Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4571 E. , 2025/737 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4571
Karar No : 2025/737
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... plakalı ticari aracın sahibi olan davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ... tarih ve... sayılı UKOME kararının Ek-1 yaptırım cetvelinin 5. maddesinde yer alan "İzin belgesinde kayıtlı olmayan şoför ile taşımacılık yapmak" fiilini işlediğinden bahisle Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ...tarihli ve ...sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararı ile davacıya verilen 392,00 TL idari para cezası ve uygulanan bu para cezasına dayanak alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararda değişiklik yapan ... tarih ve... sayılı UKOME kararının eki Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi Hizmet Kalite Kesintisi Yaptırım Cetvelinin 3, 5, 6, 9, 10, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 54. maddelerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dilekçesinde aynı fiil sebebiyle birden fazla ceza verildiği, suç ve cezada şahsilik ilkesinin ihlal edildiği yönündeki hususun ileri sürüldüğü, ancak hukukumuzdaki farklı yasal düzenlemelerde araç sahibinin veya işverenin sorumluluğunu düzenleyen çok sayıda Yasa hükmünün bulunduğu, araç sahibine denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği, araç sürücüsüne ise bizzat hukuka aykırı fiili işlediği sebebiyle cezaların uygulandığının açık olduğu, dolayısıyla aynı fiilden dolayı birden çok ceza verildiği ya da suç ve cezalarda şahsilik ilkesine aykırı hareket edildiğinden söz edilmesi mümkün olmadığı, ayrıca cezai yaptırımların Kanunla düzenlenmesi gerektiği, alt düzeydeki düzenleyici işlemlerle bu cezaların düzenlenemeyeceği ileri sürülmüşse de, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesindeki ulaşımla ilgili görev ve yetkilerin yerine getirilmesi amacıyla aynı Kanunun 9. maddesine istinaden büyükşehirlerde Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulduğu, UKOME'nin anılan 7. maddedeki ulaşımla ilgili tüm düzenlemeleri yapma görev ve yetkilerinin bulunduğu, dolayısıyla anılan yasaya göre kurulan UKOME'lerin günün gelişmelerine göre ulaşım hizmetinin sağlıklı ve güvenli yürütülebilmesi için yasal sınırlar içinde her türlü tedbiri almaya yetkisinin bulunduğu, bu sebeple kanunilik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği açık olduğu, sonuç olarak; dava konusu UKOME kararları ile yapılan düzenleme ile getirilen değişikliklerin, kent genelinde yapılan ulaşım hizmetlerinin, kaliteli ve güvenli olmasını, takibi ve kontrolü ile denetim ve gözetiminin yapılması amacını taşıdığı, 5216 sayılı Kanundaki taşıma hizmetlerine ilişkin olarak belediyelerin sahip olduğu genel yetkinin sınırları dahilinde bu hizmetin sunumuna ilişkin olarak gelişen ihtiyaç ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği hususları da gözetmek suretiyle gerçekleştirdiği, bu sebeple kamu yararına uygun olduğunun anlaşıldığı, ayrıca, davacı adına kayıtlı araçta kayıtsız şoför çalıştırıldığının sabit olduğu, davacının da bu duruma karşı itirazının bulunmadığının görüldüğü, olay tarihinde yürürlükte bulunan ... tarih ve ... sayılı UKOME kararının Ek-1 yaptırım cetvelinin 5. maddesinde yer alan "İzin belgesinde kayıtlı olmayan şoför ile taşımacılık yapmak" fiilini işlediğinden Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca...tarih ve... sayılı encümen kararı ile 392,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararında; davacıya 392,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlem yönünden, davacıya verilen dava konusu para cezası miktarının, 2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesinde düzenlenen istinaf yoluna konu edilebilecek kararlara ilişkin miktar sınırının altında olduğu ve bu nedenle yukarıda anılan yasal hüküm uyarınca uyuşmazlık hakkında verilen kararın kesin olduğu anlaşıldığından davanın bu kısmına yönelik istinaf talebinin incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı; Ulaşım Koordinasyon Merkezinin ... tarih ve... sayılı kararı yönünden, uyuşmazlıkta, dava konusu Ulaşım Koordinasyon Merkezinin ... tarih ve... sayılı kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylanmadığının görüldüğü, buna göre, dava konusu işlemin büyükşehir belediye başkanı tarafından onaylanmamış olması nedeniyle yürürlüğe girmediği, dolayısıyla mevcut hali ile kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığı sonucuna varıldığından, davanın bu kısmı yönüyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği; davanın... tarih ve ... sayılı UKOME kararının eki Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi Hizmet Kalite Kesintisi Yaptırım Cetvelinin 3, 5, 6, 9, 10, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 54. maddeleri yönünden, uyuşmazlık konusu olayda, davacıya 29/01/2020 tarihli encümen kararı ile maliki olduğu araçta kayıtlı olmayan şoför çalıştırdığından bahisle 392,00 TL idari para cezası verildiğinin görüldüğü, bu işlemin dayanağının... tarih ve ... sayılı UKOME kararı olduğu, ... tarih ve... sayılı UKOME kararının, para cezası verilmesine dair encümen kararının verildiği tarihten (29.01.2020) sonra alınmış bir karar olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu ... tarih ve... sayılı UKOME kararı yönüyle davacının kişisel menfaatinin etkilenmediği, meşru, güncel bir menfaatinin bulunmadığı görüldüğünden, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği gerekçeleri ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplu taşıma aracı kullanım belgesi almaya zorlanamayacağı, aynı fiilden dolayı birden fazla yaptırım uygulandığı, korsan taşımacılık yapılmadığı sadece ruhsatta yazılı olmayan sürücü kullanıldığı, suçta ve cezalarda kanunilik ilkesine aykırı olduğu hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... plakalı ticari aracın sahibi olan davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ... tarih ve ...sayılı UKOME kararının Ek-1 yaptırım cetvelinin 5. maddesinde yer alan "İzin belgesinde kayıtlı olmayan şoför ile taşımacılık yapmak" fiilini işlediğinden bahisle Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararı ile davacıya verilen 392,00 TL idari para cezası ve uygulanan bu para cezasına dayanak alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin... tarih ve ...sayılı kararı ile bu kararda değişiklik yapan ... tarih ve ... sayılı UKOME kararının eki Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi Hizmet Kalite Kesintisi Yaptırım Cetvelinin 3, 5, 6, 9, 10, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 54. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin (f) fıkrasında; "Büyükşehir ulaşım ana planını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek" büyükşehir belediyesinin görevleri arasında sayılmış, anılan Yasanın 9. maddesinde; “Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.
Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” kuralına yer verilmiştir.
15.06.2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin "Ulaşım Koordinasyon Merkezi" başlıklı üçüncü kısmının “Görev ve yetkileri” kenar başlıklı 18. maddesinde “(1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, … ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmekle…d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla,...” görevli ve yetkilidir kuralı, “Ulaşım Koordinasyon Birimi” kenar başlıklı 21. maddesinde, “(1) UKOME'nin sekreterya hizmetleri, büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde bu amaçla oluşturulacak ulaşım koordinasyon birimi tarafından yürütülür.”; “Görevleri" kenar başlıklı 22. maddesinde ise, “(1) Ulaşım koordinasyon birimi; a) Başkanın emir ve talimatları doğrultusunda gündemi hazırlar ve üyelere duyurur. b) Görüşme tutanaklarını düzenler. c) Alınan kararları yazar, üyelerin imzalarını tamamlatır ve ilgili mercilere gönderir. ç) UKOME toplantılarına üye gönderen kurum ve kuruluşlarla irtibatı sağlar. d) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plana uygun arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmaları doğrultusunda büyükşehir ulaşım planının yapılması için gereken ön çalışmaları yaparak kurula sunar.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davasının tanımı "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak yapılmıştır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmasının yanısıra, ayrıca, iptali istenilen idari işlemin menfaatini ihlal ediyor olması; bu menfaatin de, meşru, güncel ve kişisel nitelik taşıması gereklidir. İdari yargılama hukukunda davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak yoktur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddenin 6. fıkrasında ise bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk Lirasını geçmeyen (...) davaları hakkında (...) mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 2) İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. (...) 6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. b) Konusu dokuz yüz yirmi bir bin Türk Lirasını aşan (...) hakkında açılan davalar. (...)" hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın davacıya 392,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlem yönünden;
Her ne kadar, temyize konu istinaf mahkemesi kararıyla; davacıya verilen dava konusu para cezası miktarının, 2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesinde düzenlenen istinaf yoluna konu edilebilecek kararlara ilişkin miktar sınırının altında olduğundan, uyuşmazlık hakkında verilen kararın kesin olduğu anlaşıldığından, davanın bu kısmına yönelik istinaf talebinin incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de;
Bakılan davanın, 392 TL para cezası ile birlikte dayanağı düzenleyici işlem niteliğindeki 2018 tarihli UKOME kararının iptali istemiyle açıldığının görüldüğü, her ne kadar dava konusu para cezası miktarı yönüyle Mahkemenin kesin kararı niteliğinde istinaf yolu kapalı kararlarından olsa da, salt para cezasının davaya konu edilmediği, aynı zamanda dayanağı niteliğindeki düzenleyici işlemin de iptalinin istenildiği, yargı denetimi yapılırken hem bireysel hem de düzenleyici işlemin birlikte incelenerek karar verilmesi gerektiğinden, söz konusu düzenleyici işlemin de istinaf ve temyiz yolu açık olduğu anlaşıldığından, temyize konu edilen kararın bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyize konu kararın İstanbul Büyükşehir Belediyesi... tarih ve ...sayılı UKOME kararı yönünden;
Her ne kadar, temyize konu istinaf mahkemesi kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu Ulaşım Koordinasyon Merkezinin ...tarih ve ...sayılı kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylanmadığının görüldüğü, buna göre, dava konusu işlemin büyükşehir belediye başkanı tarafından onaylanmamış olması nedeniyle yürürlüğe girmediği, dolayısıyla mevcut hali ile kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığı sonucuna varıldığından, davanın bu kısmı yönüyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; davalı belediyece anılan 2018 tarihli UKOME kararına dayalı olarak hak sahibi kişiler hakkında çok sayıda işlem tesis edildiğinden, artık UKOME kararının yürürlüğe girmediğinden, kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliğini kazanmadığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle belediye başkanınca onaylanmayan UKOME kararının yargısal denetiminin, kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlem niteliği yönüyle değil işin esasına geçilerek şekil yönünden kararda sakatlık bulunup bulunmadığı bakımından yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyize konu kararın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ...tarih ve ... sayılı UKOME kararının eki Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi Hizmet Kalite Kesintisi Yaptırım Cetvelinin 3, 5, 6, 9, 10, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 54. maddeleri yönünden;
Her ne kadar, temyize konu istinaf mahkemesi kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, davacıya 29/01/2020 tarihli encümen kararı ile maliki olduğu araçta kayıtlı olmayan şoför çalıştırdığından bahisle 392,00 TL idari para cezası verildiğinin görüldüğü, bu işlemin dayanağının ... tarih ve ... sayılı UKOME kararı olduğu, ... tarih ve ... sayılı UKOME kararının ise, para cezası verilmesine dair encümen kararının verildiği tarihten (29.01.2020) sonra alınmış bir karar olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu ... tarih ve...sayılı UKOME kararı yönüyle davacının kişisel menfaatinin etkilenmediği, meşru, güncel bir menfaatinin bulunmadığı görüldüğünden, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davasının tanımı "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak yapılmıştır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olması yanında, iptali istenilen idari işlemin menfaatini ihlal ediyor olması, bu menfaatin de meşru, güncel ve kişisel nitelik taşıması ve dava süresince devam etmesi gereklidir. İdari Yargılama Hukukunda davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan iptal davası açılmasına olanak yoktur.
Ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacının ... plakalı ticari aracın sahibi olduğu, dava konusu para cezası ve dayanağı 2018 tarihli UKOME kararı ile bu kararı revize eden güncel 2020 tarihli UKOME kararının eki yaptırım cetvelindeki anılan maddelerin iptali istemiyle açılan davanın da; davacının ticari aracın sahibi olması, aracın İstanbul trafiğinde kullanılıyor olması ve yaptırım cetvelindeki düzenlemelerden doğrudan etkilenmesi, yaptırımlara muhatap olması nedenleriyle meşru, güncel ve kişisel menfaatinin bulunduğu, iptali istenilen 06/02/2020 tarihli UKOME kararı eki yaptırım cetvelinin söz konusu maddelerinin davanın açıldığı 02.03.2020 tarihinden önce yürürlüğe girdiği, davacı da dahil İstanbul'daki tüm taşımacı ve sürücüler için uygulandığı açık olduğundan, davacının dava açmakta ehliyeti bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!