WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2103 E.  ,  2024/1442 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2103
Karar No : 2024/1442

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ...'ün baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne ilişkin İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Adalet Bakanlığınca, baro levhasına yazılmak için başvuran müdahil hakkında yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralama suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde E:… sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği gerekçesiyle baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, müdahil hakkında yürütülen kovuşturmanın 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde sayılan suçlardan olmadığı, bu nedenle yürütülen kovuşturma konusu suçun niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında müdahilin baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmayacağı anlaşıldığından, bu yönde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil hakkında yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralama suçundan açılan ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı ceza davasının derdest olduğu, ilgiliye isnat edilen yaralama suçunun Türk Ceza Kanununda öngörülen cezası itibarıyla Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca avukatlığa kabule engel teşkil ettiği dikkate alındığında avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibarıyla idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle söz konusu ceza davasının sonuna kadar beklenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu aşamada ilgilinin baro levhasına avukat olarak yazılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde idareye verilen takdir hakkı çerçevesinde ve masumiyet karinesi doğrultusunda ilgilinin baro levhasına yazılma kararının uygun bulunmasına ilişkin ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALI YANINDA DAVAYA KATILANIN BEYANI: Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde belirtilen bir suçtan kovuşturma yürütülmesi halinde ilgililerin baro levhasına kayıt taleplerinin bekletilmesi konusunda yasal bir zorunluluğun bulunmadığı, bu hususta takdir yetkisinin münhasıran Türkiye Barolar Birliğine ait olduğu, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında şahsının aynı zamanda "müşteki" sıfatının bulunduğu, bahsi geçen ceza davasında karşılıklı olarak uzlaşı sağlanarak şikayetlerin geri alındığı, davacı Bakanlığın temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Avukatlık stajını İstanbul Barosu staj listesine yazılı olarak 19.08.2019-28.08.2020 tarihleri arasında tamamlayan ...'ün baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne ilişkin İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur: "a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak,"; üçüncü fıkrasında, "Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir."; dördüncü fıkrasında ise, "Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davalı yanında davaya katılan ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1., 87/1.c ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle hazırlanan iddianamenin, 22.06.2020 tarihli kabul kararı ile birlikte ... Asliye Ceza Mahkemesinin … esasına kayden kamu davasının açıldığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği 04.12.2020 tarihi itibarıyla da derdest olduğu, davalı yanında müdahilin 19.04.2023 tarihinde kayda giren dilekçe ekinde sunduğu … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile kamu davasının CMK 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği, bu kararın da 20.03.2023 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince gerekçeli kararda, müdahil hakkında yürütülen kovuşturmanın 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan olmadığı, bu nedenle baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonucuna değin bekletilmesinin kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı yanında davaya katılan ... hakkında açılan kamu davasında, sevk maddesi olarak belirtilen 5237 sayılı Kanunun "Kasten yaralama" başlıklı 86/1. maddesinde, "Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü, "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" başlıklı 87. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kasten yaralama fiili, mağdurun; (...) c) Yüzünde sabit ize, (...) neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz." hükmü yer almıştır.
1136 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasının atıf yaptığı aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına (...) ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak" düzenlemesinin bulunduğu, buna göre Kanunun 5/3. maddesinin uygulama alanının aynı fıkranın atıf yaptığı (a) bendinde sayılan katalog suçlarla sınırlı olmadığı, kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasını gerektiren suçtan kovuşturma altında bulunulması durumunda da uygulama alanı bulabileceği sonucuna varılmaktadır.
... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı incelendiğinde, " (...) Her ne kadar müşteki sanık ...'ın yüzünde sabit iz kaldığına dair ATK Şube Müdürlüğünden rapor alınmış ise de daha önce aynı kurumdan alınan raporda yüzde sabit iz olduğunun belirtilmediği, çelişkili rapor nedeniyle müşteki sanık ...'ın ATK'ya sevki ile yeniden rapor alınması yönünde ara kararı verilmiş ise de bu müşteki sanığın ATK'ya gitmeyeceğine dair vekili tarafından dilekçe verilmesi ve tarafların şikayetçi olmamaları dikkate alındığında müşteki sanık ... lehine değerlendirme yapılarak diğer müşteki sanığın yüzünde sabit iz bulunmadığı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; müşteki sanıkların üzerlerine atılı suçun şikayete bağlı olup taraflar vaki şikayetinden vazgeçtiğinden müşteki sanıklar hakkında açılan kamu davasının CMK 223/8. maddesi gereğince ayrı ayrı düşürülmesine" karar verildiği görülmektedir.
Buna göre; dava konusu ısrar kararının verildiği tarih itibarıyla davalı yanında müdahil hakkında yüzde sabit ize neden olacak şekilde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama fiilinden açılan kamu davasının derdest olduğu, yukarıda belirtildiği üzere bu suç için Türk Ceza Kanununda öngörülen hapis cezasının alt sınırı üç yıl olduğundan suçun 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinin atıfta bulunduğu 1. fıkranın (a) bendi kapsamında kaldığı, ancak yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki çelişki ile tarafların birbirinden şikayetçi olmamaları da gözetilerek kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu kararın da istinaf edilmeden kesinleştiğinin görüldüğü, esasen tedbir mahiyetinde bir düzenleme olan 1136 sayılı Kanunun 5/3. maddesinin kişilerin avukatlığa kabulü konusundaki baro yönetim kurulu kararının kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bekletilmesine yönelik olduğu, gelinen aşamada ise söz konusu tedbir hükmünün uygulanmasına gerek kalmadığı, kesinleşen düşme kararının idari yargı merciince re'sen dikkate alınması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davalı yanında müdahil hakkında açılan kamu davası düşme kararı ile sonuçlanarak kesinleştiğinden ve 1136 sayılı Kanunun 5/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından sonucu itibarıyla yerinde görülen Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.