WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/527 E.  ,  2024/1943 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/527
Karar No : 2024/1943

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) Kendi Adlarına …, … ve …'a velayeten …, …
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, davacılar yakını ...'ın 12.06.2015 tarihinde … Mahallesi … moloz dökme alanında bulunan gölete girip boğularak ölmesi sonucu davalı idarelere yapılan 27.05.2016 tarihli başvuruların Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı, Yenişehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemleriyle reddi üzerine, söz konusu davalı idare işlemlerinin iptali ile baba … ve anne … için 1.000,00'er TL maddi, 50.000,00'er TL manevi, kardeşler …, …, … için 100,00'er TL maddi, 10.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 2.300,00 TL (ıslah ile birlikte 153.842,77 TL) maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın ölüm olayının gerçekleştiği 12.06.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; kusur bilirkişisi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacıların müşterek çocukları ...'ın 12.06.2015 tarihinde … Mahallesi … moloz dökme alanında bulunan gölet haline dönüşmüş suya girmesi sonucu boğularak hayatını kaybetmesi ile neticelenen olayda davalı idarelerin yeterli güvenlik önlemlerini almamaları ve denetim görevlerini usulüne uygun yerine getirmemeleri nedeniyle yürütülen hizmetin kötü işlediği ve uyuşmazlıkta hizmet kusurunun bulunduğu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının %95 oranında, çocuklara gereken uyarı ve ikazların yapılarak dikkatli olmaları konusunda uyarıların yapılması gerektiği, ancak mütevaffanın ailesi tarafından olumsuzlukların bilindiği halde gerekli uyarı ve ikazların yapılmadığı, ailenin üzerine düşen çocuğa karşı anne babanın koruma, kollama, bakım ve gözetim yükümlülüklerinden kaynaklanan sorumluluğunun olduğundan bahisle %5 oranında kusurlu olduğu, kusur oranları nispetinde hesaplanan anne ... için 88.956,31 TL, baba ... için 57.194,33 TL olmak üzere toplam 146.150,64 TL tutarındaki maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığınca tazmin edilmesine, kardeşin kardeşe yardım yükümlülüğünün mevzuatta belirtilen çok özel koşullara bağlı olduğu (refah içinde olma gibi), olayda ise bu koşulların gerçekleşmemiş olduğu dikkate alındığında, kardeşler yönünden maddi tazminat isteminin reddine, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması ve bu ölüm olayının oluş şekli, olayın niteliği, manevi olarak zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi ve olayın davacıların geri kalan ömrü üzerindeki etkisi de dikkate alındığında; anne ve babadan her biri için 15.000,00'er TL ve her bir kardeş için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine, bilirkişi raporunda davalı Diyarbakır Yenişehir Belediye Başkanlığına herhangi bir kusurun atfedilmesinin söz konusu olmadığı hususunun belirtilmesi karşısında adı geçen idareye atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davalı Diyarbakır Yenişehir Belediye Başkanlığına yapılan 27.05.2016 tarihli başvuru neticesinde tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemi yönünden ise davanın reddine ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi kapsamında yapılan başvurular, tam yargı davalarında ön karar niteliğinde olup, idari davaya konu edilebilecek bir işlem olmadığından, davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan 27.05.2016 tarihli başvuru neticesinde tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davacılar tarafından, kendilerine %5 oranında kusur verilmesinin haksız olduğu, manevi tazminata çok az hükmedildiği, kardeşler yönünden maddi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, cenaze, defin ve 3 gün süren yas giderlerinin de ödenmesi gerektiği, Yenişehir Belediyesinin de kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.
2-Davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu ölüm olayının meydana geldiği alanın davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu sınırlar içerisinde yer almadığı, dolayısıyla hukuken sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Dava, davacılar yakını ...'ın 12.06.2015 tarihinde … Mahallesi … moloz dökme alanında bulunan gölete girip boğularak ölmesi sonucu davalı idarelere yapılan 27.05.2016 tarihli başvuruların Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı, Yenişehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemleriyle reddi üzerine, söz konusu davalı idare işlemlerinin iptali ile baba ... ve anne ... için 1.000,00'er TL maddi, 50.000,00'er TL manevi, kardeşler …, …, … için 100,00'er TL maddi, 10.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 2.300,00 TL (ıslah ile birlikte 153.842,77 TL) maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın ölüm olayının gerçekleştiği 12.06.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde, idarî işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından idarî bir dava türü olan tam yargı davasının açılabileceği belirtilmiş, aynı Kanun'un 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlâl eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar olması halinde de kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, 7. fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 6. fıkrada sözü edilen kararların Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Davacıların temyiz istemi yönünden:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat ise kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tatmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması ve bu ölüm olayının oluş şekli, olayın niteliği, manevi olarak zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi ve olayın davacıların geri kalan ömrü üzerindeki etkisi de dikkate alındığında; anne ve babanın her biri için 50.000,00-TL ve her bir kardeş için 10.000,00-TL olmak üzere toplamda 130.000,00-TL manevi tazminat talebi varken, İdare Mahkemesince hükmedilen anne ve babanın her biri için 15.000,00-TL ve her bir kardeş için 5.000,00-TL olmak üzere toplamda 45.000,00 TL manevi tazminatın yetersiz olduğu, manevi zararı karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
Temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2- Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın temyiz istemi yönünden:
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idareye 24/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, anılan Kanun hükmü uyarınca kararın en geç 23/09/2021 perşembe günü mesai bitimine kadar temyiz edilmesi gerekmekte iken, davalı tarafından 10/11/2021 tarihli dilekçe ile kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin temyiz isteminin süreaşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının;
a) Maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA,
b) Manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.