Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5474 E. , 2023/4696 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5474
Karar No : 2023/4696
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Birliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunda verilen … tarih ve … sayılı kararın Adalet Bakanlığınca kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine talebin kovuşturma sonucunun kesinleşmesine kadar bekletilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararın iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak, terör örgütü propagandası yapmak, görevi yaptırmamak için direnmek ve 2911 sayılı Yasaya muhalefet suçlamaları ile açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl hapis cezasına, "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasına, "görevi yaptırmamak için direnmek" suçundan 1 yıl 12 ay hapis cezasına ve "2911 sayılı Yasaya muhalefet" suçundan 8 yıl hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği ve dosyanın temyiz aşamasının devam ettiğinin görüldüğü, davacı hakkında mahkumiyet hükmü tesisine sebep olan suçun "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçu olduğu bu suçun da Türk Ceza Kanunun Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiş olup avukatlığa engel suçlardan olduğu, bu nedenle avukatlığa alınması istemi hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceğinin anlaşıldığı, bu durumda; davacı ... hakkında açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan, ceza verildiği ve temyiz aşamasının devam ettiği, bu haliyle anılan suçun avukatlığa kabule engel teşkil ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde her ne kadar idareye takdir yetkisi tanınmış ise de bu yetkinin sınırsız olmadığı, idari işlemin takdir yetkisinin davacı aleyhine kullanılmasını gerektirecek tatmin edici gerekçeden yoksun olduğu, ceza kovuşturması halen derdest olduğu halde kesinleşmiş mahkumiyet bulunmaktaymış gibi işlem tesis edildiği, bu durum davacının çalışma hakkının masumiyet karinesine aykırı bir şekilde ihlali sonucunu doğurduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuş olup diğer davalı Adalet Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan ceza yargılaması sonucunda verilen kararların kesinleşmeden ilgilisi hakkında hüküm ifade etmemesi, masumiyet karinesinin bir sonucudur. Anayasa Mahkemesinin 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26.07.2022 tarih ve 2020/8344 başvuru numaralı B.S. kararında; başvurucu hakkında devam eden bir ceza yargılaması bulunmasına rağmen İdare Mahkemesi kararında yer alan ifadelerin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının sonuçlarına dayanacak şekilde açıklanmasının diğer bir deyişle bu ifadelerin başvurucuya cezai bir sorumluluk yükleyen isnat olarak algılanmasının masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurduğu ifade edilmektedir.
İdare Mahkemesinin gerekçeli kararının son paragrafında, davacı ... hakkında açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ceza verildiği ve temyiz aşamasının devam ettiği, bu haliyle anılan suçun avukatlığa kabule engel teşkil ettiği şeklinde ek bir gerekçeye de yer verilmiş ise de; dava konusu işlemin sebep unsurunu 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddesinin 3. fıkrasının oluşturduğu, söz konusu düzenlemede ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceğinin düzenlendiği, kişinin durumunun avukatlığa kabule engel teşkil ettiğinden söz edilebilmesi için Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması gerektiği açıktır.
Bu durumda; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan mahkumiyet kararı bulunmakta ise de; söz konusu kararın henüz kesinleşmediği, 1136 sayılı Kanunun 5/3. maddesi gereğince ilgilinin baro levhasına yazılma isteminin kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bekletilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen kararda kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!