WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4202 E.  ,  2024/574 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4202
Karar No : 2024/574

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ: Av. … - Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği (… Başkanlığı)
VEKİLLERİ: Av. … - Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Polatlı İlçesi Karahamzalı sınırlarında İR:… sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı sahibi olan davacı Belediye tarafından, ruhsatın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin olarak mevzuattan kaynaklanan alınması gereken izinlerin süresi içinde alınmaması ve işletme faaliyetine başlanılmaması sebebiyle İR:… sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatının iptal edilerek jeotermal kaynak işletme ruhsatı için verilen 208.063,00 TL tutarındaki işletme ruhsat teminatının irat kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Makam Olur'u ile tesis olunan işlemin İR:… sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı için verilen 208.063,00 TL tutarındaki işletme ruhsat teminatının irat kaydedilmesine ilişkin kısmı yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, ''Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9/3. fıkra hükümlerinin kendilerince yerine getirilmemesi sebebiyle, işletme faaliyetine başlanılmamış olma durumunda Yönetmeliğin 9/5. fıkrası hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmayacağı'' ileri sürülmekte ve ''ÇED raporunun ve diğer mevzuat hükümlerine göre de alınması gerekli olan izin başvurularının yapılmadığı'' beyanı bulunmakta ise de; Yönetmeliğin 9/3. fıkrasında ''Gerekli izinlerin 3 yılda alınamaması durumunda ruhsatın iptal edilerek teminatın iade edileceğini düzenlediği, bu yönüyle işbu hükümle, jeotermal işletme ruhsat sahiplerince, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde, gerekli çaba ve girişimlere rağmen alınamayan izin olması durumunda teminatın iade edileceği, gerekli olmasına rağmen herhangi bir izin alma girişiminde bulunmayan ruhsat sahipleri için teminatın iade edilmesinin, mevzuat hükmü ile amaçlanmadığı ve sağlanmadığı, hükmün; iyiniyet kurallarına uygun hareket ederek gerekli izin alma süreçlerini başlatan, devam ettiren; ancak kendisinden kaynaklanmayan herhangi bir sebeple izin alma sürecini tamamlayamayan ruhsat sahiplerinin teminatlarını iade etmeye yönelik olduğu, bu açıklamalar ışığında, izin sürecine ilişkin işlemlere başlamadığını açıkça beyan eden davacı Belediye'nin anılan hükümden yararlanamayacağı görülerek anılan iddialarına itibar edilmemesi gerektiği, bu durumda, davacı tarafından, izin sürecinin devam ettiğine ve bu nedenle davalı idareye süre uzatım talebinde bulunduğuna ilişkin kanıtlayıcı bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, termin planında belirtilen takvimin davacı açısından bağıtlayıcı nitelik arz ettiği, Kanun'un 6. maddesinde yer alan düzenlemeden, işletme ruhsatı sahibinin, projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmemesi ve herhangi bir sebeple işletme ruhsatının iptal edilmesi durumunda teminatının irat kaydedileceğinin görülmekte olduğu, yine aynı düzenlemenin Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasında da yer aldığı, bu yönüyle termin planında belirtilen süre içinde işletmeye geçilmemesine karşılık olarak uygulanacak yaptırımın ''teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesi'' olduğunun mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşılması karşısında, davacının termin planında belirtilen 2019/Mart ayı sonuna kadar işletmeyi faaliyete geçirmediğinin taraflar arasında ihtilafsız olduğu, işletmenin faaliyete geçmesine engel bir hususun bulunduğunun davacı tarafından şüpheye mahal vermeyecek şekilde kanıtlanamadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işletmeye başlanılması için ÇED olumlu kararı veya ÇED gerekli değildir karar belgesi ve ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer meri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin 3 yıl içinde alınmaması sebebiyle Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9/3. fıkra hükümlerinin uygulanma önceliği ve zorunluluğu var iken Yönetmeliğin 9/5. fıkra hükmüne göre tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 9/5. fıkra kapsamındaki tüm şartların birlikte oluşması-oluşturulması beklenmeksizin ve idarece temin edilmeksizin tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, teminat ve işletme faaliyeti gibi kavramların, Yönetmelik ile anlam bulan tanımları ve amaçları göz ardı edilerek karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.