Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5978 E. , 2023/4697 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5978
Karar No : 2023/4697
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; İstanbul Barosu levhasına yazılmak için başvuran müdahil ... hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esasına kayden ceza davası açıldığı ve davanın derdest olduğu, PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığı'nca … sayılı dosyasından soruşturma yürütüldüğü, PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esasına kayden açılan ceza davası sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin tespit edildiği, bu kapsamda davacı Bakanlık tarafından "silahlı terör örgütüne üye olmak ve silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın sonucu ne olursa olsun adı geçen hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile eyleminin sabit olduğu" gerekçesiyle kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, ... hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esasına kayden yürütülen kovuşturması bulunduğundan, isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek mesleğin önemi ve özelliği dikkate alındığında; ceza kovuşturması sonucuna göre adı geçen hakkında bir işlem tesis edilmesi gerektiği, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı mahkumiyet kararını veren … Ağır Ceza Mahkemesi (E: …) tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede; ilgilinin durumunun Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi kapsamında olduğu ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak adı geçen hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, anılan madde incelendiğinde ise hükmün ilgililer hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının açıkça belirtildiği, adı geçen hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı açılan dava( ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı dosyada) ile silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı açılan davada (... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı dosyada) beraat kararı verildiği, her ne kadar beraat kararları kesinleşmemiş ise de, bu aşamada takdir yetkisinin ilgili aleyhine kullanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği, ... hakkında ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen ve istinaf aşamasında olan yargılama dışında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı da göz önüne alındığında; tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı idare ve müdahilin istinaf istemlerinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan müdahil hakkında açılan ... Ağır Ceza Mahkemesinin … ve … esas sayılı ceza davalarının derdest olduğu, ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın sonucu ne olursa olsun adı geçenin silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile eyleminin sabit olması karşısında, baro yönetim kurulunca avukatlık mesleğinin önem ve özelliği ile hizmet ölçütleri gözetilmeden levhaya avukat olarak yazılmasına karar verilmesinde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Davacı tarafın temyiz dilekçesinde iptal istemine gerekçe olarak gösterdiği ceza yargılamasının beraat ile sonuçlandığı, ceza mahkemelerinin delil serbestisi ve resen araştırma ilkeleri çerçevesinde devletin tüm imkanlarını kullanacak yetkilerle donatılmış maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlayan mahkemeler olduklarından bu mahkemelerce verilmiş beraat kararı gereği olarak ilgilinin baro levhasına yazılması gerektiği, beraat hükmünün kesinleşmesinin aranmasına suçsuzluk karinesi karşısında gerek olmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahilin Savunması: Usule ilişkin olarak, dava konusu mesleğe kabul işlemi ile ilgili olduğundan belirli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı temyiz yolunun açık tutulduğu 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamına girmediği, dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ve kararın temyiz edilemeyeceği; esasa ilişkin olarak, 1136 sayılı Kanunun 5/3. maddesinde avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın alınması konusunda kovuşturmanın sonuçlanmasına kadar beklenip beklenmeyeceği hususunda barolar ve Türkiye Barolar Birliğine tanınmış bir takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisinin yalnızca ceza davası açılması sebebiyle çalışma hakkını engelleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde ceza alabileceği varsayımı ile aleyhe kullanılmasının gerekmediği, davacı tarafından derdest olduğu belirtilen ceza yargılamalarının beraat ile sonuçlandığı, öte yandan HAGB kararının kişinin medeni, siyasi veya özel yaşamına hiçbir kısıtlama getirmeyeceği, zira ortada verilmiş bir hükmün bulunmadığı, aksi yöndeki davacı iddialarının HAGB kurumunun özüne aykırı olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!