WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4030 E.  ,  2023/4935 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4030
Karar No : 2023/4935

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ısrar kararının iptali istemiyle davalı Adalet Bakanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… sayılı yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle avukatlık yapamadığı, yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş olması bakımından davalı idarenin açtığı dava nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 67.545,00-USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan (67.545x8,05) 543.737,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin davacının Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı ısrar kararına karşı Anayasanın 36. maddesinin birinci fıkrası ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tanınan dava hakkı kapsamında idari yargı yerlerinde dava açılması üzerine verilen kararın uygulanması kapsamında davacının avukatlık mesleğini yerine getirememesi şeklinde gerçekleşen süreçte davalı idarenin Anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufu nedeniyle davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur ve/veya ihmalin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uğranıldığı iddia olunan uyuşmazlık konusu zararın, yargı kararının davalı idare tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu anlaşılmış olup, ortada 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargı davasına konu olabilecek idari nitelikte bir işlem/eylem bulunmaması nedeniyle davalı idarenin yürütme fonksiyonu içinde bulunan idari görev ve yetkilerinden olan idari işlem niteliği bulunmayan, doğrudan uygulanma kabiliyeti olmayan ve Anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın esasının aktarılan gerekçeler itibariyle incelenme olanağı bulunmadığı, bu durumda davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. ve 15/1-b maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davalı Adalet Bakanlığı tarafından; Bölge İdare Mahkemesince davanın incelenmeksizin reddine karar verilmekle birlikte, davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Bakanlıktan alınarak davacıya verilmesi ile davalı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği belirtilmiştir
Davacı tarafından; avukatlık mesleğine Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği kararıyla kabul edildiğini, hakkında herhangi bir idari ve adli soruşturma bulunmamasına rağmen davalı Adalet Bakanlığınca önce Türkiye Barolar Biriliği nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazdan sonuç alınmayınca yürütmeyi durdurma talepli dava açıldığını, bu durumun hak araması ve yargı kararlarının uygulanmasına indirgenemeyeceğini, kişilerin çalışma, yaşam, geçim ve mülkiyet haklarına etki eden konulara müdahale edilirken daha hassas davranılması, yürütmeyi durdurma talep etmeden dava açılması gerektiğini, gelinen noktada zararlarının karşılanmasının bir zorunluluk olduğunu, nitekim "özel halk otobüsü maliklerinin faaliyetten men edilmesi" işlemi sonrasında yaşanan yargısal süreçte maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurular ile ilgili olarak başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Adalet bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde ayniyat saymanı olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı Mustafa Can hakkında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda … tarih ve K:… sayılı karar ile adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Davacının baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararıyla uygun bulunmuş, davalı Adalet Bakanlığının 26/11/2019 tarih ve 74956 sayılı Olur'u ile Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiş, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile ilk kararda ısrar edilmiştir.
Söz konusu ısrar kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı açılan davada 27/03/2020 tarihli kararla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan itirazın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve Y.D.İtiraz No:… sayılı kararıyla reddedildiği, akabinde … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından, davalı idarece açılan iptal davası nedeniyle avukatlık yapamadığı tarihler arasında uğradığı iddia olunan maddi zararlarının tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : "a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak,", üçüncü fıkrasında; "Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.", dördüncü fıkrasında ise; "Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.", "Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz" başlıklı 8. maddesinin altıncı fıkrasında; "Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar" hükmü yer almıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde; " İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır", anılan maddenin son fıkrasında ise; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür". hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, Ankara Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ısrar kararının iptali için davalı idarenin açtığı dava nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 67.545,00-USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan (67.545x8,05) 543.737,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle dava açıldığı, İdare Mahkemesince, davalı idarenin Anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufu nedeniyle davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur ve/veya ihmalin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, ret kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Bölge İdare Mahkemesi tarafından, dava yoluyla tazmini istenilen zararın, yargı kararının davalı İdare tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tam yargı davasına konu olabilecek idari nitelikte bir işlem/eylem bulunmaması nedeniyle davalı idarenin yürütme fonksiyonu içinde bulunan idari görev ve yetkilerinden olan, idari işlem niteliği bulunmayan, doğrudan uygulanma kabiliyeti olmayan ve Anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın esasının aktarılan gerekçeler itibariyle incelenme olanağı bulunmadığından 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15/1-b maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte işlem olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Anayasanın amir hükmü gereğince İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetime açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu halde davalı İdarenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin altıncı fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde İdare Mahkemesinde dava açma şeklinde tezahür eden işlemi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen işlemin idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesince davacının maddi tazminat talebinin reddine dair İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda aktarılan nedenlerle bozulması gerekmekte olup, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeni bir karar verileceğinden, davalı idarenin temyiz istemi bu aşamada incelenmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
3. Kesin olarak 18/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.