WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6130 E.  ,  2024/919 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6130
Karar No : 2024/919

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Maden Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket uhdesinde bulunan Adana ili, Pozantı ilçesi, Sicil:… sayılı IV. Grup Krom maden ruhsatına ait daimi nezaretçi defterinin uygun olarak tutulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Yasasının 10/6. maddesi uyarınca 31.054,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; daimi nezaretçi defterinin uygun olarak tutulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 10/6. maddesi uyarınca davacı hakkında aynı içerikte … gün ve … sayılı, … gün ve … sayılı ve dava konusu … gün ve … sayılı işlemin tesis edildiği, dolayısıyla tek bir fiilinden ötürü davacının 3 kez cezalandırılması yoluna gidildiği, önceki işlemlerin tebliğ edilememesinin işlemlerin hukuk düzleminde varlığını ortadan kaldırmayacağı, davalı idare tarafından, … gün ve … sayılı işlem ile … gün ve … sayılı işlemlerin geri alınması, kaldırılması veya iptali yönünde herhangi bir işlemin tesis edilmediğinin beyan edildiği, dava konusu işlemde de önceki işlemlerin geri alındığına veya iptal edildiğine dair bir ibarenin bulunmadığının görüldüğü, sonuç olarak davacı şirketin tek bir fiilinden ötürü birden fazla ceza ile cezalandırıldığı ve bu şekilde çifte cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirketin işlediği fiilin 2019 yılı içerisinde işlenmemiş olmasına rağmen cezanın 2019 yılı değerleme oranı dikkate alınarak uygulandığı, dolayısıyla zaman bakımından cezanın yanlış uygulandığı anlaşıldığından, bu yönüyle de dava konusu işlem hukuka uygun bulunmadığı, son olarak; idari para cezasına dayanak 23/05/2018 günlü heyet raporunda "Daimi nezaretçi defteri Ek Form-4'e uygun tutulmamıştır (Ocağı yansıtmamaktadır)." ibaresine yer verildiği, dava konusu işlemde ve işleme dayanak raporda daimi nezaretçi defterindeki aykırılığın açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı, hangi yönüyle Ek Form-4'e uygun tutulmadığının ve fiilin ne zamana yönelik olduğu hususunda tereddütün oluştuğu, raporda yer alan "ocağı yansıtmamaktadır" ibaresinin hangi yıla dair tespite ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, dolayısıyla cezanın gerekçesinin -cezaya neden olan fiilin ve zamanının- net ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde dava konusu işlemde belirtilmesi gerekmekte iken bu durum göz ardı edilerek tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, daimi nezaretçi defterinin Ek-4'e uygun bulunmaması nedeniyle … gün ve … sayılı işlem ile … gün ve … sayılı işlemlerle davacı hakkında idari para cezalarının tesis edildiği, bu işlemlerin tebligatının KEP ortamında yapılamaması nedeniyle mükerrer ceza uygulaması yapılması amaçlanmadan önceki yazıda belirtilen idari para cezasının davacıya tebliğini gerçekleştirmek amacı ile ancak yeni bir yazı içeriğinde dava konusu işlem tesis edilerek davacı şirkete tebliğ edildiği, tebliğ edilemeyen işlemler nedeniyle davacı hakkında icrai bir işlem yapılmadığı, davacı hakkında tek bir işlem tesis edildiği; heyet raporunda belirtilen daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulmadığını gösterir ilgili sayfalardan Mahkemeye birer suret sunulduğu, bu sayfaların üstünde hangi tarihte tutulduğunun belirlenebilir olduğu ve tüm sayfaların 2018 yılına ait olduğu, madenlerin faaliyetlerinin ancak daimi nezaretçi defterine göre incelenebildiği, bu nedenle defterlerin madenlerin korunması ve iş güvenliği kuralları açısından büyük önem arz ettiği, ancak dava konusu daimi nezaretçi defterinin Ek Form-4'e hiçbir şekilde uymayan bir şekilde eksik/yetersiz bir şekilde düzenlendiği, defterin maden sahasında yürütülen faaliyeti yansıtmadığından düzenli tutulmuş sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrasının 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki halinde; "Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi taktirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 20.000 TL idari para cezası verilir." hükmü yer almaktadır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin 125. maddesinin 1/g fıkrasında, "Daimi nezaretçi defterinin; daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi/hammadde üretim izin sahibi/rödövansçı/faaliyeti gerçekleştiren ile birlikte imzalanması zorunludur. Daimi nezaretçi defterinin muhafazası daimi nezaretçiyi istihdam edenin sorumluluğundadır. Defterin ibraz edilmemesi veya Ek-4’te belirtilen bilgileri içerecek şekilde düzenli tutulmaması halinde, ruhsat sahibi hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince işlem tesis edilir." düzenlemesi daimi nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Maden Yönetmeliği Ek-4'te daimi nezaretçi defterinde rapor edilmesi gereken hususlara yer verilmiş olup, bu hususlar arasında "mevcut ocak/ocakların temsili koordinatı", "basamak şev açısı, basamak yüksekliği, genişliği ve basamak sayısı", "üretim ve stok miktarı" , "üretim yapan hakkında bilgi" , "üretim yöntemi hakkında bilgi" gibi üretime yönelik düzenlemelere yer verilmiş; ayrıca defterde yer alması gereken hususlarda herhangi bir değişikliğe uğramayanların defterde en az bir kez açıklanmasının yeterli olduğu, değişiklik olması durumunda defterin revize edilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
İdare Mahkemesince, davacı şirketin tek bir fiilinden ötürü birden fazla ceza ile cezalandırıldığı ve bu şekilde çifte cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiği belirtilmektedir. Hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temel ilkeleri arasında yer alan 'aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz (ne bis in idem)' ilkesi gereğince kişi, aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılanamaz ve cezalandırılamaz.
Bu kapsamda, davacı şirketin tek bir fiilinden ötürü birden fazla ceza ile cezalandırılmaması gerektiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu olayda, daimi nezaretçi defterini uygun tutmama fiili nedeniyle davacı hakkında 3 farklı tarihte 3 ayrı idari işlem tesis edilmiş ise de, ilk 2 işlemin tebliğ edilememesi üzerine dava konusu işlem olan üçüncü işlemin tesis edildiği, önceki işlemlerin tebliğ edilememesi mükerrer ceza olmadığı sonucuna varmak için yeterli olmamakla birlikte ilk 2 işlem ile ilgili olarak icrai işlem yapılmadığı, nitekim davacı tarafından da bu işlemlerle ilgili bir iddiada bulunulmadığı görüldüğünden, mükerrer cezalandırmanın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince, dava konusu işlemde ve işleme dayanak raporda daimi nezaretçi defterindeki aykırılığın açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, işleme dayanak alınan 23/05/2018 günlü heyet raporunda "Daimi nezaretçi defteri Ek Form-4'e uygun tutulmamıştır (Ocağı yansıtmamaktadır)" ibaresine yer verildiği, davalı idarenin savunması ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Maden Yönetmeliği Ek-4'te daimi nezaretçi defterinde rapor edilmesi gereken hususlara ayrıntıları ile yer verildiği ve bu formda yer verilen hususların nezaretçi defterinde eksik/yetersiz şekilde yer aldığı gerekçesi ile işlemin tesis edildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, İdare Mahkemesince, yaptırıma dayanak fiilin ne zaman gerçekleştiği hususunda tereddütün oluştuğu belirtilmekle birlikte, davalı idare tarafından heyet raporunda belirtilen daimi nezaretçi defterinin ilgili sayfalardan mahkemeye birer suret sunulduğu, bu sayfaların üstünde 2018 yılına ait tarihlerin olduğu, dolasıyla dava konusu işlemin 2018 yılı daimi nezaretçi defterinin uygun tutulmadığı gerekçesiyle verildiği anlaşılmakta olup, fiilin oluştuğu tarih ile ilgili bir tereddüt bulunmadığı görülmektedir.
Davacı tarafından daimi nezaretçi defterinin uygun tutmama fiilinin işlendiği sonuç ve kanaatine varıldığından temyize konu kararın cezanın gerekçesinin -cezaya neden olan fiilin ve zamanının- net ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığına ilişkin gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde yer verilen kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı ve neticenin oluştuğu zamanın, bu bakımdan dikkate alınmayacağı düzenlemesi gereğince, davacıya işlenen fiilin gerçekleştiği tarih olan 2018 yılının karşılığı olan idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Nitekim, İdare Mahkemesince, davacı şirketin işlediği fiilinin hangi yıla dair olduğunun anlaşılamadığı, ancak fiilin 2019 yılı içerisinde işlenmemiş olmasına rağmen cezanın 2019 yılı değerleme oranı dikkate alınarak uygulandığı, dolayısıyla zaman bakımından cezanın yanlış uygulandığından dava konusu işlem hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.