlanmadan muvazaalı eczane işletildiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, oda üyesi olmayan bir kişiden ifade istenilemeyeceği, yapılan araştırma sonucunda muvazaanın sübuta erdiği, muvazaanın ikrar dışında kanıtlanmasının hukuken zorluğu karşısında karineye ve emareye dayalı olarak belirlendiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.