Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/8046 E. , 2023/4439 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8046
Karar No : 2023/4439
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1-(a) bendi uyarınca "Yükseköğretim kurumundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Fakülte Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararıyla davacının PKK/KCK Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla temyizde onanarak kesinleştiği dikkate alındığında Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (a) hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, istinaf mahkemesince kararın gerekçesiz olarak verildiği, gerekçeli karar hakkı bağlamında müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nın "soruşturmanın süresi ve zamanaşımı" başlıklı 13. maddesinde, eylemlerin işlendiği tarihten itibaren, en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı, disiplin amir veya kurulunun bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde zamanaşımı süresinin adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlayacağı, söz konusu ihtiyacın yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edileceğinin açıkça düzenlendiği, dolayısıyla müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararının 23/01/2014 tarihinde kesinleşmesine rağmen mevzuatın öngördüğü iki yıl içerisinde herhangi disiplin cezası verilmeyerek cezanın 29/01/2016 tarihinde verildiği , Yönetmelik'te öngörülen iki yıllık süre geçtikten sonra verilen disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ:
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1-(a) bendinde, "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" fiili yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayılmış, "soruşturmanın süresi ve zamanaşımı" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında da "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlendiği tarihten itibaren, en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir." hükmü yer almaktadır.
Yükseköğretim kurumu öğrencilerinin Yönetmeliğin 9-1-(a) maddesi uyarınca öğrencilikten çıkarılabilmesi için kesinleşmiş mahkeme kararının arandığı açıkça düzenlenmiş olup, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiilinin yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 05/06/2014 tarihinde cezaevinden verdiği kayıt dondurma dilekçesinin davalı idarece kabul edilerek davacının öğrencilik kaydının 1 yıl boyunca dondurulduğu, kayıt dondurma kararı verilmeden önce cezaevinde olduğu açık olan davacıdan hangi suçtan yargılandığı ve hakkında verilen bir mahkumiyet hükmü bulunup bulunmadığının sorularak durum açıkça anlaşılacakken, davalı idarece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 23/01/2014 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra en geç 23/01/2016 tarihine kadar disiplin cezasının verilmesi gerekirken, ilk disiplin cezasının 29/01/2016 tarihinde verildiği anlaşıldığından, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığı açık olduğundan bu husus göz önüne alınmadan verilen istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1-(a) bendi uyarınca açılacak disiplin soruşturmalarının ancak söz konusu kesinleşen mahkeme kararından haberdar oldukları tarihten sonra açılabileceği ve bu yönde disiplin cezası verileceği, dolayısıyla kesinleşen mahkeme kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağının kabulü gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından verilen kayıt dondurma dilekçelerinde, hangi suçtan yargılandığı ve hakkında verilen bir mahkumiyet kararı bulunup bulunmadığı yönünde davalı idareye bir bilgilendirme yapılmadığı gibi adli yargı mahkemelerince de davalı idareye bu konuda herhangi bir tebligatın yapılmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davacı hakkında verilen ve yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren kesinleşmiş mahkeme kararının, Edirne F Tipi Cezaevi Yüksek Güvenlikli Kapalı İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı suçun mahiyetini belirten yazısı ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu'nun … tarih ve … sayılı yazısı aracılığıyla davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idarece de 13/10/2015 tarihinde ilk olarak disiplin soruşturması açıldığı ve 29/01/2016 tarihinde de disiplin cezasının verildiği görüldüğünden, kesinleşmiş mahkeme kararının davalı idareye tebliğinden itibaren iki yıl içinde disiplin cezasının verildiği, verilen disiplin cezasının savunma alınmadığı gerekçesiyle iptaline dair ... İdare Mahkemesi'nin E:…, … sayılı kararı sonrasında davacının usulüne uygun olarak alınan savunması sonrasında verilen ve dava konusu edilen disiplin cezasının, disiplin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığına yönelik davacı iddiasına itibar edilmemiştir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : X- İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1-(a) bendinde, "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" fiili Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayılmış, "Soruşturmanın süresi ve Zamanaşımı" başlıklı 13. maddesinin 3. Fıkrasında da " Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlendiği tarihten itibaren, en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ancak, disiplin amir veya kurulunun, bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyduğu hallerde; zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Söz konusu ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir karar ile tespit edilir." hükmü yer almaktadır.
Yükseköğretim kurumu öğrencilerinin Yönetmeliğin 9-1-(a) maddesi uyarınca öğrencilikten çıkarılabilmesi için kesinleşmiş mahkeme kararının arandığı açıkça düzenlenmiş olup, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiilinin yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 05/06/2014 tarihinde cezaevinden verdiği kayıt dondurma dilekçesinin davalı idarece kabul edilerek davacının öğrencilik kaydının 1 yıl boyunca dondurulduğu, kayıt dondurma kararı verilmeden önce cezaevinde olduğu açık olan davacıdan hangi suçtan yargılandığı ve hakkında verilen bir mahkumiyet hükmü bulunup bulunmadığının sorularak durumunun açıkça ortaya konulması gerekirken davalı idarece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 23/01/2014 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra en geç 23/01/2016 tarihine kadar davacı hakkında ilk disiplin cezasının verilmesi gerekirken, 29/01/2016 tarihinde verildiği anlaşıldığından, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığı açık olduğundan bu husus göz önüne alınmadan verilen istinaf kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!