WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4017 E.  ,  2024/1368 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4017
Karar No : 2024/1368

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulanan davacı tarafından, 31/10/2017-12/11/2020 tarihleri arasında avukatlık yapamadığı süreçte uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000-TL maddi ve 600.000-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda davacı, Adalet Bakanlığı tarafından baro levhasına yazılmasına yönelik işleme karşı açılan dava nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmekte ise de davalı idarenin dava açmasına yönelik işleminin kesin ve icrai nitelik taşımadığı, davacı hakkında doğrudan hukuki sonuç doğurmadığı, baro levhasına yazılma hususunda son karar merciinin Türkiye Barolar Birliği olduğu, nitekim Adalet Bakanlığı işleminin, bu kararın Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca tanınan dava hakkı kapsamında yargı mercileri önüne taşınmasından ibaret olduğu, zararın yargı kararının Türkiye Barolar Birliği tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu anlaşıldığından, bu işlemden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın esasının aktarılan gerekçeler itibarıyla incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, İdare Mahkemesi kararı ile mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığı, huzurdaki davanın 2577 sayılı İdari Yargılana Usulü Kanunu m.2/1-b anlamında açılan bir tam yargı davası olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığı belirtilerek, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Emniyet Genel Müdürlüğü'nde görev yapan davacı 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Davacının baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin Bursa Barosu Yönetim Kurulu kararı, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararıyla uygun bulunmuş, davalı Adalet Bakanlığı işlemi ile Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararı bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiş, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile ilk kararda ısrar edilmiştir.
Söz konusu ısrar kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı açılan davada 20/09/2017 tarihli kararla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ve söz konusu karara istinaden Bursa Barosu levhasından kaydının silindiği 31/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Anılan kesin karara karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel hak ihlali başvurusu neticesinde, 16/09/2020 tarih ve Başvuru No:2018/24939 sayılı karar ile davacının özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi nedeniyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesine ve davanın reddine karar verilmiş ve bu karar uyarınca Bursa Barosu Levhasındaki kaydının yenilendiği 12/11/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, davalı idarece açılan iptal davası nedeniyle avukatlık yapamadığı tarihler arasında uğradığı iddia olunan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : "a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak,", üçüncü fıkrasında; "Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.", dördüncü fıkrasında ise; "Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.", "Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz" başlıklı 8. maddesinin altıncı fıkrasında; "Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar" hükmü yer almıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde; " İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır", anılan maddenin son fıkrasında ise; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür". hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, Ankara Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ısrar kararının iptali için davalı idarenin açtığı dava nedeniyle uğranıldığı iddia olunan fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000-TL maddi, 600.000-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle dava açıldığı, İdare Mahkemesince dava yoluyla tazmini istenilen zararın, yargı kararının Türkiye Barolar Birliği tarafından uygulanması nedeniyle oluştuğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tam yargı davasına konu olabilecek idari nitelikte bir işlem/eylem bulunmaması nedeniyle davalı idarenin yürütme fonksiyonu içinde bulunan idari görev ve yetkilerinden olan, idari işlem niteliği bulunmayan, doğrudan uygulanma kabiliyeti olmayan ve Anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında dava açma yönündeki tasarrufundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davanın esasının aktarılan gerekçeler itibariyle incelenme olanağı bulunmadığından 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği ve bu karara yönelik istinaf talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından, baro levhasına kaydın uygun bulunması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi ve akabinde geri gönderme gerekçesine uyulmayarak ısrar kararı verilmesi üzerine dava açma şeklinde tezahür eden Bakanlık işlem ve eylemlerinin, idari nitelikte işlem olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Anayasanın amir hükmü gereğince İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetime açık olduğu, yargı denetimi dışında kalan eylem ve işlemlerin ise Anayasa ve mevzuat ile ayrıca belirlendiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu halde davalı İdarenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 8. maddesinin altıncı fıkrası ile verilen yetki çerçevesinde İdare Mahkemesinde dava açma şeklinde tezahür eden işlemi, her ne kadar dava açma hakkının kullanımı olarak nitelendirilebilirse de, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak kanun ile verilen yetki kapsamında tesis edilen işlemin idarenin yargı denetimi dışında kalan işlemleri arasında sayılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda aktarılan nedenlerle bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 12/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.