WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4146 E.  ,  2024/1372 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4146
Karar No : 2024/1372

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulu Yönetim ve Organizasyon Bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-5 maddesi uyarınca üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüseköğretim Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının başkasına ait makaleyi, Ekim 2012- Mart 2013 tarihinde, kendi adını kullanarak yayımladığının tespit edilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucu dava konusu disiplin cezası verilmiş ise de; şikayete ve disiplin işlemine konu makalenin yayımlanma tarihi olan 2012 yılında yürürlükte olan 2547 sayılı Kanun'da intihal fiilinin yer almadığı, anılan Kanun'un 53/b maddesinin verdiği yetkiyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde bu fiilin kamu görevinden çıkarma suçunu gerektirdiği ve fiilin işlenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde ceza zaman aşımı süresinin dolacağının düzenlendiği, 2547 sayılı Kanun'da 09.12.2016 tarihinde yapılan değişiklik ile 53/C maddesinde zaman aşımı sürelerinin üniversite öğretim mesleğinden çıkarma suçları için uzatıldığı ve "bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde" zaman aşımının tekrar işlemeye başlayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin de davacının üniversitede göreve başladığı 2014 yılından sonra yapılmış olması ve fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunmuyor olması nedeniyle davacı hakkında uygulanması mümkün bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Disiplin soruşturması sonucu davacının intihal fiili işlediğinin sabit olduğundan tesis edilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğu, zaman aşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Hukuka aykırı olduğu anlaşılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulu Yönetim ve Organizasyon Bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-5 maddesi uyarınca üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüseköğretim Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

Anayasa'nın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.
2547 sayılı Kanun'un, 01.03.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinde; ''Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." kuralı yer almıştır.
Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinde; Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezalarının uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olduğu belirtilerek, maddede disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
21.08.1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 11/a-3 maddesinde; bir başkasının bilimsel eserinin veya çalışmasının tümünü veya bir kısmını kaynak belirtmeden kendi eseri gibi göstermek fiili, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 19. maddesinin 2. fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır. Ancak anılan Yönetmelik 20.10.2017 tarih ve 30216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin Yürürlükten kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı ile yükseköğretim kurumları yönetici, öğretim elemanı ve memurlarının disiplin işlemleri için getirilmiş herhangi bir kanuni güvence bulunmadığı ve yasal belirlilik sağlanmadığı belirtilerek, Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin 2. cümlesinin iptal edilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve karar 08.01.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve maddede yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
Bununla birlikte; Anayasa Mahkemesi'nin 22.01.1990 tarih ve 20410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12.12.1989 tarih ve E:1989/11, K:1989/48 sayılı kararında; ''Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.'' ifadelerine yer verilerek, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi açıkça ortaya konulmuştur.
Olayda; davacının, intihal olduğu belirtilen makalesinin, 14.11.2014 tarihinde yapılan doçentlik başvurusunda kullanma fiilinin, Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararının, 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından ve yürürlüğe girmesinden önce işlendiği anlaşılmıştır. Bu tarih itibarıyla, 2547 sayılı Kanun'un, 01.03.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesi ile bu Kanun'a dayanılarak ihdas edilen Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin yürürlükte bulunduğu ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği, davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gerektiği açıktır.
Aksinin kabulü, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırı olacağı gibi, disiplini bozan fiillerin cezasız kalması sonucu, kamu düzeninin ihlaline yol açacağından, disiplin hukukunun kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacına aykırılık teşkil edecektir.
Bu bağlamda; Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 2. fıkrası gereği disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı dikkate alındığında, davacının, intihal yapıldığı belirtilen makalesinin doçentlik başvurusunda kullanıldığı 2014 yılı Kasım ayından itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmemiş olması nedeniyle ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararının aktarılan gerekçe ile onanması gerektiği anlaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda aktarılan GEREKÇE ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak,13/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava; Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulu Yönetim ve Organizasyon Bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-5 fıkrası uyarınca üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüseköğretim Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı" başlığını taşıyan 53/C maddesinde; disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemeyeceği; bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zaman aşımı sürelerinin yeniden işlemeye başlayacağı kural bağlanmıştır.
Davacının, 2014 yılı Kasım ayında doçentlik başvurusunda kullandığı makalesinde intihal yaptığının, Trakya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun 03.02.2017 tarih ve 2017/1 sayılı işlemi ile ortaya konulduğu dikkate alındığında, bu tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanun'un 53/C maddesi uyarınca, davacının makalesinin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde zaman aşımı sürelerinin yeniden işlemeye başlayacağından, intihale konu makalenin bu bakımdan değerlendirilmesi suretiyle ceza verme zaman aşımı konusunda karar verilmesi gerektiğinden, ceza verme zaman aşımının dolduğu gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.