WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6329 E.  ,  2023/7934 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6329
Karar No : 2023/7934

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mevzuat hükümlerine göre kapatılan okullarda görev yapıp çalışma izni iptal edilenlere tekrar çalışma izni düzenlenebilmesinin, bu hususta talepte bulunan kişilerin milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının bulunmaması şartına bağlandığı; somut uyuşmazlıkta, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararında davacı hakkında aktarılan tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı/irtibatı bulunduğu hususunu ortaya koyduğu, davacının çalışma izni verilmesi için gerekli olan milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine irtibatı ve iltisakı bulunmama koşulunu sağlamadığı, davacının özel öğretim kurumlarında çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışma izninin, sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca, kanun ve yönetmelikte belirlenen usuller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinleri ilgili özel öğretim kurumuna münhasır olacağı gibi söz konusu özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle de sınırlı olacağı, dolayısıyla belirtilen şekilde bir sözleşme imzalanmadan genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine de imkan bulunmadığı, davacının daha önce iptal edilen ve kapatılan kuruma özgü olarak düzenlenen çalışma izninin iade edilmesi yönündeki talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi dikkate alındığında; özel öğretim kurumlarında görev alacak personel hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyete ilişkin bir karar veya tespit olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle de personelin görevine son verilebileceği anlaşıldığından; "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında verilen beraat kararının, davacının çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetimi yönünden bağlayıcı olmayacağı açıktır. ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarihli ve E:..., K:...sayılı beraat kararında yer alan tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu hususunu ortaya koymak için yeterli olduğu kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu gerekçeyle temyize konu Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlıkta; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve ...sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Somut olayda; davacının çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Komisyonun 09/03/2020 tarihli toplantısında yapılan inceleme neticesinde reddedildiği, komisyon kararında ret gerekçesine yer verilmediği ve dosya kapsamında da buna ilişkin belgelerin yer almadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararında "... Sanık hakkında yapılan yargılamada; sanığın sağlık çalışanları grubuna 2010-2011 yıllarında sohbet hocalığı yaptığı, sanığın örgüte müzahir ... Kolejinde öğretmenlik yaptığı, sanığın örgütün sohbet toplantılarına katıldığı hususlarının tespit edildiği, sanığın eylemleri yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, sanığın sağlık çalışanlarına 2010-2011 yıllarında kısa bir dönem sohbet verdiği hususundaki beyanının genel olarak tanık beyanları ile örtüştüğü, bu hali ile sanığın sohbet hocalığını kısa bir dönem ve 17/25 Aralık sürecinden önce yaptığı hususunun tespit edildiği, "süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacının hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği"; sanığın KPSS atanamamış olması nedeniyle maddi geçimini sağlamak maksadıyla örgüte müzahir ... Kolejinde çalışmış olduğunu beyan ettiği; sanığın beyanlarının aksini ispatlar nitelikte dosyada delil elde edilemediği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları göz önünden bulundurulduğunda sanığın örgüte ait kurumlarda çalışmasının ve sohbet toplantılarına dinleyici olarak katılmasının örgütün sözde liderinin her türlü emir ve talimatını sorgulamaksızın teslimiyet duygusuyla yerine getirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığından; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli olamayacağı kanaatine varılarak..." ifadelerine yer verildiği görülmüş olup; Mahkemece beraat kararında yer alan bu tespitlerin ve idarenin ret gerekçesinin dayanaklarına ilişkin yeterli araştırma yapılmayarak davanın reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 27/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Uyuşmazlıkta; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; ... kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Kamu hizmetinde çalıştırılmama gerekçelerinden olan terör örgütü ile "iltisak" ve "irtibat" durumu ceza yargısının alanına girmemekte, suç isnadı olmaksızın sadece ilgilinin kamu görevi yapmasına engel olmaktadır. Her kamu görevlisinin az veya çok kamu gücü kullandığı ve bu güç ile vatandaşlar üzerinde etkili işlemler tesis ettiği dikkate alındığında, yapılan düzenlemelerden, Kanun koyucunun, terör örgütleri ile anlayış ve davranış birliği içinde olanların kamu gücü kullanmalarını engellemek üzere kamu hizmetinden uzak tutulmalarını murad ettiği anlaşılmaktadır. Zira, FETÖ/PDY özelinde daha belirgin şekilde ortaya çıktığı üzere illegal yapılar önce bireysel sonra da örgütsel boyutta kamu gücünü yasal görünümlü yöntemlerle elde etmekte, böylece anlayış ve davranış birliği içinde olduğu grup, örgüt veya yapıya şu veya bu şekilde menfaat sağlarken diğer bireyler aleyhine işlem ve eylemde bulunmaktadırlar.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, davacının kamu hizmeti yapmasını engelleyen çalışma izni verilmemesi işleminin haklılığı denetlenmektedir.
Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni verilmeyenler hakkında ceza kovuşturması da yürütülebilmektedir. Ceza kovuşturması sonunda ilgililerin mahkumiyetine karar verilmesi mümkün olduğu gibi beraat etmeleri de mümkündür. Kamu görevlilerinin terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, çalışma izninin iptali ya da çalışma izni başvurusunun reddi işlemi hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Zira 5580 sayılı Kanunun 4.maddesinde özel eğitim kurumu yönetici ve personelinde asla bulunmaması gereken bir sakıncanın varlığı yani terör örgütü üyeliği, mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
Çalışma izni talep edilen kişi hakkında hiçbir ceza kovuşturmasına başlanılmaması ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması veyahut ceza yargılaması sonunda beraat kararı verilmesi, kendiliğinden bu kişilere çalışma izni verilmesini zorunlu kılmaz. Zira, çalışma izni verilmemesi nedenleri sadece üyelikle sınırlı tutulmamış, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de çalışma izni verilmemesinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14.11.2019, P:30, R.G 13.02.2020 / 31028). İltisak ve irtibat kavramı, "anlayış ve davranış birliği içinde birlikte hareket etme, gönüllü şekilde tabi olma, eylemlerini; bir grubun, örgütün ya da yapının bireysel iletişim, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları, işaretleri, talimatları ve yönlendirmeleri çerçevesinde belirleme" şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu durumda; özel öğretim kurumlarında görev alacak personel hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyete ilişkin bir karar veya tespit olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle de personelin görevine son verilebileceği anlaşıldığından; "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında verilen beraat kararının, davacının çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetimi yönünden bağlayıcı olmayacağı açık olduğundan dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlılık halinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararında "... sanığın sağlık çalışanlarına 2010-2011 yıllarında kısa bir dönem sohbet verdiği hususundaki beyanının genel olarak tanık beyanları ile örtüştüğü, bu hali ile sanığın sohbet hocalığını kısa bir dönem ve 17/25 Aralık sürecinden önce yaptığı hususunun tespit edildiği, süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacının hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği; sanığın KPSS ile atanamamış olması nedeniyle maddi geçimini sağlamak maksadıyla örgüte müzahir Sunguralp Kolejinde çalışmış olduğunu beyan ettiği; sanığın beyanlarının aksini ispatlar nitelikte dosyada delil elde edilemediği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda sanığın örgüte ait kurumlarda çalışmasının ve sohbet toplantılarına dinleyici olarak katılmasının örgütün sözde liderinin her türlü emir ve talimatını sorgulamaksızın teslimiyet duygusuyla yerine getirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığından; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli olamayacağı kanaatine varılarak..." ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Bu itibarla; ... Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında verilen beraat kararında yer alan tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu hususunu ortaya koymak için yeterli olduğu kanaatine varıldığından davacının anılan beraat kararına istinaden çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden; davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu gerekçeli olarak reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.