Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3559 E. , 2024/463 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3559
Karar No : 2024/463
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Bazalt Beton Sanayi Madencilik ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Trabzon İli, Yomra İlçesinde, davacı şirket tarafından işletilen … sicil sayılı II(a) grubu andezit (mıcır) işletme ruhsat sahasında yapılan denetim sonucu tespit edilen ocaklardaki şev yüksekliklerinin işletme projesinde taahhüt edilenden daha yüksek olması ve ocak geometrisinin düzgün olmamasına ilişkin aykılıkların … günlü, … sayılı yazı ile verilen 6 aylık süre içinde giderilmediği ve sahada kademenin işletme güvenliği açısından tehlike arz etmeyecek duruma getirilmediği gibi uygun ocak geometrisinin de oluşturulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıya 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, davacı şirketin uhdesinde bulunan sicil:… sayılı II(a) grubu andezit (mıcır) işletme ruhsat sahasındaki Y:…-X:… koordinatları civarında açılan ocakta, basamak yükseklikleri ve genişliklerinin işletme projesinde belirtilen rakamlarla örtüşmediği, basamak genişliğinin projede beyan edilen basamak genişliğinin %50’sinden az olduğu, yine aynı şekilde genel şev açısının da projedeki genel şev açısı değerini sağlamadığı, ocakta bulunan kademelerin (basamakların) şev yüksekliklerinin işletme güvenliği açısından tehlike arz ettiği, projeye uygun ocak geometrisi ile faaliyette bulunmadığı, 2. basamakta ters şev oluşumunun tespit edildiği ve askıda malzeme olduğu anlaşılmış olup, işletme faaliyetleri maden işletme projesine ve Maden Yönetmeliği'ne uygun olmayan davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, alanda maden çıkarılmadığı, güvenlik bandı ve yol oluşturulduğu, şirkete ait iki yer arasında ulaşım yolu açıldığı, sahada üretim yapılmaması nedeniyle kendilerine ceza verilmesinin doğru olmadığı, depo alanı yapılacak bir saha için güvenli maden sahası oluşturulmasının beklenmesinin mevzuata uygun olmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, ihlal tarihine göre ceza uygulanması gerektiği, bu nedenle 2018 tarifesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Trabzon ili, Yomra ilçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket adına sicil:… sayılı II(a) grubu andezit(mıcır) işletme ruhsatı 29.04.2009 tarihinde düzenlenmiştir.
İdareye yapılan ihbar üzerine … tarihli ve … sayılı olurla yapılan görevlendirme ile teknik heyetçe yapılan tetkikler sonucunda hazırlanan 25.10.2016 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu'nda Maden Kanunu'nun 29. maddesi kapsamında, ruhsat alanında yaklaşık Y:… - X:… koordinatında açılan ocakta kademe düzeninin kaybolduğu, ocakta yaklaşık 40m. yükseklikte birinci kademe ve yaklaşık 15. yükseklikte ikinci kademenin oluştuğu, kademe izleri görünmekle beraber iz şeklinde olup basamak genişliğinin kaybolduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Mahallinde tespit edilen aykırılıkların 6 ay içinde giderilmesine ilişkin olarak davalı idarenin … tarihli ve … sayılı yazısının davacı şirkete 25.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. İdare tarafından 6 aylık süre geçtikten sonra yapılan denetim neticesinde tanzim edilen 20.12.2018 tarihli Mahallinde Tetkik Raporu'nda ise, teknik heyetçe ocakta gerekli düzeltmelerin yapılmadığı değerlendirmesine yer verilmiştir.
Bu nedenle davalı idarenin … tarihli ve … sayılı işlemiyle davacı şirkete, 6 aylık süre içerisinde sahada kademenin işletme güvenliği açısından tehlike arz etmeyecek duruma getirilmediği ve uygun ocak geometrisi oluşturularak projeye aykırı faaliyetlerin giderilmediğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinin 1. fıkrası gereğince 77.632,00 TL idari para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nu 'İşletme faaliyeti' başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; "İşletme faaliyeti, projesine ve bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulur. Ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulur." hükmüne; "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde, "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, Yönetmeliğin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Maden Kanununun 29. maddesinin 1. fıkrasında, İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verileceği ve bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulacağı hükme bağlanmış olup, aynı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında, idari para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
Olayda; 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (projeye aykırı faaliyette bulunulması eylemin 2017 yılına tekabül ettiği) idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 29. maddesi kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair karara yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davalı idarece, 3213 sayılı Yasa'nın 29. maddesi kapsamında uygulanacak idari para cezası miktarı revize edilerek, yeniden işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!