Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7082 E. , 2023/7300 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7082
Karar No : 2023/7300
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, doktora programında azami süresini tamamladığından bahisle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Hacettepe Üniversitesi matematik anabilim dalında yüksek lisans öğrenimini bitirdikten sonra 14.09.2012 tarihinde doktora öğrenimine başlayan davacının 14.09.2011 tarihinde Çankaya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile araştırma görevlisi olarak atamasının yapıldığı, ardından 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca müteakip 1 yıl süreler ile 13.09.2016 tarihine kadar görev süresi uzatılan davacının … tarih ve … sayılı davalı idare işlemi ile görev süresinin bu tarihten itibaren 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi uyarınca 1 yıl süre ile uzatılmaya başlandığı, daha sonra … tarih ve … sayılı işlem ile 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi uyarınca görev süresi 1 yıl uzatılan davacının 11.09.2018 tarih ve 0604 sayılı işlemle azami süre olan 6 yıl içerisinde doktora eğitimini tamamlamadığından bahisle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, bilahare davacının doktora çalışmasını azami süresi (12 yarıyıl) içerisinde tamamlayamadığından bahisle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Rektör ve Mütevelli Heyet Başkanı tarafından birlikte imzalanarak tesis edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, 2547 sayılı Yasa uyarınca; vakıf üniversitelerinde öğretim elemanları ve diğer personelin sözleşmelerinin, atamalarının ve görevden alınmalarının mütevelli heyetince yapılacağı, mütevelli heyetinin yetkilerini vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde devredebileceği, bakılan uyuşmazlıkta, doktora çalışmasını azami süresi (12 yarıyıl) içerisinde tamamlayamadığından bahisle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesinin rektörlük makamı imzasıyla mütevelli heyet başkanlığının oluruna sunulduğu görüldüğünden, mütevelli heyeti tarafından üniversite rektörüne dava konusu işlem yönünden bir yetki devri yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için Mahkemenin 24.02.2021 tarihli ara kararı ile davalı İdareden; "dava konusu işlem tarihi itibariyle; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 5. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen kural uyarınca, Mütevelli Heyeti tarafından Üniversite Rektörü'ne dava konusu işlem bakımından bir yetki devri yapılıp yapılmadığının sorularak, bu konudaki tüm bilgi ve belgelerin onaylı ve okunaklı bir örneğinin Mahkeme dosyasına sunulmasının" istenildiği, söz konusu ara kararı üzerine dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden ise mütevelli heyetince kullanılabilecek söz konusu yetkinin rektöre devredildiğine dair herhangi bir mütevelli heyet kararının dava dosyasına sunalamadığı, dolayısıyla davacının araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesinin rektörlük makamı imzasıyla mütevelli heyet başkanlığının oluruna sunulduğu hususu da dikkate alındığında yetki devri yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, hukuka aykırılığı belirlenen bireysel işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali hakların her bir ay için ayrı ayrı hesaplanarak tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı mali hakların her bir ay için ayrı ayrı hesaplanarak tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanamayacağı, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, … Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, doktora programında azami süresini tamamladığından bahisle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İstinaf Mahkemesi kararının; "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısım yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İstinaf Mahkemesi kararının, "davacının yoksun kaldığı mali hakların her bir ay için ayrı ayrı hesaplanarak tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısım yönünden;
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir.
Buna karşın, belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerekmektedir. Bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. İdari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; 2547 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesine aykırı olarak, mütevelli heyet başkanının oluru ile tesis edilen sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle, davacının parasal hakları bakımından "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca, temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ;
a) Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
b) Davacının yoksun kaldığı mali hakların her bir ay için ayrı ayrı hesaplanarak tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının davalıya iadesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!