Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4549 E. , 2024/664 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4549
Karar No : 2024/664
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılan Özel Atakent Fatih Ortaokulu'nda öğretmen olarak görev yapmakta iken anılan KHK gereğince çalışma izni iptal edilen davacı tarafından yeniden çalışma izni verilmesi istemiyle yaptığı … tarih ve … sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı Genelgesi uyarınca çalışma izni iptal edilen davacı tarafından yeniden çalışma izni verilmesi istemiyle başvuru yapılmış ise de; anılan Genelgede çalışma izni iptal edilen personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği de belirtildiğinden, davacı tarafından bu istemle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Özel öğretim kurumlarında görev yapacak personele ilişkin çalışma izinlerinin söz konusu personellerin sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca Kanun ve Yönetmelik'te belirlenen usûller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinlerinin, ilgili özel öğretim kurumuna münhasır olacağı gibi söz konusu özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle de sınırlı olacağı, dolayısıyla davacı tarafından talep edildiği şekilde genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığı, davacının çalışma izninin iade edilmesi (bir anlamda genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesi) talebiyle yaptığı başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka
aykırılık, İlk Derece Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği, davacı tarafından özel bir öğretim kurumuyla iş akdi imzalanıp özel öğretim kurumu tarafından davacı için çalışma izni talep edildiğinde ve bu talebin idarece reddi durumunda, bu işleme karşı davacı tarafından ayrı ve müstakil yeni bir iptal davası açılabileceği belirtilerek davacı istinaf başvurusunun anılan gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Özel Atakent Fatih Ortaokulu'nda öğretmen olarak görev yapmakta iken, anılan okulun 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılması sonucu çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, … tarihli ve E:… sayılı yazı ile görevden ayrılışının onaylandığı, hakkında silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, Bylock, Eagle gibi programları kullananlar listesinde yer almadığı gerekçesiyle tarafına çalışma izni verilmesi istemiyle yaptığı … tarihli ve … sayılı başvurusunun zımnen reddi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır. (…)" hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'de; "Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet göstermekte iken 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtları hakkında ilgi Makam Onayı doğrultusunda yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir:
...
3.Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlemiyle bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda; "667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personellere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ile bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat
edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi üzerine ilgili kişiler hakkında MEBBİS'te yer alan şerhlerin düzeltileceği" yolunda yapılan açıklama üzerine bütün valilikler bünyesinde ayrı ayrı komisyon kurulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan uygulamayla; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ile bunlarla irtibatının tespitine yönelik bireysel değerlendirme yapılmaksızın, çalışma izin onayları iptal edilerek kişilere özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni düzenlenmemesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen kişiler hakkında, özel öğretim kurumlarında çalışabilmelerinin önündeki engelin kaldırılması hedeflenmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nca, bireysel değerlendirme ve varsa oluşan bir mağduriyeti giderme yolunda benimsenen uygulamayla; başvuru yapan ilgililerin hukuki durumları üzerinde geleceğe etkili sonuç doğuracak şekilde işlem tesisinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, yapılan başvurunun komisyonca kabulü üzerine, başvurusu kabul edilen kişinin, MEBBİS üzerinde "Kurumu 667 sayılı KHK ile kapatıldı." şerhinin kalkması ve komisyonun kabul kararından sonra, çalışma izni onayı için yapılan başvurularda, 5580 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanarak yürürlüğe giren Yönetmelikte aranan şartları sağlayıp sağlamadığının tespitine yönelik bireysel değerlendirme imkanına kavuşulmuş olsa da; komisyona yapılan başvuruların içeriği ve komisyondan talep edilen hususlar çerçevesinde komisyon işleminin mahiyeti ile bu işlemin hukuki sonuçlarının tespiti gerekmektedir.
Uyuşmazlığa konu somut olayda; çalıştığı kurumun kapatılması sonucu çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, … tarihli ve E:… sayılı yazı ile görevden ayrılışının onaylandığı, hakkında silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, Bylock, Eagle gibi programları kullananlar listesinde yer almadığı belirtilerek tarafına çalışma izni verilmesini talep edildiği, anılan başvurunun zımnen reddi üzerine ise bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının başvurusu ve dava dilekçesi birlikte incelendiğinde; davacının kapatılan kurum için düzenlenen çalışma izninin iptaline ilişkin işlem ve kendisine özel öğretim kurumlarında bir daha görev verilmemesi uygulaması ile bağlantı kurulmak suretiyle komisyondan talepte bulunduğu anlaşılmakta olup; dava konusu işlemin davacı üzerinde hem geçmişe hem de geleceğe yönelik sonuç doğurduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; dava konusu işlemin iki kısımda incelenmesine karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin, davacının kapatılan kurumdaki çalışma izninin iptali (görevine son verilmesi) kısmının incelenmesi:
Uyuşmazlığa konu somut olayda, dava konusu Genelge'nin 3. maddesinin "..kapsamda bulunan kurumlarda görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilmesi" yolundaki kural doğrultusunda davacının çalışma izninin iptal edildiği görülmektedir.
Dava konusu işlem ile dayanağı düzenleyici işlem bir bütün olarak irdelendiğinde; dava konusu bireysel işlemin, Genelge'de yer alan; "... görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilmesi..." ibaresi uyarınca tesis edildiği ve Genelge'nin bu kısmı yönünden Dairemizin 14/06/2023 tarih ve E:2017/4405, 2023/3101 sayılı kararıyla davanın reddi yönünde karar verildiği anlaşılmakta olup; işlem tarihinde davacının çalışabileceği kurum da bulunmadığı dikkate alındığında işlemin bu kısmında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin, davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmının incelenmesi:
Davacının komisyona yaptığı başvuru üzerine tesis edilen işlemin davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmının, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi' nin 3. maddesinde yer alan; "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükmünün davacı üzerindeki hukuki sonuçlarının devamı mahiyetinde olduğu dikkate alındığında; Genelge'nin bu kısmı Dairemizin 14/06/2023 tarih ve E:2017/4405, 2023/3101 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bireysel işlemin bu kısmının da iptali gerekmektedir.
Dairemizce verilen bu kararın; davacıya doğrudan çalışma izni düzenlenmesi anlamına gelmediği açık olup; özel öğretim kurumlarında çalışmak isteyen kişilerin çalışma izni talepleri değerlendirilirken, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca şartları sağlayıp sağlamadığı, idarece ayrıca değerlendirilecek ve çalışma izni başvuru şartlarını sağlayan ilgililere idarece çalışma izni onayı düzenlenebilecektir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin davacının kapatılan kurumdaki çalışma izninin iptaline ilişkin kısmı yönünden yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
b) Dava konusu işlemin davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran kısmı yönünden ise BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 16/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlemiyle bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda; "667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personellere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ile bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi üzerine ilgili kişiler hakkında MEBBİS'te yer alan şerhlerin düzeltileceği" yolunda yapılan açıklama üzerine bütün valilikler bünyesinde ayrı ayrı komisyon kurulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan uygulamayla; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ile bunlarla irtibatının tespitine yönelik bireysel değerlendirme yapılmaksızın, çalışma izin onayları iptal edilerek kişilere özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni düzenlenmemesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen kişiler hakkında, özel öğretim kurumlarında çalışabilmelerinin önündeki engelin kaldırılması hedeflenmiştir.
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmektedir.
Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmayarak, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14/11/2019, P:30, R.G 13/02/2020 / 31028 ).
Burada; Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlemiyle valilikler bünyesinde komisyonların kurularak anılan komisyonlarca yapılacak bireysel değerlendirme neticesinde; ilgililer yönünden irtibat iltisak tespitlerinin bireyselleştirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında; komisyona yapılan başvurunun komisyonca esastan reddi veya zımnen reddi işlemlerinin, hukuken kişinin terör örgütleri ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yolundaki değerlendirmeye dayandığı açıktır.
Bu itibarla; uyuşmazlığın esasını, davacının, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti oluşturmaktadır.
Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dava Dairesi, 3. Ceza Dairesi ve 9. Ceza Dairesi'nin istikrar bulan kararlarında ifade edildiği üzere; FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasının katmanlar halinde olduğu, okul dershane, yurt,(...) görevlilerinden oluşan katmanın; "İkinci Kat, Sadık Tabaka" olarak nitelendirildiği, zira; anılan kurumların, örgüte insan kaynağı temininde önemli bir yerinin olduğu, dolayısıyla bu katmanda görev yapan kişilerin, sistemli ve amaçlı bir şekilde örgüte müzahir kurumlar arasında atama ve tayin usulüne göre görev yaptıkları, örgüt içi tayin sistemi ile yapılan görevlendirmenin amacı, niteliği, örgüt içerisindeki ehemmiyeti nazara alındığında; ceza yargılamalarında "terör örgütüne üye olma suçunun" maddi unsurları arasında ifade edildiği, hatta başkaca delil olarak değerlendirilebilecek verilerin beklenilmeden örgüt içi tayine tabi olarak görev yapmanın hüküm kurulmasına helal getirmeyeceğinin değerlendirildiği, (bkz: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 16/10/2018 tarih E:2017/3729; K:2018/3393), örgüt içi tayin olarak ifade edilen atama ve rotasyon sisteminin sorunsuz ve etkili bir şekilde işletilmesini sağlamaya yönelik olan ve örgüt içinde "üst kurul" olarak ifade edilen "tayin heyetinin" oluşturulduğu hususları bir bütün olarak irdelendiğinde; örgüte müzahir okul, yurt, dershanelerde görev yapan personelin belirli aralıklarla yine örgüte müzahir kurumlar arasında atamasının yapılarak rotasyona tabi tutulması durumunun; Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının varlığına karine teşkil edeceğinin kabulü gerekmektedir.
Öte yandan; burada ifade edilen atama ve tayin sisteminin; örgütün amaçlarının gerçekleştirilebilmesine yönelik şahsına münhasır bir yapı olarak oluşturulduğu, bir başka ifadeyle; örgütün gizli amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, dönemsel olarak verilen örgüte matuf görevlerin ifasını gerçekleştirme amacını perdeleyen, görünürde "görev yeri değişikliği" olarak ifade edilse de sistemsel bir döngü olduğu anlaşılan "rotasyon sisteminin" Anayasa'nın 48. maddesinde ifade edildiği üzere Anayasal bir hak olan "çalışma ve sözleşme hürriyeti" uyarınca hukuken korunabilmesi de mümkün görünmemektedir.
Somut olayda; davacının Özel Sur Fırat Eğitim Merkezi Dershanesi Anafen Şubesi'nde 11/11/2010 ila 24/06/2013 arasında; Özel Güven Fem İncirli Şubesi'nde 05/11/2013 ila 30/06/2014 arasında; Özel Mars Fırat Eğitim Merkezi Dershanesi'nde 26/08/2014 ila31/08/2015 arasında ve son olarak Özel Atakent Fatih Ortaokulu'nda 01/10/2015 ila 23/07/2016 arasında görev yaptığı, son görev yaptığı Özel Atakent Fatih Ortaokulu'nun 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, diğer kurumların da FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir kapatılan kurumlar arasında yer aldığı görülmektedir.
Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; -yukarıda ayrıntısına yer verilen- davacının, 2010 ila 2016 yılları arasında örgüte müzahir kapatılan kurumlarda belirli aralıklarla atama ve tayin sistemi olarak ifade edilen rotasyona tabi olarak görev yaptığı, bu durumun gerek SGK hizmet cetvelinde gerekse özel öğretim kurumları hizmet cetvelinde sabit olduğu, bu haliyle; davacının, Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunduğunun kabulü ile davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun değişik gerekçe ile reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda yer alan gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!