Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1633 E. , 2023/6030 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1633
Karar No : 2023/6030
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 17.08.2021 tarihinde düzenlenerek tüm il Valilikleri ile İl Özel İdarelerine gönderilen "I(a) grubu HÜİ belgelerindeki izin süreçleri” konulu duyurunun iptal edilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, Çevre Kanunun 10. maddesinde bulunan ÇED süreci izlenmeden faaliyetlere izin verilmeyeceği, yönündeki düzenleme gözardı edilerek 81 il valiliğine gönderilen yazı ile ÇED gerekli değildir veya ÇED olumlu kararı bulunmayan kum-çakıl ocaklarına izin verilmesi yönünde talimat verildiğini, söz konusu talimatın idari görüş değil, kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğunu, talimatta isminde belirtildiğini bu nedenle dava açmakta ehliyetli olduğunu belirlenmiştir.
Dava konusu işlemden 03/09/2021 tarihinde haricen haberdar olduğunu, aynı gün idareye işlemin iptali talebiyle başvuruda bulduğunu, davalı idare tarafından 06/09/2021 tarihli işlem ile talebinin reddedildiğini, ve dava konusu talimatın kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Hammadde üretim izinlerinin hukuku, talep ve izin düzenlenme sürecinin, verilen maden ruhsatlarından farklı olduğunu, hammadde üretim izin belgeleriyle ilgili kamu kurum ve kuruluşunun ilgili projenin ihalesinden önce talep edildiğinden bu projelerin ihalesi yapılırken malzemenin alınacağı sahanın nerede olduğunun belli olması gerektiğini, Maden mevzuatında hammadde üretim izin belgeleri Maden Kanunu 7. maddesinde belirtilen ÇED, GSM ve mülkiyet izinlerinin alınması şartı aranmadan verildiğini, ancak söz konusu izinler tamamlanmadan sahada faaliyette bulunulmaması gerektiğinin ilgili kuruma bildirildiğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün, tüm valiliklere ve il özel idarelerine hitaben gönderdiği "1 (a) grubu HÜİ belgelerindeki izin süreçleri" konulu … gün ve … sayılı yazının iptali istenilmektedir.
Dava konusu genel yazıda belirtilen, maden işletme ruhsatları ve hammadde üretim izin belgeleri düzenlenmeden önce ÇED kararı istenilmesine gerek olmadığı şeklindeki görüşün; Çevre Kanunu'nun 10. maddesindeki "çevre sorunlarına yol açacak projeler kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar alınmadıkça bu projelere onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği..." hükmü karşısında hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği; davalı idarece, bu izinlerin her ne kadar kamu yararı kapsamında verilen özel izinler olduğu, bu izin kapsamında projeler ihale edilip sözleşme imzalandıktan sonra ÇED raporunun alınabileceği belirtilmekte ise de; böyle bir durumda izin sahibinin bu izne dayanarak kredi kullanıp, yatırımlara başlayacağı, maliyetlerin ve doğaya müdahalenin geri dönülemez noktalara geleceği düşünüldüğünde, bunun Değerlendirme Komisyonu üzerinde baskı oluşturabileceği ve izinden geri dönüşün zorlaşacağı anlaşıldığından genel yazının iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Dördüncü Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü.
Başkan …, üye … ve üye …'nin, dava konusu edilen "1 (a) grubu HÜİ belgelerindeki izin süreçleri" konulu yazının idarenin iç işlemi olup idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken icrai bir işlem olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği yönündeki ayrışık oyunlarına karşılık, dava konusu düzenleme yönünden kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi:
HUKUKİ SÜREÇ :
Balıkesir Valiliği'nin 08.11.2021 tarihli yazısı ile davalı idareden 'I(a) grubu madenlere ait hammadde üretim izin belgelerinin düzenlemesinden önce ÇED kararının istenip istenmeyeceği " hususunda davalı idareden görüşünün bildirilmesinin istendiği tespit edilmiştir.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ise davaya konu … tarih ve … sayılı işlemi tesis edilerek, "kamu kurum ve kuruluşlarına projeleri kapsamında verilen hammadde üretim izinleri Maden Kanunu'nun 7. maddesi gereği alınması zorunlu izinleri alması şartı aranmadan verildiğini, hammadde üretim izinleri verilmesine müteakip sözkonusu 7. madde izinlerinin alınmadan sahada faaliyette bulunulmaması gerektiğinin ilgili kuruma bildirildiği " yönünde işlem tesis edilerek tüm il Valilikleri ile İl Özel İdarelerine gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde, "Arama Ruhsatı : Belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi. İşletme Ruhsatı : İşletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi. İşletme İzni : Bir madenin işletmeye alınabilmesi için izin" olarak tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü
madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Madencilik faaliyetlerinde izinler " başlıklı 7. maddesinde, ".. Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanunun "İlk müracaat ve ruhsatlandırma" başlıklı 16. maddesinde, "... I. Grup (a) bendi madenler için alanlar il özel idarelerince ihale edilerek işletme ruhsatı verilir. İhale edilecek alanlar Genel Müdürlüğün uygun görüşü alınarak belirlenir. Bu madenlerin ihale bedeli büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idarelerinin hesabına yatırılır. Özel mülkiyete tâbi alanlar ihale edilemez. Mülkiyet sahibinin kendi mülkiyeti üzerinde ruhsat talep etmesi halinde bir bedel alınmaz. (Ek cümle: 10/6/2010-5995/9 md.) Bu madenler için, özel mülkiyete tabi alanlarda mülk sahibinin izninin alınması halinde büyükşehir belediyesi olan illerde valiliklerce, diğer illerde İl Özel İdaresi tarafından belirlenen muhammen bedelin yatırılmasını müteakip üçüncü şahıslara da ruhsat verilir. I. Grup (a) bendi maden ruhsatlarının alanları 10 hektarı geçemez..." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun " Devlet hakkı " başlıklı 14. maddesinde, "..Kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Genel Müdürlükçe ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verilir. Üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu yatırımının ihtiyacı olan üretim madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılır. Bu izinler çerçevesinde yapılacak üretimden Devlet hakkı alınmaz ve izinler proje süresini aşamaz." hükmü yer almaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(t) Hammadde üretim izni: Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya yap-işlet-devret modeli ile yapılan kamu yatırımları için görevli şirketçe projelerde kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için verilen izni.." olarak tanımlanmıştır.
Belirtilen Yönetmeliğin "İzinler" başlıklı 64. maddesi " Hammadde üretim izni verilen alana ilişkin olarak Kanunun 7 nci maddesi gereğince alınması gerekli izinler, hammadde üretim izin sahibi tarafından ilgili kanun hükümlerine göre yetkili mercilere müracaat edilerek alınır. İzinlerin alınmasına müteakip Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Kanunun 7 nci maddesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde faaliyeti gerçekleştirene Kanunun 7 nci maddesinin son fıkrasına göre idari para cezası uygulanarak, bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler.
Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.
Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü mevcuttur.
Dava Konusu İşlemin İncelenmesi:
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşuna izin verileceği, üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu yatırımının ihtiyacı olan üretimin madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılacağı, bu izinler çerçevesinde yapılacak olan üretimden devlet hakkı alınmayacağı ve izinlerin proje süresini aşamayacağı öngörülmektedir.
Dava konusu işleme dayanak alınan 21/09/2017 tarihli Maden Yönetmeliğinde; Hammadde üretim izni verilen alana ilişkin olarak Kanunun 7 nci maddesi gereğince alınması gerekli izinlerin hammadde üretim izin sahibi tarafından ilgili kanun hükümlerine göre yetkili mercilere müracaat edilerek alınacağı, izinlerin alınmasına müteakip Genel Müdürlüğe verilmesi zorunlu olduğu, Kanunun 7 nci maddesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde faaliyeti gerçekleştirene idari para cezası uygulanarak, bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulacağının düzenlendiği, çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar sürecinin de Maden 7 nci maddesinde alınması zorunlu izinler arasında belirtildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları olarak tanımlanan Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecine tabi tutulmadan hammadde üretim izin sahibinin faaliyetlerine izin verilmeyeceği Yönetmelik hükmü ile de düzenlendiğinden işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca, dava konusu işlemde Kanun ve Yönetmelikte yer alan ilkeler uyarınca, verilen hammadde üretim izin sahalarında Maden Kanununun 7 nci maddesinde düzenlenen izinlerin bu safhada değil üretim faaliyetinde bulunulması halinde uygulanacağı da belirtilmiştir.
Bu durumda, üst hukuk normlarına aykırı hükümler içermeyen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!