WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/5381 E.  ,  2023/6223 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5381
Karar No : 2023/6223

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Geliştirme ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Merkez ilçesi sınırları içinde bulunan ve davacı uhdesindeki S:... sayılı IV. grup arama ruhsat sahasıyla ilgili olarak, mahalinde tetkik heyetine katılım sağlamadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 11/3. maddesi uyarınca davacıya 31.054,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:... sayılı kararda; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" kenar başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında "Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." kuralına yer verildiği, bu itibarla, anılan suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca idari yaptırım/ceza gerektiren fiiller nedeniyle uygulanacak mevzuatın, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise 2016 yılında isnat edilen fiil nedeniyle mevzuat uyarınca daha ağır yaptırım öngören (idari para ceza miktarı olarak) 2019 yılında yürürlüğe giren yasal mevzuat uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece mahallinde tetkik heyetine katılım sağlamadığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 11/3. maddesi uyarınca davacıya 31.054,00-TL idari para cezası verilmişse de; davacının tetkikin yapılacağı bildirilen cumartesi günü davalı idare görevlilerini beklediği, davacının denetim tarihinde mahallinde tetkik yapılması için hazır bulunduğu, ancak davalı idare yetkililerinin akşam üstü havanın kararmasına yakın zamanda Samsun iline gelmesi nedeniyle denetiminin yapılamadığı, davacının cumartesi günü tetkik yapılamamasında kusuru bulunmadığı, mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması olarak nitelenebilecek davacının bir fiilinin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahalli tetkik heyetinde aksamaların olabileceği, bunun denetime katılacak firma yetkilisine bildirildiği, firmanın bu hususu dikkate alarak planlama yapması gerektiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 07/12/2009 tarihinde işletme ruhsatı talebinde bulunması sonrasında tetkik heyeti tarafından inceleme yapılması için görevlendirilme yapıldığı, davacı şirket tarafından 09/04/2010 tarihli dilekçe ile firmada çalışan teknik elemanlarının yurt dışında görevlendirildiğinden bahisle dilekçe vermesi sebebiyle tetkik işleminin gerçekleştirilmediği, söz konusu ruhsat sahasının 29/01/2011 tarihli Olur uyarınca yeniden denetleme programına alınmasına karşın iklim şartları ve yolun elverişsizliği nedeniyle sahaya ulaşım sağlanamadığı, sahaya ulaşım yolunun açılmasına müteakip Genel Müdürlüğe bilgi verileceği tutanakta da yer almasına karşın bilgilendirme yapılmadığı, tekrar 18-21/11/2016 tarihinde mahallinde tetkik yapımı için gerekli izinlerin alınmasına müteakip firma yetkilisi ile 19/11/2016 tarihinde buluşulduğu, heyet tarafından ertesi gün için denetime devam edilebileceği bildirilmesine karşın firma yetkilisinin akşama doğru şehir dışına çıkacağını ve tetkike katılamayacağını belirtmesi üzerine davacı şirkete ait ruhsatlı sahada davacı şirket yetkilisince denetim faaliyetine katılım sağlanmadığından davacı şirket adına 31.054,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının ruhsat verilmesi istemiyle yaptığı başvuru sonrasındaki süreç de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya uygulanan yaptırıma dayanak "Ruhsat sahibi veya vekilinin mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi" fiilinin işlendiği sonuç ve kanaatine varıldığından temyize konu kararın cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta ermediğine ilişkin gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde yer verilen kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı ve neticenin oluştuğu zamanın, bu bakımdan dikkate alınmayacağı düzenlemesi gereğince, davacıya işlenen fiilin gerçekleştiği tarih olan 2016 yılının karşılığı olan idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. fıkrası kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.