Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6730 E. , 2023/4929 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6730
Karar No : 2023/4929
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil Mesut Gürgil'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi’nin … (Başvuru No:…)kararında belirtilen gerekçesi doğrultusunda müdahilin 12/01/2018 tarih ve 30299 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarılmış olmasının, baro levhasına kaydı için engel teşkil etmediği ancak, müdahilin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki suçlardan "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan, … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, mahkumiyet kararının halen istinaf aşamasında olduğu dikkate alındığında, belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda dava konusu ısrar kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının verildiği tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş bir beraat kararı bulunduğu, sözkonusu beraat kararının varlığına rağmen davacı Bakanlık tarafından ısrar işleminin iptali istemiyle açılan davada, masumiyet karinesi gereği anılan ceza kovuşturmasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, masumiyet karinesi gözardı edilerek verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın avukatlık yapmak hakkının engellenmesinin Anayasa'da güvence altına alınan çalışma hak ve özgürlüğüne aykırı olduğu, baro levhasına kayıt konusunda verilen bekletme kararlarında süre sınırının olmamasının çalışma hakkına ölçüsüz müdahale niteliğine olduğu, idareye mevzuat ile tanınan takdir yetkisini yok edecek şekilde geniş yorum yapılmak suretiyle verilen iptal kararının hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından müdahilce yapılan yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kullanılmayan …- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde müdahil tarafa iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 18/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!