Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1836 E. , 2024/270 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1836
Karar No : 2024/270
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi kapsamında, 2014 yılında rödavansçı firma ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait sevk fişi ve faturaların kontrolünde sevkiyat ve satış miktarının 1.085.312,26 ton olduğu, üretim beyanının ise 800.000 ton ve satış miktarının 663.510,28 ton beyan edildiği ve mali bilgiler ile beyan arasında 412.052,28 ton eksik beyan edildiğinin tespit olunduğu gerekçesiyle şirketlerinin 77.632,00-TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılması yönünde tesis olunan … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Ankara ili, Mamak ilçesinde bulunan 6543 sicil sayılı II-a grubu maden sahasına ilişkin olarak davacının işletme ruhsatı ve izninin bulunduğu, ancak davaya konu işleme esas alınan 2014 yılında davacı ile imza edilen rödövans sözleşmesine bağlı olarak maden sahasının dava dışı başka bir şirketçe işletildiği, denetim ekiplerine bahse konu faturaların da aynı şirket tarafından sunulduğu, vergi müfettişinin raporunda dahi faturaları sunan dava dışı şirket yetkilisinin ifadesine başvurulduğunun görüldüğü, bu durumda, Anayasa'da da yerini bulan ve evrensel hukuk ilkelerinden olan cezaların şahsililiği ilkesi ve bu ilkenin sadece ceza hukukuyla sınırlı olmadığına, idari yaptırımlara ilişkin olarak da geçerli bulunduğuna dair yerleşik idari yargı içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin rödövans sözleşmesi ile maden sahasını işletme hakkını devrettiği dava dışı şirketin eyleminden sorumlu tutulması sonucunu doğuracak nitelikte tesis olunan davaya konu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Maden Kanunu'nun ek 7. maddesinde bir maden sahasının, ruhsat sahibi ile rödövansçı arasında akdedilen sözleşmeye istinaden işletme hakkının rödövansçıya devri halinde tarafların sorumluluklarına ilişkin olarak genel bir çerçeve çizildiği, bu çerçeve kapsamında rödövans sözleşmesine istinaden işletilen
maden sahalarıyla ilgili olarak ruhsat sahiplerinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarının sözleşmeden bahisle kalktığının, başka bir ifade ile tüm sorumluluğun rödövansçıya ait olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, bu durumda, 2014 yılında yapılan maden üretiminin eksik beyan edilmesi suretiyle haksız yere hak iktisap ettiği anlaşılan davacıya sübuta eren fiil nedeniyle idari yaptırım uygulanması gerekmekte ise de; olayda fiilin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklı olması sebebiyle idarece failin lehine olan kanun hükmünün tespit edilerek, bu hükme göre idari yaptırım uygulanması gerektiği sonucuna varılmış olup, davacıya anılan usule aykırı olarak işlem tarihindeki cezanın uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu'nun 10/7. fıkrasında haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahipleri için idari para cezası öngörüldüğü ve 8. fıkrada "ruhsat sahasında yapılan üretim ve satışların beyan edilmemesi" halinin de haksız surette hak iktisabı kabul edilen haller arasında sayıldığı, davacı şirketin ise; 2014 yılındaki sevkiyat ve satış tutarlarında 412.052,28 ton fark olduğunun … tarih ve … sayılı raporda tespit edildiği, ancak bu farka yönelik 23/11/2017 tarihli dilekçesi ekinde fatura ibraz etmesi üzerine denetim heyetince bir değerlendirme yapılmadığı, şirkete yönelik olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen incelemede 412.052,28 ton için ibraz edilen faturalara şirketin yasal defter ve belgelerinde rastlanılmadığının tespiti üzerine verilen idari para cezasının yasa ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!