Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4421 E. , 2024/455 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4421
Karar No : 2024/455
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Müteahhitlik Hizmetleri Gıda Nak. Mad. Elk. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur İli, Gölhisar İlçesi sınırları içerisinde bulunan S:… sayılı ll-a grubu kalker maden işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından; mahallinde yapılan incelemede ocakta basamak yüksekliğinin 40-50 metre olduğu ve bu durumun can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiği tespit edildiğinden bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 54.812,00-TL idari para cezasıyla tecziyesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde, kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı ve neticenin oluştuğu zamanın, bu bakımdan dikkate alınmayacağı ifade edildiğini, bu hüküm doğrultusunda, davacıya basamak yüksekliklerinin düşürülmesi için 6 ay süre verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazının tebliğ tarihi olan 25/07/2012 tarihinden 6 ay sonra, 25/01/2013 tarihinde kabahatin gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, eylemin gerçekleştiği tarih itibariyle söz konusu eylemin karşılığı olarak teminatın irad kaydedilmesi ve faaliyetin durdurulması yaptırımlarının düzenlendiği, idari para cezası verilmesine dayanak 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinin ise 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, kabahatin işlendiği tarihte yürürlükte olmayan düzenleme esas alınarak "suçta ve cezada kanunilik" ilkesine aykırı olarak tesis edildiği, ayrıca söz konusu ruhsat sahasının kabahatin işlendiği 2013 yılında teminatının 4.656,60 TL olduğu gözetildiğinde,anılan yasa hükmünün teminat iradı kadar idari para cezasına nazaran davacı açısından daha aleyhe sonuçlar doğurduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, madende basamak yüksekliğinin 40-50 metre civarında olduğu bu durumun can ve mal açısısından tehlike arz etmeyecek hale getirilmesi ile 6 ay içerisinde bilgi verilmesi istenilmesine rağmen eksikliklerin giderilmediği, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Burdur ili, Gölhisar ilçesi hudutları dahilinde davacı adına S:… sayılı II-a grubu maden işletme ruhsatı düzenlenmiştir. Maden ruhsat sahasının 01-04/10/2010 tarihlerinde mahallinde tetkik heyetince ruhsat sahasında incelemeler yapıldığı, mahallinde yapılan tetkik esnasında tutulan tutanakta ve denetime dair ayrıntılar içeren mahallinde tetkik değerlendirme raporunda, basamak yüksekliklerinin 40-50 metre olduğu, ocağın bu haliyle iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike arz ettiği tespit edilmiştir.
İdare tarafından 25/07/2012 tarihinde tebliğ edilen … tarih ve … sayılı yazıyla davacıya basamak yüksekliklerinin düşürülmesi can ve mal emniyeti açısından tehlike arz etmeyecek hale getirilmesi için 6 ay süre verilmiştir.
Davacı şirketin bu hususta işlem yapmadığı 06-09/05/2016 tarihli mahallinde tetkik heyetince tespit edilmesi üzerine ise anılan tespite istinaden sahada mevcut olan basamak yüksekliklerinin düşürülerek işletme projesine uygun hale getirilmesinin istenilmesine rağmen davacı şirket tarafından basamak yüksekliklerinin düşürülmediğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca 54.812,00 TL idari para cezasıyla tecziyesi yönünde 07/09/2017 tarihli dava konusu işlemin tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Aykırılıkların ilk tespit edildiği ve tespit edilen aykırılıkların 6 ay içerisinde giderilmesinin istendiği tarihte yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 'İşletme faaliyeti' başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; "İşletme faaliyeti, projesine ve Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulması ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturduğunun tespit edilmesi halinde maden üretimine yönelik faaliyetler durdurulur.
İşletme açısından tehlikeli durumların tespiti halinde, bu halleri gidermek için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir, mücbir sebepler dışında bu süre uzatılmaz. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması veya tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması halinde teminat irad kaydedilerek işletme faaliyeti durdurulur" hükmü düzenlenmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte (07/09/2017) yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 'İşletme faaliyeti' başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; "İşletme faaliyeti, projesine ve bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulur. Ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulur." hükmüne yer verilmiştir.
04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanununa eklenen geçici 21. maddesinde ise; "... Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanır ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacı şirketin işlettiği maden sahasında davalı idare personelince 01-04/10/2010 tarihleri arasında yapılan denetimler sonucunda 'Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu'nun hazırlandığı, anılan raporda; "basamak yüksekliklerinin 40-50 metre olduğu, ocağın bu haliyle iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike arz ettiği .." tespitlerine yer verildiği, bunun üzerine 25/07/2012 tarihinde tebliğ edilen Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 17/07/2012 sayılı yazısı ile "... davacıya basamak yüksekliklerinin düşürülmesi, basamak yüksekliklerinin can ve mal emniyeti açısından tehlike arz etmeyecek şekilde işletme projesinde beyan edilen basamak yüksekliğine getirilmesi, ayrıca yapılan bu çalışmalarla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüze bilgi verilmesi ..." hususlarında davacı şirkete 6 aylık süre verilmiş olup, verilen 6 aylık süre geçtikten sonra yeniden anılan maden sahasında davalı idare personelince denetim yapıldığı, yapılan denetim neticesinde 06-09/05/2016 tarihli mahallinde tetkik heyetince ; " basamak yüksekliklerinin düşürülerek işletme projesine uygun hale getirilmesinin istenilmesine rağmen davacı şirket tarafından basamak yüksekliklerinin düşürülmediği" tespitlerine yer verilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; idarece yapılan ilk denetimden sonra davacı tarafından denetim raporunda yer alan eksikliklerin giderildiğine ve gerekli düzeltmelerin yapıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda; verilen süre içerisinde maden mevzuatı gereği üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğine dair herhangi bir belge ortaya koymayan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce, dava açıldıktan sonra 18/02/2015 tarihinde davacıya uygulanacak mevzuatın değişmesi nedeniyle yeni mevzuat uyarınca lehe olan düzenlemenin davacıya da uygulanması gerektiğinden bahisle işlemin iptaline hükmedilmiş ise de; davacının işletme projesine aykırı faaliyeti ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durumun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte de giderilmediğinden işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekliliği karşısında İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:..., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 08/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dosyanın incelenmesinden, Burdur İli, Gölhisar İlçesi sınırları içerisinde bulunan S:… sayılı ll-a grubu kalker maden işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirkete mahallinde yapılan incelemede ocakta basamak yüksekliğinin 40-50 metre olduğu ve bu durumun can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiği tespit edildiğinden bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 54.812,00-TL idari para cezasının uygulanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta,idarece yapılan ilk denetimden sonra davacı tarafından denetim raporunda yer alan eksikliklerin giderilmediği ve gerekli düzeltmelerin yapılmadığı bu suretle yükümlülüğün yerine getirilmediği sabit olmakla birlikte uygulanacak yaptırımın miktarı incelendiğinde;
3213 sayılı Maden Kanununda 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile değişiklik yapılarak, 29. Maddesinde düzenelenen projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilmesi yaptırımının getirilmesinin yanı sıra, 3213 sayılı Maden Kanununa eklenen geçici 21. maddesi ile ise, Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanacağının düzenlendiği, sözkonusu düzenleme ile 04/02/2015 tarihinden öncesi dönemde yaptırım uygulanması gereken işlemler için, geçiş döneminin geçici hükümle düzenlendiği, düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç için elverişli ve gerekli olduğu, amaç ve araç arasında makul ve uygun bir ilişki kurduğu göz önüne alındığında,
Dava konusu maden ruhsat sahasının 01-04/10/2010 tarihlerinde mahallinde tetkik heyetince incelemeler yapıldığı ve Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 17/07/2012 sayılı yazısı ile "... davacıya basamak yüksekliklerinin düşürülmesi, basamak yüksekliklerinin can ve mal emniyeti açısından tehlike arz etmeyecek şekilde işletme projesinde beyan edilen basamak yüksekliğine getirilmesi, ayrıca yapılan bu çalışmalarla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüze bilgi verilmesi ..." hususlarında davacı şirkete 6 aylık süre verildiği dolayısı ile 2013 yılı itibariyle yaptırım uygulanması gerekeceği, idare tarafından ise 07/09/2017 tarihinde uygulanan yaptırım miktarının ancak teminat iradı kadar olabileceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin bu nedenle iptaline karar verilmesi gerektiği, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!