Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1956 E. , 2023/5142 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1956
Karar No : 2023/5142
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'in baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının, adı geçen hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde belirtilen silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturma yürütülmesi nedeni ile bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; müdahil ... hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esasına kayden açılan ceza davasında henüz bir karar verilmediği, kovuşturma konusu suçun niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, adı geçenin baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin anılan kovuşturma sonucuna kadar bekletilmesi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olacağından, bu husus gözardı edilerek Bakanlık görüşüne uyulmayarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ilgilinin ceza alarak mesleğe kabul şartlarını kaybetmesi halinde baro levhasından silineceğinin açık olduğu, Anayasa Mahkemesinin B.S. (Başvuru No:2020/8344) kararının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Müdahil ...'in 21/12/2016 tarihli baro levhasına kayıt istemi Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile rededdilmiş, ret kararına yapılan itiraz Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kabul edilerek adı geçenin baro levhasına kayıt edilmesine karar verilmiştir. Sözkonusu karar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24/07/2017 tarihli yazısı ile adı geçen hakkında 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde belirtilen suçtan Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturmanın sonucu ne olursa olsun KHK ile kamu görevinden ihraç edilenlerin kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceklerinin hükme bağlandığı belirtilerek, tekrar görüşülmek üzere iade edilmiştir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile geri gönderme gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle önceki kararda ısrar edilmiştir.
Bu işleme karşı Adalet Bakanlığınca açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; bu karara yönelik istinaf başvurusu da … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Bunun üzerine müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesinin 18/11/2020 tarih, Başvuru No:2018/36023 sayılı kararıyla hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir.
Müdahil ...'in, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurusu sonucu verilen hak ihlali kararı gereğince baro levhasına kaydının yapılması istemi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilmiş ve bu karar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca uygun bulunmuştur. Adı geçen hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı suçlardan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… esasına kayden yürütülen ceza kovuşturmasının derdest olduğu gerekçesi ile anılan karar Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere iade edilmiştir.
Bu defa Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile; dosya içeriği ve yeniden başvuru ile ilgili belgeler çerçevesinde bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı ve suçsuzluk karinesinin de dikkate alınması gerektiğinden bahisle önceki kararda ısrar edilmesi üzerine Adalet Bakanlığınca bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : "a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak,"; üçüncü fıkrasında, "Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir."; dördüncü fıkrasında ise, "Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; müdahil ... hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden açılan davada … tarih ve K:… sayılı karar ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiği ve bu kararın 06/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan işbu davaya konu baro levhasına kayıt ısrar kararı öncesinde; müdahil ...'in 21/12/2016 tarihli baro levhasına kayıt başvurusunun Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara yapılan itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca kabul edilerek adı geçenin baro levhasına yazılmasına karar verildiği, kamu görevinden ihraç edilenlerin kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri gerekçesiyle anılan kararın Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere iade edildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen ısrar kararının iptali istemiyle Adalet Bakanlığı tarafından ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada verilen iptal kararın kesinleşmesi üzerine müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih ve Başvuru Numarası: 2018/36023 sayılı kararıyla verilen hak ihlali kararı uyarınca ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yeniden yapılan yargılamada ise; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… esasına kayden yürütülen ceza kovuşturmasının derdest olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddedildiği, temyiz incelemesi neticesinde anılan kararın; idari işlemlerinin yargısal denetiminin işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olup iptal davasına konu idari işlem tarihinde mevcut olmayan, sonradan gelişen bir duruma dayanılarak meslek kuruluşlarına tanınan takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle müdahil hakkında derdest bir ceza kovuşturmasının bulunmadığı, Adalet Bakanlığı'nın geri gönderme kararına gerekçe olarak ise müdahilin 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olmasının gösterildiği gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesi'nin 25/10/2023 tarih ve E:2021/7391, K:2023/5125 sayılı kararı ile bozulduğu tespit edilmiştir.
Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak gösterilen ceza kovuşturmasının davacının baro levhasına kayıt olmak istemiyle yaptığı ilk başvurusuna istinaden verilen ısrar kararı tarihinde mevcut olmadığı, anılan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 22/08/2017 tarihli ısrar kararının, Danıştay 8. Dairesinin yukarıda anılan kararı ile, işlem tarihi itibariyle davacı hakkında derdest bir ceza kovuşturması bulunmadığından hukuka uygun bulunduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak gösterilen ceza kovuşturması neticesinde müdahil hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin iptali yönündeki
... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 25/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!