Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/578 E. , 2024/94 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/578
Karar No : 2024/94
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI)… Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil …'ün baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden görülmekte olan davanın devam ettiği göz önüne alındığında, gerek 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan dolayı kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği kuralı, gerekse de isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, adı geçen hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden devam eden ceza kovuşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı … Birliği Başkanlığı tarafından; tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, nitekim emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının mevzuata ve usule uygun olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı halde avukatlık mesleğini yapmasının engellendiği, bu durumun masumiyet karinesini ihlal ettiği, avukatlığa kabul istemi konusunda son sözü söyleme hakkının, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan, Türkiye Barolar Birliği'ne ait olduğu, takdir hakkını kısıtlayarak yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, avukatlık mesleğinin hukuki statüsü ve yaptıkları işin niteliğinin konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ile ayrıntılı olarak açıklandığı, ancak temyize konu kararın muğlak , dayanaksız , Anayasa ve bağlı yasal düzenlemeler incelenmeksizin verildiği, nitekim ceza yargılaması sonucunda hakkındaki suçlamalar nedeniyle HAGB kararı verildiği, bu durumda müdahil hakkında hukuki sonuç doğuracak bir mahkumiyet hükmünün bulunduğundan bahsedilemeyeceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı … Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 2019 yılında Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan müdahilin İstanbul Barosunda yaptığı staj akabinde baro levhasına yazılmasının Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından uygun bulunması üzerine, Adalet Bakanlığınca müdahil … hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan … Ağır ceza Mahkemesi'nin E:… esasında açılan ceza davasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un m.5/1-a'da yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın ceza kovuşturması sonuna kadar bekletilmesi gerektiği gerekçesi ile adı geçenin İstanbul Barosu Levhasına avukat olarak yazılması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 18/12/2020 tarihli ısrar kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bununla birlikte; anılan ceza kovuşturmasında … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile HAGB kararı verildiği ve bu kararın 13/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, davalı idare tarafından sözkonusu karar sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği tabidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!