WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/678 E.  ,  2024/1489 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/678
Karar No : 2024/1489

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Tesisleri ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

3- (DAVACILAR) …, …, …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların malik olduğu İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, … mevkii, … pafta, … ada, … parsel numaralı taşınmaz üzerindeki apartmanda Kabataş-Mahmutbey metro inşaatı çalışmaları nedeniyle meydana gelen çatlaklar neticesi oluşan zararın tazmini için 30.600,00-TL güçlendirme masrafı, 408.000,00-TL sıva, boya, zemin kaplaması gibi ince işler masrafı ve 132.000,00-TL 4(dört) aylık çalışma süresinde oluşacak kira kaybı ve taşınma masrafları olmak üzere toplam 570.600,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Kabataş-Mahmutbey Metro Hattı işinin 13.05.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile müdahil şirkete ihale edildiği, anılan sözleşme kapsamında müdahil şirket tarafından 17.11.2016-30.04.2017 tarihleri arasında davacılara ait binanın altında 55 metre derinlikte tünel açma faaliyeti gerçekleştirildiği, binanın yaklaşık 60 yaşında olması ve tünel açma faaliyeti sırasındaki sarsıntıların birleşmesi nedeniyle, taşınmazda bulunan ve yıllar içerisinde gelişen korozyon çatlaklarının, tünel çalışmalarının etkisiyle bir miktar daha ilerlediği ve yeni çatlakların ortaya çıktığı, tespit edilen hasarların basit tamir bakım çalışması yapılarak giderilmesinin mümkün olduğu, oluşan bu hasarlar nedeniyle binanın güçlendirilmesine ve onarım sırasında taşınmazın tahliyesine gerek olmadığı, söz konusu binada meydana gelen hasarın %50 binanın eski bir yapı olmasından, %50 de tünel açılmasından kaynaklanabileceğinin anlaşıldığı, buna göre olayda davalı İETT'ye atfedilebilecek idari bir eylem bulunmadığından anılan idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceği, İBB'nin yetki ve sorumluluğunda gerçekleştirilen tünel açma faaliyetinin gerçekleştirilmesinde, tünelin geçtiği güzergahtaki binaların zarar görmesini önleyecek tedbirlerin alınmaması nedeniyle davalı İBB'nin hizmet kusurunun bulunduğu, idarenin kusurlu eylemi ile davacılara ait binanın yaşından kaynaklanan yıpranmanın birleşmesi ile meydana gelen 30.000,00-TL+KDV(3.600,00)=33.600,00-TL tutarındaki zararın, %50'sinin tünel yapımından kaynaklanması nedeniyle 16.800,00-TL'lık kısmından davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiği, davalı idarece gerçekleştirilen tünel açma faaliyetinin davacılara ait binada güçlendirme yapılmasını gerektirecek boyutta bir zarar vermediği ve yapılacak onarım faaliyetinin binanın tahliyesini gerektirmediğinden davacıların güçlendirme masrafları ile kira kaybı ve nakliye giderlerine yönelik talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, zararın binanın eski olmasından kaynaklandığı, bilirkişi raporunun afaki tespitler içerdiği ve tamamıyla varsayımlara dayandığı, benzer olaylarda tazminat istemlerinin reddine karar verildiği ve bu dosyalarda yer alan bilirkişi raporlarında hasarla metro çalışması arasında illiyet bağı kurulamadığına ilişkin tespitlere yer verildiği, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, zararın binanın eski olmasından kaynaklandığı, bilirkişi raporunun afaki tespitler içerdiği ve tamamıyla varsayımlara dayandığı, benzer olaylarda tazminat istemlerinin reddine karar verildiği ileri sürülmektedir.
3- Davacılar …, … ve … tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kusur oranının daha yüksek olduğu, zararın düşük hesaplandığı, diğer davalı İETT'nin de kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, maliki oldukları İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, … mevkii, … pafta, … ada, … parsel numaralı taşınmaz üzerindeki apartmanda Kabataş-Mahmutbey metro inşaatı çalışmaları neticesinde çatlaklar oluştuğu, meydana gelen hasarın tespiti için … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit uyarınca zararın tazmini istemiyle yaptıkları başvurunun reddolunduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazda meydana gelen çatlaklar neticesi oluşan zararın tazmini için 30.600,00TL, güçlendirme yapılması, sıva, boya, zemin kaplaması gibi ince işlerin yapılması için 408.000,00TL ve 4(dört) aylık çalışma süresinde oluşacak kira kaybı ve taşınma masrafları için 132.000,00TL olmak üzere toplam 570.600,00TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. İdari yargı da, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın idari faaliyetten doğmadığını gösterir. Zararın oluşmasında zarara uğrayanın veya üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde ise idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ya da kusur ölçüsünde azalacağı açıktır.
Mahkeme kararının, 553.800,00-TL tutarındaki maddi tazminat istemi ve hizmet kusuru bulunmadığından davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine ilişkin kısmın incelenmesinden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, davanın kısmen kabulü ile 16.800,00TL tutarındaki maddi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine ilişkin kısmın incelenmesinden;
Uyuşmazlığın çözümü amacıyla İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ibraz edilen 07.02.2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde; gözlemlenen hasarlara yer verildikten sonra "davacılara ait binanın yaklaşık 60 yaşında oldukça eski bir yapı olduğu, bu yapıda bir takım duvar çatlaklarının olmasının muhtemel olduğu, binada tespit edilen bu yapısal olmayan duvar çatlaklarının tünel açma çalışmaları sırasında oluşmuş olabileceği ya da mevcut alan çatlakların bir miktar daha artabileceği, mevcut hasarların bir kısmının daha önce de var olabileceği, ancak tünel çalışmaları sırasında mevcut olan bu hasarların bir miktar daha etkilenmiş olmasının muhtemel olduğu, bir kısım yeni çatlakların da oluşmuş olmasının ihtimal dahilinde olduğu, mevcut hasarların %50 binanın eski bir yapı olmasından, %50 de tünel açılması nedeniyle oluşmuş olabileceği" şeklindeki gerekçe ile kusurlandırıldığının anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu kusurlandırmanın bilimsel ve teknik açıklamalara dayanmadan tamamen varsayımlardan yola çıkarak yapıldığı ve bu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, aynı olaya bağlı olarak … pafta, … ada, … no'lu parsel üzerinde bulunan taşınmazın 5 dairesinin maliki tarafından açılan davada, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ibraz edilen 02/08/2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde; "...kolon çatlaklarının beton içerisindeki donatının korozyonuna bağlı olarak ortaya çıkan çatlaklar olduğu, söz konusu fotoğraflarda kolon veya kiriş gibi taşıyıcı elemanlarda kesme(kayma) çatlağı vb. başka bir hasar görülmediği, korozyon çatlaklarının betonun kalitesi ile ilgili olduğu ve yıllar içerisinde gelişebileceği, ...dava konusu binada meydana gelen çatlak hasarlarının metro tünel inşaatı nedeniyle meydana gelmiş olamayacağı ve söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen rutubet sorunlarından kaynaklanan düşey çatlakların metro tünel inşaatı ile ilgisinin bulunmadığı, ...Sulh Hukuk Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan tespite konu çatlak nitelikli hasarların metro tünel inşaatından ziyade söz konusu binanın yapım yılı, yaşı dikkate alındığında yapıdaki mevcut olan korozyon nedeniyle meydana gelebileceği, eğer söz konusu binada korozyon olmasaydı, korunaklı ya da yeni bir bina olsaydı bu denli düşey çatlaklığın oluşmayacağı, … San. Tes. Tic. A.Ş tarafından sunulan ve kazı öncesinde-esnasında ve sonrasında yapılan ölçümler incelendiğinde söz konusu metro inşaatının dava konusu binada düşey çatlaklı hasarlara neden olamayacağı..." şeklindeki bilimsel ve teknik verilere dayanılarak açıklamalarda bulunulduğu, müdahil … San. Tes. Tic. A.Ş tarafından sunulan ve kazı öncesinde-esnasında ve sonrasında yapılan ölçümler de incelenerek hazırlanan bu rapora göre binadaki hasarla metro çalışması sebebiyle yapılan kazı çalışması arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı görülmektedir.
Bunun yanı sıra, aynı çevrede çok önceden yapılmış finiküler projesi, meydan düzenlemesi-transfer merkezi (martı) projesinin hayata geçirildiği, söz konusu binadaki hasarın ortaya çıktığı zamanlamanın tam belli olmadığından bahsedilen projelerin de yapıya etki etmiş olabileceği anlaşılmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
Tüm bu hususlar ve binanın yaşı dikkate alındığında, somut olaydaki basit tadilatla giderilebilecek hasarın normal olduğu, tespit edilen hasar ile davalı idarenin faaliyeti arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü ile 16.800,00-TL tutarındaki maddi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine ilişkin kararın bu kısmında ve bu karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının;
a) ... TL tutarındaki maddi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğu ile;
b) …-TL tutarındaki maddi tazminat istemi ve hizmet kusuru bulunmadığından davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliği ile;
3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın onanması gerektiği oyuyla kararın bozulan kısmına ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.