Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4599 E. , 2023/7298 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4599
Karar No : 2023/7298
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) Kendi adlarına asaleten …'a velayeten … ve …
VEKİLLERİ : Av. …
2- (DAVALILAR)
a- … Bakanlığı
b- … Kaymakamlığı
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ankara İli, Elmadağ İlçesi, … Fen Lisesi Yatakhanesi'nde meydana gelen müessir fiil nedeniyle tazminat ödenmesi başvurularının reddine ilişkin işlemin iptali ile davacı Bahri İlhan için 100.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat, diğer davacılar Kudret ve Songül İlhan için ayrı ayrı 25.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 250.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıların maddi manevi zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin de idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğu açık olup, söz konusu işlemin iptal davasına konu olması mümkün olmadığından incelenmeksizin reddi gerektiği, davacı Bahri İlhan'ın gözüne bir başka öğrencinin yumruk atması sonucunda yaralandığının açık olduğu, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan bir katkısı bulunmamakla birlikte, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği, Ankara Şehir Hastaneleri Çocuk Hastanesi'nin … tarih ve … sayılı raporunda davacının çalışma gücü kaybının %32 olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş; Mahkememizin 07.10.2019 tarihli ara kararı ile davacının işgücü kaybından kaynaklı zararlarının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 19.11.2019 tarihli raporda ise; davacının 325.879,00-TL işgücü kaybı zararı oluştuğu şeklinde hesaplandığı, dava konusu olayda, idarenin kusurunun olmayışı, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alıdığında, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, davacıların uğranıldığı ileri sürülen maddi manevi zararın giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, davacı Bahri İlhan'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile, 325.879,00-TL-TL maddi tazminatın 100.000,00-TL kısmına 18.09.2019 tarihinden, 225.879,00-TL kısmına 16.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, Bahri İlhan için 15.000,00-TL, Kudret İlhan için 10.000,00-TL, Songül İlhan için ise 10.000,00-TL olmak üzere toplam 35.000,00-TL manevi tazminatın 18.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının yaralanmasına neden olan olayın tatil günü olan pazar günü öğleden sonra 16:00 sıralarında meydana geldiği, tartışma sonrası öğrenci olan …'ın davacıya yumruk atması sonucu gözlüğün kırılması nedeniyle cam parçasının gözüne batması sonucu davacının yaralandığı, olayın yatakhanede meydana geldiği, olaydan sonra okulda bulunan öğretmenlerin gerekli müdahaleyi yaptıkları, davacıyı hastaneye götürdükleri, olayla ilgili gerekli inceleme ve soruşturmanın yapıldığı, Ahmet Korkmaz hakkında ceza davasının açıldığı da nazara alınarak olayda kusursuz sorumluluk ilkesininde uygulanmasının mümkün olmadığı, öte yandan, davacının uğradığı zararın diğer öğrencinin suç teşkil eden şahsi kusurundan kaynaklandığı dikkate alındığında oluşan zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağınında tamamen kesilmiş olduğunun da açık olduğu sonucuna varılarak, davalı idarelerin istinaf istemlerinin kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E: …, K: … sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, devlet açısı meydana gelen zararın muhatabının yine devlet olacağı, idarenin hem kusur hem de kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince sorumlu olduğu, ömrünün geri kalanında bir gözünden mahrum yaşayacağı ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, reddedilen maddi ve manevi talepleri bakımından ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin kabulü, davalı idarelerin temyiz istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara İli, Elmadağ İlçesi, … Fen Lisesi Yatakhanesi'nde, 09.10.2016 günü saat 16:00 sıralarında davacı … ile arkadaşı A.K. Arasında çıkan münakaşada, A.K.'ın davacı …'ye yumruk atarak gözlüğünü kırdığı, kırılan gözlüğün cam parçasının gözüne kaçması üzerine davacının olaydan sonra öğretmenler vasıtasıyla Ankara Hastanesi'ne götürüldüğü, gözünden ameliyat edildiği, davacıların 18.09.2019 kayıt tarihli dilekçeyle söz konusu olay sırasında idarenin gerekli tedbirleri almamak suretiyle hizmet kusuru işlediğinden bahisle toplam 100.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle idareye başvurdukları, bu başvurunun Elmadağ Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E… sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine davacı Bahri için 100.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat, diğer davacılar Kudret ve Songül için ayrı ayrı 25.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 250.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Pansiyonları Yönetmeliği'nin Yönetim başlıklı 8. maddesi ''Pansiyonun bağlı bulunduğu okul müdürü, kanun, tüzük, yönetmelik ve emirler çerçevesinde pansiyonun yönetim, eğitim ve diğer hizmetlerini yürütmekten sorumludur. Bu hizmetleri yürütmek üzere bir müdür yardımcısını görevlendirir.''
9. maddesi ''Müdür yardımcısı pansiyonla ilgili hizmetlerin yürütülmesinden müdüre karşı sorumludur. Pansiyonla ilgili müdür yardımcısının başlıca görevleri şunlardır:
a. Yatılı öğrencilerin disiplin, düzen ve temizliğini sağlamak,
b. Evci çıkacak yatılı öğrencilerin işlemlerini yapmak,
c. Etüdlerin, zamanında ve verimli olarak yürütülmesini sağlamak,
d. Yatılı öğrencilerin ziyaretçi kabul etme saatlerini ve yerlerini düzenlemek,
e. Banyo, çamaşırhane, bulaşıkhane, yatakhane, tuvalet ve lavaboların temiz ve tertipli tutulmasını sağlamak,
f. Ambardan, tabelaya göre günlük erzak çıkarılmasını ve pişirilmesini kontrol etmek,
g. Günlük tabelayı (varsa diyet uzmanı ile) hazırlatmak,
h. Belleticilerin nöbet çizelgelerini hazırlatmak ve çalışmalarını denetlemek,
ı. Pansiyonlarla ilgili diğer görevleri yapmak.'' kuralı yer almış; 10. maddede belirtilenlerin görev ve sorumlulukları belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazmin edilmektedir.
İdari hizmetlerin kuruluş ve işleyişindeki mevcut kusurlardan dolayı meydana gelen zararların, idarece tazmini gerektiği açıktır. Ayrıca, kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında, bir görevle ilgili olarak genel külfetler dışında fertlere verilen zararların, eylem ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması koşuluyla, kusursuz sorumluluk esaslarına göre hizmetin sahibi idarelerce tazmin edilmesi de gerekmektedir. Başka anlatımla, idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağanüstü zararları kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Aksi durum, bu hizmetlerin yürütülmesi sırasında oluşan zararların bir veya birkaç kişiye yükletilmesi sonucunu doğururki, bu da, kamu külfetleri karşısında eşitlik, hakkaniyet ve nesafet ilkeleri ile bağdaşmaz.
Buna göre, idare kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında hizmetin kuruluş ve işleyişinde kusuru olmasa bile, kamu görevlisinin kişisel kusurundan doğmamış olmak koşuluyla, çalışma gücündeki eksilme ya da ölüm durumunda ortaya çıkan maddi ve manevi zararı, istihdam edenin sorumluluğu kapsamında ve kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin etmekle yükümlüdür.
Hizmet kusuruna dayalı olarak tazminata hükmedilebilmesi için zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması aranmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu olaya ait bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, okul yatakhanesinde meydana gelen hadisede yatakhanede okul görevlisinin bulunmadığı, yatakhanede öğrencilerin bulunmasına rağmen hadise öncesinde herhangi bir kontrolün yapılmadığı, mevzuat gereğince ders saatleri ve sonrasında öğrencilerin sürekli bir şekilde gözetim altında tutulması gerektiği, idarenin gözetim sorumluluğu gereğince kamu hizmetinin yerine getirilmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunun yerine getirilmemesi nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve bu nedenle, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların idare tarafından tazmininin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, bozma kararından sonra Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeni bir karar verileceğinden, davalı idarelerin vekalet ücretine yönelik temyiz istemleri hakkında bu aşamada bir karar verilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!