WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3854 E.  ,  2023/6524 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3854
Karar No : 2023/6524

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kilis 7 Aralık Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi olan davacının, FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğundan bahisle mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9/a maddesi uyarınca yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Fen- Edebiyat Fakültesi Disiplin Kurulu'nun 27.03.2018 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…., K:… sayılı kararda; davacıya isnat edilen FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasının gerek kendi ifadesinde gerekse de diğer ifadelerle sabit olduğu, … Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasının, istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesince reddedilerek esastan onandığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim öğretim hakkının güvence altına alındığı, ceza yargılamasının devam ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Kilis 7 Aralık Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi olan davacının, FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğundan bahisle mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9/a maddesi uyarınca yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Fen- Edebiyat Fakültesi Disiplin Kurulu'nun 27.03.2018 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın ''Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi'' başlığını taşıyan 42. maddesinde; kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No'lu Protokol'ün "Eğitim hakkı" başlığını taşıyan 2. maddesinde, hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, devletin, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı göstereceği düzenlenmiştir.
Dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları" başlığını taşıyan 9/1-a maddesinde; "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek," fiilinin yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kjelden, Busk Madsen ve Pedersen - Danimarka (07/12/1976 tarih, Başvuru No: 5095/71, 5920/72, 5926/72) kararında, eğitim hakkını "yapısı tarafından da ortaya konulduğu üzere, 2. maddenin, ilk cümlesinin baskın olduğu, bir bütünü oluşturduğu, Sözleşen Devletlerin, “eğitim hakkını reddetmemekle” egemenlik alanlarında bulunan herkes için “belirli bir zaman zarfında mevcut olan eğitim kurumlarına erişim hakkını” ve “bu kişilerin tamamlamış oldukları eğitimlerini resmi olarak tanıyarak”, alınan eğitimden fayda sağlama imkanını” garanti altına aldıkları bir hak olarak tanımlamıştır.
Belçika'da eğitimde kullanılan diller hakkındaki kanunların belli yönlerine ilişkin dava olarak bilinen "Belçika dili" kararında, ( 23/07/1968 tarih, Başvuru no. 1474/62; 1677/62; 1691/62; 1769/63; 1994/63; 2126/64) eğitim hakkının içeriği ve bundan doğan yükümlülüğün kapsamına ilişkin olarak Sözleşmeci Tarafların, eğitimi, masrafları kendilerine ait olacak ya da para yardımı yapmalarını gerektirecek şekilde belirli bir tarzda veya düzeyde düzenlemek zorunda kalacakları bir eğitim hakkını tanımadıklarını, ancak bundan, Sözleşme'nin 1 No'lu Ek Protokol'ün 2. maddesinin ilk cümlesinde güvence altına alındığı şekliyle, söz konusu hakka uyulmasını sağlamak için devletlerin hiç bir pozitif yükümlülüğü bulunmadığı sonucu çıkarılamayacağı, bir hak varsa, Sözleşme'nin 1. maddesi uyarınca, bir Sözleşmeci Devlet'in yargı yetkisi alanında bulunan her kişiye temin edileceği belirtilmiş, Hasan ve Eylem Zengin- Türkiye (09/10/2007 tarih, Başvuru No:1448/04) davasında ise eğitim hakkının Sözleşen Devletler açısından belirli düzeyde ve mahiyette bir eğitimi bizzat kendi imkanları ile sağlama veya bu tür eğitimleri mali olarak destekleme yükümlülüğü yaratmadığını, buna karşın devletin hali hazırda bizzat sağlayıcı ve/veya denetçi olduğu eğitim ve öğretim açısından ebeveynlerin dini ve felsefi kanaatlerini de dikkate alan demokratik, nesnel, sorgulayıcı ve çoğulcu bir eğitimin tesis edilmesinden sorumlu olduğuna hükmetmiştir.
AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No'lu Protokol'ün 2. maddesi ile güvence altına alınan eğitim hakkının uygulama alanına ilişkin olarak ise, Leyla Şahin- Türkiye (10/11/2005 tarih, Başvuru No: 44774/98) davasında hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, yükseköğretimden bahsedilmemesine rağmen, bu hükmün, yükseköğretim de dahil olmak üzere, eğitimin her düzeyine uygulanacağı, Sözleşme'de tanımlanmamış ya da belirtilmemiş olmasına rağmen, söz konusu hükmün “anaokulu, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretimi” kapsadığı, Sözleşmeci Devletlere yükseköğrenim kurumu kurma görevi getirmemesine rağmen, yükseköğrenim kurumu kuran Devletlerin bu tür kurumlara girişe ilişkin etkili hak tanıma yükümlülüğünün bulunduğu vurgulanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No'lu Protokol'ün 2. maddesi ile yukarıda belirtilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda, Sözleşmeye taraf bir ülkenin kendi egemenliği altında olan kişileri halihazırda mevcut olan eğitim kurumlarına erişim hakkından hukuka aykırı olarak mahrum bırakamayacağı, devletin demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olarak bilimsel, nesnel, çoğulcu, sorgulayıcı nitelikteki bir eğitimin sağlanmasında pozitif yükümlülüğü bulunduğu ve bu hakkın yükseköğretimi de kapsadığı kuşkusuzdur.
Bu bakımdan; yükseköğretim kurumlarında öğrenci statüsünde bulunan kişilerin bu statülerinin sona erdirilmesi disiplin mevzuatına tabidir. Eğitim hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olduğu göz önüne alınmak suretiyle, disiplin hukuku çerçevesinde, mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin açık hükmü gereği, bir yükseköğretim kurumu öğrencisinin ancak mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerini işlediği gerekçesiyle yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği açıktır.

Olayda; dava konusu işlemin tesis edildiği 27.03.2018 tarihi itibarıyla, davacının "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı ceza davasının, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği, istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden herhangi birini ya da hepsini işlediğine veya bu yönde faaliyette bulunduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin eğitim hakkını güvence altına alan Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin açık hükmüne aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte; davacı hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiilleri nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alınarak, davalı İdarece disiplin hukuku kapsamında işlem tesis edilebileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 29/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.