Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3712 E. , 2024/1654 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3712
Karar No : 2024/1654
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ...Özel Eğitim ve Rahabilitasyon Merkezinde Fizyoterapist olarak çalışan davacı tarafından, arşiv araştırması neticesinde görevlendirmesinin iptal edilerek görevine son verilmesine ilişkin İpekyolu Kaymakamlığının ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; özel öğretim kurumlarında çalışan personelin çalışma izinlerinin düzenlenmesi ve iptali hususunda yetkinin valiliklere verildiği, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin çalışma izinlerinin düzenlenmesi ve iptali konusunda valiliklere verilen yetkinin, valilik teşkilatı dışında bir kurum veya makama devredilebilmesine olanak tanıyan yasal bir düzenleme de bulunmadığı gerekçesiyle yetkisiz merci olan ilçe kaymakamı tarafından davacının görevlendirmesinin iptal edilerek görevine son verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Valinin, ilde Devletin ve hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtası olması cihetiyle, ilgili mevzuatta bulunan "her kademe Bakanlık yöneticileri" arasında yer aldığı, bunun sonucu olarak da valilik makamının uhdesinde bulunan özel öğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve personelin çalışma izinlerinin düzenlenmesi ve bu kişilerin görevlerine son verilmesine ilişkin yetkinin valilikçe kaymakamlara devredilebileceği belirtilmiş, Valilik Makamının ...tarih ve ...sayılı onayı ile ilçelerde faaliyette bulunan özel öğretim kurumlarında görevlendirilmek istenen personellerin çalışma izinlerine ilişkin iş ve işlemlerin Kaymakamlıklarca yapılması hususunda yetki devri yapıldığından, Kaymakam Olur'u ile tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden herhangi bir sakatlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı hakkında "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" isnadıyla yapılan yargılamada ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; davacının, 5580 sayılı Kanunun özel öğretim kurumları personelinde aranacak koşullara ilişkin 4. maddesindeki ''... Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan,...ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması'' koşulunu sağlamadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
MADDİ OLAY :
Dava, ...Özel Eğitim ve Rahabilitasyon Merkezinde Fizyoterapist olarak çalışan davacının arşiv araştırması neticesinde görevlendirmesinin iptal edilerek görevine son verilmesine ilişkin İpekyolu Kaymakamlığının ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 39. maddesinin 4. fıkrasında " Kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; özel öğretim kurumlarında görev alacak personelde aranan şartlar arasında; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile madde metninde sayılan suçlardan ceza alınmamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamasının yer aldığı anlaşılmaktadır.,
Uyuşmazlıkta; davacı hakkında terör örgütü üyeliğinden devam eden bir ceza kovuşturması bulunması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği ve Mahkemece 5580 sayılı Kanunun özel öğretim kurumları personelinde aranacak koşullara ilişkin 4. maddesindeki ''... Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan,...ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması'' koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş olup; Anayasa Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve E:2022/76, K:2022/112 sayılı kararıyla 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fikrasında yer alan "...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması..." ibaresinin, anılan fıkrada yer alan "...personelinde..." ve "...anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar..." ibareleri yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesince 5580 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fikrasında yer alan "...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması..." ibaresi, anılan fıkrada yer alan "...personelinde..." ve "...anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar..." ibareleri yönünden iptal edilmiş ise de; 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan kurum personelinde aranacak şartlar arasında iltisak ve irtibat halleri de sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Somut olayda; davacı hakkında "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçu isnadıyla yapılan yargılamada ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davacının anılan suçu işlediği sabit görülerek davacının 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup; anılan kararda "..sanığın kendisinin kullandığını beyan ettiği "Bayram Çalışkan" kullanıcı isimli facebook hesabında 21/02/2016 tarihinde paylaşmış olduğu videoda etkisiz hale getirilen örgüt mensuplarının "şehit" olarak adlandırıldığı ve örgüt mensuplarının silahlı görüntülerinin olduğu, 08/02/2015 tarihinde paylaşmış olduğu videoda terör örgütü YPJ ve YPG'nin sözde üniformalarını giymiş ve örgüt mensuplarının silahlı görüntülerinin olduğu, 27/01/2017 tarihinde paylaşmış olduğu videoda, "Biji Biji YPG (Yaşasın YPG) isimli şarkının çalındığı, 06/01/2014 tarihinde paylaşmış olduğu videoda, silahlı örgüt mensuplarının görüntülerinin bulunduğu, 25/02/2014 tarihinde elinde silah bulunan bir kadın örgüt mensubunun fotoğrafını paylaştığı, 07/06/2018 tarihli inceleme tespit ve değerlendirme tutanağından anlaşılmıştır. Sanığın, yapmış olduğu paylaşımların silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini övücü tarzda olduğu, yine PKK/KCK'nın şiddet içeren eylemlerini meşru gösterme niteliğinde olduğu ayrıca sanığım aşamalardaki ikrarı ile sanığın üzerine atılı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçunu işlediği sabit olduğundan.." ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü dikkate alındığında; özel öğretim kurumlarında görev alacak personelin terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle de görevine son verilebileceği hususu dikkate alındığında; davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararında yer alan tespitlerin davacının terör örgütü ile olan iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koymak için yeterli olduğu kanaatine varıldığından; dava konusu işlemin yukarıda yer verilen gerekçe ile hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar belirtilen gerekçe sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 21/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!