WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2104 E.  ,  2023/5606 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2104
Karar No : 2023/5606

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)

VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Anadolu adli yargı hakim adayı olarak görev yapmakta iken 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten çıkarılan müdahilin baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E…., K…. sayılı kararının iptali istemiyle …Bakanlığı tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih, E…, K…. sayılı kararına karşı davalı idare ve müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmesi üzerine bu karara karşı yapılan temyiz isteminin reddi kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 16.03.2020 tarih, E.2020/1932, K.2020/1905 sayılı kararı ile onanması üzerine yargılamanın yenilenerek Mahkemece verilen iptal kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; müdahil … tarafından; Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucu 23.07.2020 tarihli ve 2017/38953 başvuru numaralı "Tamer Mahmutoğlu" kararı doğrultusunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53'üncü maddesindeki şartların oluştuğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu görülmekle birlikte müdahilin yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde belirttiği gerekçenin 2577 sayılı Kanunun 53/1. maddesinde sayılan şartlara uygun olmadığından müdahilin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulünün hukuken olanaksız olduğu gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi üzerine davacı Adalet Bakanlığı tarafından lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; yargılamanın yenilenmesi istemleri açısından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve her yıl yenilenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde açık bir düzenlemeye yer verilmediği, yargılamanın yenilenmesi istemlerinin bir dava niteliği taşımadığı, bu başvuruların yeni bir yargılamaya gidilip-gidilmeyeceğine dair ön değerlendirme/incelemeyi içerdiği, başka bir ifadeyle yeni bir yargılama yapılabilmesine ve haliyle ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığının ya da yokluğunun tespitinden ibaret olduğu, bu uyuşmazlıklara bir dava niteliği atfedilmediği ve talebin reddi halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle Avukatlık Kanununun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “kovuşturma altında bulunması” ibaresi “dolayı hakkında kamu davası açılmış olması” şeklinde değiştirilmiş ise de bu değişikliğin de yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak baro levhasına yeniden kayıt başvurusu yapılması halinde müdahilin durumunun mevcut mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden değerlendirilerek yeni bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olup ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı … Bakanlığının İddiaları: Davacı tarafından, davanın vekil ile takip edildiği ve yasal süresi içinde yargılamanın yenilenmesi istemine cevap dilekçesinin dosyaya sunulduğu, ilk derece mahkemesi kararı nihai karar niteliğinde olmasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bu yönüyle temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Hakkında kamu davası açılmamış olan ve kovuşturma altında bulunmayan müdahilin avukatlık yapmasının önünde hiçbir yasal engel bulunmadığı halde Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi içtihatları uyarınca serbest avukatlık faaliyetinin kamu hizmetinde istihdam edilme yasağı kapsamında olduğu yönündeki yorumun makul olmayacak biçimde genişletici ve öngörülemez bir yorum niteliğinde olduğu, öte yandan işbu dava bakımından somut olayda yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğu, 2577 sayılı Kanunun 53/1-h bendinde yer alan "tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması" şartının müdahil yönünden gerçekleştiği, zira Anayasa Mahkemesinin kararlarına (23.07.2020 tarih ve 2018/37392 Başvuru numaralı M.B. kararı ve 23.07.2020 tarih ve 2017/38953 başvuru numaralı Tamer Mahmutoğlu başvuruları) konu davaların tarafları (Adalet Bakanlığı ve TBB), konusu (KHK ile görevinden çıkarılan kişilerin baro levhasına yazılma talebi üzerine yapılan işlemler) ve sebebinin (olağanüstü dönemde çıkarılan kararnameler) aynı olduğu, dosyaya sunulan Anayasa Mahkemesi kararlarında, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılmış olmanın veya kişi hakkında soruşturma yürütülüyor olmasının kişinin avukatlık yapmasına engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, söz konusu kararların aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararlarını bertaraf eder nitelikte olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 53/1-h bendindeki koşulun gerçekleştiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı … Bakanlığının Savunması: Savunma verilmemiştir.
Davalı Yanında Davaya Katılanın Savunması: Davalı yanında davaya katılan tarafından 04.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, yargılamanın yenilenmesi talebinin bir dava niteliği taşımadığı, bu başvurunun yeni bir yargılamaya gidilip gidilmeyeceğine ilişkin ön değerlendirme safhasını oluşturduğu, yargılamanın yenilenmesi istemi açısından Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde açık bir düzenlemenin yer almadığı, bu nedenle talebin reddi halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Davalı Yanında Davaya Katılanın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Davacı …Bakanlığının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 53. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi müessesesi, maddede sayılan sınırlı hallerde, kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yolu olarak düzenlenmiş, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı gidilebilen bir yol olması nedeniyle de gerek doktrinde gerekse yargısal içtihatlarda "olağanüstü kanun yolu" olarak nitelendirilmiştir.
Mevzuatta, yargılamanın yenilenmesinin istenilmesi halinde aranılacak koşullar ve izlenecek usule ilişkin hükümlere yer verilmiş olmasına karşın, verilecek karar sonucunda ve özellikle koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle söz konusu istemin reddine karar verilmesi halinde, yargılama giderlerinin, bu kapsamda tarafların vekille temsil edilmesi durumunda vekalet ücretinin akıbetinin ne olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 55. maddesinde yargılamanın yenilenmesi istemli dilekçenin karşı tarafa tebliğ olunacağı ve karşı tarafın savunması alındıktan sonra istem hakkında karar verileceği hüküm altına alınarak özel bir usul öngörülmüştür. İlgili diğer mevzuatta yargılamanın yenilenmesi istemlerinin reddi halinde vekâlet ücretine hükmedilmesini sınırlandıran veya yasaklayan bir hüküm bulunmadığı gibi, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren ve başvuruya konu kararlar döneminde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de, vekalet ücretine hükmedilmeyecek olan birtakım haller (örneğin, hükmün açıklanmasına yönelik istemler hakkında, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesi ve dilekçenin reddine ilişkin yargı yerince verilen kararlar) açıkça gösterilmişken, yargılamanın yenilenmesi konusunda bu duruma ilişkin bir kurala yer verilmediği görülmüştür.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, vekille takip edilen davalarda takdir olunacak vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında olduğu ve vekalet ücretinin, avukatın, hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümünde harcadığı emek ve çabaları mukabilinde hak kazandığı bir bedel olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olsa da, bu süreçte ilgili dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukuki yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2020 tarih ve E:2020/48, K:2020/62 sayılı kararı da bu yöndedir.
Buna göre, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine yönelik kararda davacı Adalet Bakanlığı tarafından süresi içerisinde vekili aracılığıyla savunma verilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik eksikliğin, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, mahkeme kararının hüküm fıkrasına, "karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı yanında davaya katılandan alınarak davacı Adalet Bakanlığına verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davalı yanında davaya katılana iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2577 sayılı Kanunun 'Yargılamanın yenilenmesi usulü' başlıklı 55. maddesinin 2. fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İdare Mahkemesince, müdahil tarafından ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi sebepleri yerinde bulunmayarak istem reddedilmiş ve davacı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Uyuşmazlıkta, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 14.maddesinin 1.fıkrasında yer alan; "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmü gereğince vekille temsil edilen idare lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulabilmesi için, idari yargılama usulünde yargılamanın yenilenmesi müessesesinin niteliği, Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Ücret Tarifesi hükümlerinin idarece zikredilen 659 sayılı KHK hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmiştir.
a) İdari Yargıda Yargılamanın Yenilenmesi Müessesesinin Niteliği
Hem 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (madde 45 ve devamı) hem de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (madde 374 ve devamı) yargılamanın yenilenmesi kanun yolları arasında sayılmış, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı gidilebilen bir yol olması nedeniyle de gerek hukuk yazınında gerekse yargısal içtihatlarda "olağanüstü kanun yolu" olarak nitelendirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinin 2. bendinde; "yargılamanın iadesi davasında" ibaresine, 379.maddesinin son fıkrasında; "Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." hükmüne, 381. maddesinin ilk cümlesinde ise, "Yargılamanın iadesi davası, hükmün icrasını durdurmaz." ifadesine yer verildiğinden Hukuk Muhakemelerinde yargılamanın iadesi kurumunun, bir "dava" olduğu, hem bilimsel görüşlerde hem de yargı içtihatlarında kabul edilmiştir.
2577 sayılı Kanunda ise yargılamanın yenilenmesi kurumu, "istem" veya "istek" kelimeleri ile ifade edilmiş; "dava" olarak nitelendirilmemiştir. İdare Hukukunun kendine has özellikleri nedeniyle idari yargılama usullerinin münhasır bir kanun olan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenmesi ve 6100 sayılı Kanun hükümlerinin, sadece 2577 sayılı Kanunda hüküm bulunmaması şartıyla anılan Kanunun 31. maddesinde sınırlı olarak sayılan "hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde" uygulanabilmesi karşısında 2577 sayılı Kanun'da ayrıntılı olarak düzenlenen ve 31. madde ile hakkında herhangi bir atıf yapılmamış olan "yargılamanın yenilenmesi" sürecinde, 6100 sayılı Kanun hükümlerine ve bu Kanuna göre oluşturulan içtihatlara göre hüküm kurulması mümkün değildir, aksi düşünce idari yargının özgün niteliğini bir kenara bırakıp, Hukuk Davalarının ilke ve usullerinin doğrudan idari yargıya taşınması anlamına gelir.
Diğer bir ifadeyle, idari yargıda yargılamanın yenilenmesi, ayrı bir dava değildir, olağanüstü kanun yoludur, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının Kanunda sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan süreçtir.
b) Avukatlık Kanunu hükümleri
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164.maddesinde;
"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.
.....
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükümleri yer almıştır.
Madde hükmünde avukatlık ücretinin avukatın sağladığı hukuki yardımın karşılığı olduğu belirtilmiş ise de, hukuki yardımın tekerrüründen bahsedilmemiş olup, bir davanın başlangıcından itibaren kanun yolları dahil sonuna kadar avukatın yürütmesi gereken bütün işlemler için tek bir vekalet ücretine hükmedileceği açıktır.
c) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
24.11.2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2.maddesinde Avukatlık Ücretinin kapsadığı işlere açıklık getirilmiştir. Buna göre; "Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez."
(2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir." hükmüne yer verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine ekli listede; Yargılamanın İadesi için herhangi bir vekalet ücreti öngörülmemiş, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay'da kanun yolu incelemesi suretiyle görülen işlerden sadece duruşmalı olanlar için vekalet ücreti ödeneceği kabul edilmiştir. Bu durumda Tarifede bulunmayan yargılamanın yenilenmesi süreci için mahkemece vekalet ücreti takdirine gidilmesi mümkün değildir.
Tarifenin 2.maddesindeki; "Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan, dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır" cümlesi ise Temyiz safhasından geçerek kesinleşen kararların yargılamanın yenilenmesine konu olması halinde yeniden vekalet ücretine hükmedilmesini haklı kılmaz, bilakis aynı dava sürecinde birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin önünü açık bir düzenlemeyle kesme amacına matuftur. Nitekim, aynı maddenin devamında; "Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez." düzenlemesi yer almaktadır.
d) 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümleri
659 sayılı KHK'nın 14.maddesinin 1.fıkrasında yer alan "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." şeklindeki düzenlemenin özellikle avukat olmayan hukuk birimi amirleri ve hukuk müşavirleri için getirildiği diğer bir ifadeyle idare adına dava takibinden kimlerin vekalet ücretini hakedeceği ile ilgili olduğu, dolayısıyla hangi iş, takip veya davalarda vekalet ücreti verilip verilmemesi tartışmasında bakılacak hüküm olmadığı, anılan KHK'nın genel gerekçesinden ve madde gerekçesinden anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle düzenlemenin amacı, KHK kapsamındaki idarelere ait dava takip yetkisinin, avukatlar yanında, hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri ve muhakemat müdürlerine de verilmesi ve bu kişiler tarafından takip edilen davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin sağlanmasından ibarettir.
Buna göre; yargılamanın yenilenmesi istemine konu olan davalarda esas dava hakkında verilen kararda vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu, yeniden yargılamaya karar verilmesi halinde de, yeniden yapılacak yargılama sonunda lehine karar verilen taraf lehine vekalet ücretine hükmedileceği, ancak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmediği takdirde ortada bir dava olmadığından, sırf Kanunun emredici hükmünün yerine getirilmesi için savunma verildiğinden bahisle vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Zira;
a) İdari yargılama usulünde yargılamanın yenilenmesi süreci, ayrı bir dava olmayıp, esas davanın devamı mahiyetindeki olağanüstü bir kanun yoludur.
b) Avukatlık Kanunu'nda kanun koyucu, bir davada (duruşma açılması hali hariç diğer bütün işlemler için) tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi yönündeki temel ilkeyi benimsemiştir.
c) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi eki listede vekalet ücreti verilecek işler, dava ve takipler arasında yargılamanın yenilenmesine yer verilmemiş ve Tarifenin 2. maddesinde Avukatlık Kanunundaki yukarıda sözü edilen ilkeyi tamamlar biçimde bir davada Kanun yolu safhasını da kapsar şekilde tek bir avukatlı ücreti ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
d) 659 sayılı KHK'nın 14.maddesi, idari davalarda davasını vekille temsil eden idare personelinden kimlerin vekalet ücretine hak kazanacağına ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, vekalet ücretinin hangi hallerde verileceğinin Tarife hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yargılamanın yenilenmesi şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle yargılamanın iadesi istemini reddeden Mahkemece, davacı Bakanlık lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu düşüncesiyle İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında vekalet ücreti yönünden düzeltme yapılmaksızın temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.