WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/5309 E.  ,  2024/1839 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5309
Karar No : 2024/1839

TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVACILAR)
1- …
2- …
3- …'e Velayeten … ve …
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'in Kargı Belediyesi tarafından işletilen havuzda boğulması olayında hizmet kusuru bulunduğu gerekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere anne ... için 5.000,00-TL, baba ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın (12/11/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren ıslah dilekçesi ile maddi tazminat bedelinin 236.894,73-TL olarak ıslah edildiği) ve anne ... için 180.000,00-TL, baba ... için 180.000,00-TL ve kardeş ... için 90.000,00-TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; müteveffanın ölümünde davalı idare çalışanlarının kusuru olup olmadığı hakkında Kargı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … soruşturma numaralı dosyası kapsamında düzenlenen 20/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ''Maktul ...'in 20/07/2017 tarihinde yüzmek için Kargı Belediyesi'ne ait ve bu Belediyece işletilen Kargı Su Dünyası isimli yüzme havuzuna gittiği, yüzmek için havuza girdiğinde boğularak yaşamını yitirdiği, Kargı Belediyesi tarafından yüzme havuzu olarak işletilen tesisin Çorum Valiliği Halk Toplum Sağlığı Müdürlüğünce görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılan incelemesi sonucu düzenlenen raporda; işletmenin yüzme havuzu ruhsatının bulunmadığı, yüzme havuzuyla ilgili mesul müdür ve cankurtaran bulundurulmadığı, tesisin Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olmadığının tespit edildiği, ölüm olayının meydana geldiği Kargı Su Dünyası isimli yerin yüzme havuzu olarak Kargı Belediyesince işletildiği, havuza girmek isteyen vatandaşlardan kişi başı 7,50 TL alındığı, söz konusu yüzme havuzunda temizlik işleri, giriş ücretinin tahsili ve büfenin işletilmesi için personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında çalıştırılan taşeron işçisi İ.H.D.'nin görevlendirildiği, adı geçenin cankurtaran eğitiminin ve sertifikasının olmadığı, yüzme havuzunda taşeron işçisi İ.H.D. dışında başka bir görevlinin bulunmadığı, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre, Belediyeye ait yüzme havuzuna mesul müdür ve cankurtaran görevlendirmek yetki ve sorumluluğunun Belediye Başkanına ait olduğu, ancak bahsi geçen yüzme havuzunda ilk yardım ve cankurtaran hususlarında eğitimi ve sertifikası bulunmayan taşeron işçisi İ.H.D.'nin görevlendirildiği, ölüm olayının gerçekleştiği yüzme havuzunda mesul müdür ve cankurtaran görevlendirilmesinde yetki ve sorumluluğun Belediye Başkanı görevini yürüten Z.Ş.'ye ait olduğu ve dolayısıyla ölüm olayında kusurlu olduğu'' yönünde tespitlere yer verildiği, Kargı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, davacılardan ... ve ...'in müşterek çocukları, ...'in ise kardeşi ...'in ölümü olayında idarenin çalışanının kusurlu olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla gerçekleşen ölüm olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu, öte yandan, … Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle Belediye Başkanı Z.Ş. hakkında hüküm kurulduğu göz önünde bulundurulduğunda, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, ölüm olayının meydana geldiği işletmenin yüzme havuzu ruhsatının bulunmadığı, yüzme havuzuyla ilgili mesul müdür ve cankurtaran bulundurulmadığı, tesisin Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olmadığı, Belediyeye ait yüzme havuzuna mesul müdür ve cankurtaran görevlendirmek yetki ve sorumluluğunun Belediye Başkanına ait olduğu, ancak bahsi geçen yüzme havuzunda ilk yardım ve cankurtaran hususlarında eğitimi ve sertifikası bulunmayan taşeron işçisinin görevlendirilmesi nedeniyle davalı idarenin olayda hizmet kusuru bulunduğu açık ise de; olay tarihinde 7 yaşında olduğu ve bu nedenle anne babasının kontrol ve gözetim yükümlülüğü altında bulunması gerektiği anlaşılan davacıların çocuğu ...'in vefatına neden olan olayda, gözetim ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyen anne ve babasının da %50 oranında kusurlu oldukları sonucuna varıldığı, hizmet kusuru nedeniyle zarara sebebiyet veren davalı idarenin tazmin etmesi gereken, davacılardan ... ve ...'in uğradığı destekten yoksun kalma zarar miktarının tespiti için Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 16/10/2019 tarihinde Mahkemeye sunulan ek bilirkişi raporunda; "Dosyada davacı anne ve babanın çalışmalarına dair kayıtlar bulunmadığından yetiştirme ve eğitim giderleri konusunda inceleme yapılamamıştır..." beyanlarına yer verildiği, davacıların çocuğu ...'in gelir elde edebilecek yaşa gelinceye kadar bakım, beslenme, giyim, eğitim gibi yetiştirme giderlerinin hesaplanmadığı görüldüğünden Mahkemenin 06/01/2020 tarihli ara kararı ile söz konusu giderler de dikkate alınarak hesaplama yapılması suretiyle ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi üzerine 06/02/2020 tarihinde Mahkemeye sunulan rapordan özetle; müteveffanın babası ...'in destekten yoksun kalma tazminatının 122.214,94-TL, annesi ...'in destekten yoksun kalma tazminatının ise 95.441,85-TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemleri yönünden; davacılardan ... ve ...'in 7 yaşındaki ... isimli çocuklarının Kargı Belediyesi tarafından işletilen havuzda boğularak ölmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi raporları doğrultusunda ve gözetim ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyen anne ve babasının da %50 oranında kusurlu oldukları da gözetilmek suretiyle anne ... için 47.720,93-TL (95.441,85x1/2=47.720,93) ve baba ... için 61.107,47-TL (122.214,94x1/2=61.107,47) olmak üzere toplam 108.828,40-TL destekten yoksun kalma tazminatının; dava açılırken talep edilen toplam 10.000,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 20/04/2018 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak adı geçen davacılara ödenmesi gerektiği, bu miktarı aşan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ise reddi gerektiği, davacıların cenaze ve defin giderine ilişkin istemi yönünden, dava dosyasına cenaze ve defin masraflarını belediye aracılığıyla veya kendi imkanlarıyla yerine getirildiğine dair belge ibraz edilmediği, ölüm olayı neticesinde mutlaka yapılması gereken zorunlu giderler dışındaki masraf kalemlerine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığı, cenaze ve defin masrafına ilişkin 3.000,00-TL tutarındaki tazminat talebinin reddi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine ilişkin talebi yönünden; takdiren davacılardan anne ... için 35.000,00-TL, baba ... için 35.000,00-TL ve kardeş ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 20/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanmak suretiyle davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılarak davacılar tarafından ıslah edilmek suretiyle talep edilen toplam 233.894,73-TL destekten yoksun kalma tazminatın 108.828,40-TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen tazminatın; dava açılırken talep edilen toplam 10.000,00-TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 20/04/2018 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 125.066,34-TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, talep edilen toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın, 90.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 20/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 360.000,00-TL'lik kısmının reddine, cenaze ve defin giderinin tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Davacılar tarafından, olayın meydana geldiği havuzun mevzuat ve standartlara aykırı şekilde davalı idarece açılarak işletildiği, yüzme havuzunun ruhsatı dahi bulunmadığı, ruhsatsız bir şekilde açılan bu yerde yüzme havuzu olarak işletilen işletmelerde bulunması gereken mesul müdür ve cankurtaran da bulundurulmadığı, Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olmadan işletildiği, çocuk kullanıcılar için hiçbir standarda uygun olmadığı, hiçbir güvenlik şartını da taşımadığı, adli ve idari soruşturma kapsamında dinlenilen tanıklarda havuza ücretli şekilde girildiğini ve bunun karşılığında makbuz kesildiğini beyan edildiği, dolayısıyla bizzat Kargı Belediyesi Başkanın katımlıyla alınan meclis kararlarıyla söz konu yeri tamamen mevzuata aykırı şekilde hiç bir güvenlik önlem ve tedbiri almadan işletmeye devam edildiği, bu durumun davalı idarenin olaydaki tam kusur ve ihmalinin ne denli ağır olduğunu gösterdiği, kamu hizmetinin kötü işlemesinin söz konusu olduğu ve olayda tam hizmet kusurunun bulunduğu, cenaze giderleri için mutlaka belge sunulması gerekli olmadığı, belge sunulmasa bile geleneklere ve dinsel kurallara göre yapılan masrafların takdiren hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği, hizmet kusurunun ağırlığı ve duyulan acının büyüklüğü nispetinde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın düşük olduğu, hükmedilen maddi tazminat tutarının tamamı için idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davalı idare tarafından, dosyada alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı düzenlenmiş olduğu, bu raporlara karşı yapılan itirazlar dikkate alınmadan verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğu, karara esas alınan raporlarda aleyhlerine yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğu, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakım, beslenme, giyim, eğitim gibi yetiştirme giderlerine ilişkin eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı, raporlardaki hesaplama yapılırken gelir durumu, bakiye ömür, destek süresi vs yanlış hesaplandığı, hükmedilen manevi tazminat tutarı da fahiş olduğu, uygulanan faizin de hatalı olduğu ve manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin haksız olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
1-Davacılar tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacılar tarafından, ...'in Kargı Belediyesi tarafından işletilen havuzda boğulması olayında hizmet kusuru bulunduğu gerekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere anne ... için 5.000,00-TL, baba ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın (12/11/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren ıslah dilekçesi ile maddi tazminat bedelinin 236.894,73-TL olarak ıslah edildiği) ve anne ... için 180.000,00-TL, baba ... için 180.000,00-TL ve kardeş ... için 90.000,00-TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevlerinin, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu; 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan (maddi ve manevi) zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi zararlar yanında manevi zararların da idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesini, yine bu surette oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.
İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının incelenmesi:
Olayda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, maktul ...'in 20/07/2017 tarihinde yüzmek için Kargı Belediyesi'ne ait ve bu Belediyece işletilen Kargı Su Dünyası isimli yüzme havuzuna gittiği, yüzmek için havuza girdiğinde boğularak yaşamını yitirdiği, Kargı Belediyesi tarafından yüzme havuzu olarak işletilen tesisin Çorum Valiliği Halk Toplum Sağlığı Müdürlüğünce görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılan incelemesi sonucu rapor düzenlendiği, düzenlenen raporda, işletmenin yüzme havuzu ruhsatının bulunmadığı, yüzme havuzuyla ilgili mesul müdür ve cankurtaran bulundurulmadığı, tesisin Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olmadığının tespit edildiği, ölüm olayının meydana geldiği Kargı Su Dünyası isimli yerin yüzme havuzu olarak Kargı Belediyesince işletildiği, havuza girmek isteyen vatandaşlardan kişi başı 7,50 TL alındığı, söz konusu yüzme havuzunda temizlik işleri, giriş ücretinin tahsili ve büfenin işletilmesi için personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında çalıştırılan taşeron işçisi İ.H.D.'nin görevlendirildiği, adı geçenin cankurtaran eğitiminin ve sertifikasının olmadığı, yüzme havuzunda taşeron işçisi İ.H.D. dışında başka bir görevlinin bulunmadığı, bahsi geçen yüzme havuzunda ilk yardım ve cankurtaran hususlarında eğitimi ve sertifikası bulunmayan taşeron işçisi İ.H.D.'nin görevlendirildiği, dosyada yer alan ifadelerde de bu durumun ortaya konulduğu görülmektedir.
İdare Mahkemesince verilen kararda, denetim ve gözetim görevini yerine getirmeyen anne ve babanın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, işletmenin yüzme havuzu ruhsatının bulunmadığı, yüzme havuzuyla ilgili mesul müdür ve cankurtaran bulundurulmadığı, ölüm olayının meydana geldiği Kargı Su Dünyası isimli yerin yüzme havuzu olarak Kargı Belediyesince işletildiği, havuza girmek isteyen vatandaşlardan kişi başı 7,50 TL alındığı, çocukların havuza girmesinin uygun olup olmadığı yönünde denetimlerin yapılmadığının açık olduğundan yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlü olan davalı idarenin bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle tam kusurlu olduğu sonucuna varıldığından zararların davalı idarece karşılanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, bulunacak zarar miktarından baba ... için de yetiştirme ve bakım giderlerinin hesaplanarak düşülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla davalı idarenin temerrüde düştüğü idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının incelenmesi:
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açık olup, manevi tazminat isteminin tamamının karşılanması gerektiği anlamına gelmemekle birlikte, olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği ve kalıcılığı dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı anlaşıldığından manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat miktarlarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, Çorum İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 26/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.