WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7824 E.  ,  2023/4438 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7824
Karar No : 2023/4438

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Yükseköğretim kurumundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davalı Üniversite Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle uğramış olduğu manevi zarara karşılık 350.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; harç ve posta gideri avansının tamamlanması için davacıya tebliğ edilen 20/01/2017 tarihli Başkanlık yazısı gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yazılan 03/03/2017 tarihli ikinci Başkanlık yazısının 08/03/2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın tanınan süre içerisinde bildirilen eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce ilk olarak davacının Mernis adresine 04/01/2017 tarihinde tebligat yapıldığı, UYAP üzerinden yapılan kontrol neticesinde Mernis kayıtlarında davacının herhangi bir adresinin bulunmadığının tespiti sonucu 2577 sayılı Kanunun 6/4. maddesi uyarınca oluşturulan Başkanlık Müzekkerelerinin ve nihayetinde alınan davanın açılmamış sayılması kararının Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, istinaf başvurusuna konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, 28/04/2017 tarihinde (Tebligat Kanunun 35. maddesine göre) davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı istinaf süresinin otuz gün olduğu ve bu sürenin 28/05/2017 günü sona erdiği, davacının ise 13/08/2021 havale tarihli dilekçe ile istinaf isteminde bulunduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Isparta İdare Mahkemesince yapılan tebligatların usulsüz olduğu, usulsüz yapılan tebligatlar sebebiyle Mahkemece verilen ara karar ve hükümden haberdar olmadığı, usulüne uygun tebligat yapılmaması sebebiyle hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, hukuka ve yasal mevzuata uygun olarak verilen istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı üniversitede öğrenci olan davacının, FETÖ/PDY mensupları tarafından örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanılan Bylock programının telefonunda tespit edildiği gerekçesiyle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 350.000-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, bu Kanun'da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; 60. maddesinde ise, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; 21. maddesinin 1. fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı; 2. fıkrasında ise, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı; 35. maddesinin 1. fıkrasında," kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.", 2. fıkrasında ise, "adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı" hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle 02/12/2016 tarihinde dava açtığı, dava dilekçesinde adli yardım isteminde bulunduğu, adli yardım isteminin karara bağlanması için Mahkemece 14/12/2016 tarihli Ara Kararı ile davacıdan mali durumuna ilişkin belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, verilen bu kararın davacının dava dilekçesinde belirttiği adresine tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında gösterilen adresin boş olduğu ve davacının ismen tanınmadığı posta memurunca belirtilerek merciine iade edildiği, sonrasında Mahkemece Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca davacının mernis adresi olarak görünen aynı adrese tebliğ edildiği, posta memurunca "tanınmıyor" notu düşülerek Mahalle Muhtarına teslim edildiği ve muhatabın kapısına yapıştırıldığının belirtildiği, davacı tarafından Mahkemece istenen belgeleri göndermediği gerekçesiyle adli yardım isteminin reddedildiği ve davacıya harç ve posta ücretlerinin ödenmesi istemiyle para isteme yazısının Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı, davacı tarafından harç ve posta ücretinin yatırılmaması üzerine 2. kez para isteme yazısı gönderildiği, bu yazının da Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı, davacının parayı yatırmaması üzerine Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın da Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca davacıya tebliğe çıkarıldığı, posta memurunca evrakın bir suretinin kapıya yapıştırıldığı belirtilerek 28/04/2017 tarihinde tebliğ edildiğinin tebliğ mazbatasına yazıldığı, davacının tebligatların usulsüz olduğunu belirterek cezaevinde olması sebebiyle, Mahkemeye davasının hangi aşamada olduğunu sorması üzerine Mahkemece alınan kararın kendisine cezaevi aracılığıyla gönderilerek karardan 27/08/2021 tarihinde haberdar olduğu belirtilerek Mahkeme kararını 13/09/2021 tarihinde istinaf etmesi üzerine; istinaf isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin süreaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir.
Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için öncelikle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre muhatabın bilinen en son adresine öncelikle usulüne uygun olarak tebligat yapılması gerekmektedir.
Dosya kapsamında bulunan tebligat mazbatalarının incelenmesinden; davacının mali durumunu gösteren belgelerinin istendiği Ara Kararı'nın davacıya ilk olarak 22/12/2016 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı, posta memurunun tebligat mazbatasına gösterilen adresin boş olduğu, muhatabın ismen tanınmadığı belirtilmesine rağmen, almış olduğu bu bilgilerin kimden alındığı yönünde bir ibareye yer verilmediği gibi bilgiyi veren kişinin imzasının veya imzadan imtina ettiğine dair bir ibarenin de yazılmadan merciine iade edildiği görülmektedir. Davacı tarafından ise o tarihlerde belirtilen adreste oturduklarını, posta memuru tarafından gerekli araştırmaların yapılmadığı iddia edilmiştir.
Tebligat mazbatasında, posta memuru tarafından yapılan araştırmalar sonucunda bilgi aldıkları kişilerin imzasının alınması veya imzadan imtina ettiklerinin belirtilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacıya yapılan ilk tebligat mazbatasının belirtilen hususları içermediği görüldüğünden yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, ilk tebligatın usulsüz olması sonrasında doğrudan davacının mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmayacağı hususu da göz önüne alındığında bu tebligatın da usulsüz olduğu ve usulüne uygun bir tebligat yapılmaması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağı da açık olduğundan, davacıya yapılan tebligatların usulsüz olması sebebiyle davacının istinaf isteminin süreden reddine dair verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarle, istinaf mahkemesince işin esasına geçilerek yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 06/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yer alan nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.