WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3456 E.  ,  2024/152 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3456
Karar No : 2024/152

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından; görevden uzaklaştırılması nedeniyle göreve iade edildiği tarihe kadar olan süre içinde mahrum kaldığı 76.000.-TL döner sermaye ödemesinin ve 104.000.-TL ders ve seminer ücretlerinin işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mevzuat hükümleri uyarınca göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda görevine iade edilenlere aylıkların veya ücretlerinin kesilmiş olan üçte birinin ödeneceğinin düzenlendiği; davacı tarafından görevden uzaklaştırılma işlemine ve Okan Üniversitesine görevlendirilmesinin iptali işlemine karşı dava açılmadığı ve bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkin bir karar bulunmadığı, davacının görevden uzaklaştırılmasının men-i muhakeme kararı sonrasında kendiliğinden sona erdiği dikkate alındığında döner sermaye ödemesinin ve ders ve seminer ücretlerinin ödenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, hukuka aykırı bir şekilde davalı idarece hakkında görevden uzaklaştırılma kararı verildiği, bu hususun Danıştay 1. Dairesi'nce verilen men-i muhakeme kararında da açıkça ifade edildiği, Danıştay 1. Dairesince verilen bu karar sonrasında davalı idarece hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırıldığı, her ne kadar görevden uzaklaştırma cezasına karşı dava açmamış olsa da Danıştay 1. Dairesince verilen karar ile soruşturulan olaylar ile ilgili herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığı ve mevzuatlarca kendisine verilen yetkinin kullanılmasının suç olmayacağının açıkça ortaya koyulduğu, davalı idarece de bu karar sonrasında görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırıldığı, dolayısıyla hukuka aykırılığı açıkça belirlenen işlem nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı tarih ile göreve iade edildiği tarih arasında mahrum kaldığı döner sermaye, ders ve seminer ücretlerinin tarafına ödenmesi gerektiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından görevden uzaklaştırma işlemini karşı dava açılmadığı, dolayısıyla Mahkeme kararıyla iptaline karar verilmeyen tüm idari işlemlerin hukuka uygun olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının açıkta kaldığı sürede kesilen maaşının hesaplanarak davacıya ödendiği, bunun dışında davacının bu dönem içerisinde fiili hizmeti bulunmaması sebebiyle döner sermaye ve ek ders ödemelerinin yapılamayacağı belirtilerek istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/B maddesinde; görevden uzaklaştırmanın, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbir olduğu, görevden uzaklaştırma tedbirinin disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabileceği, bu sürenin bitiminde tedbir kararının alınmasına ilişkin sebeplerin devam etmesi halinde tedbirin her defasında üç ay uzatılabileceği, görevden uzaklaştırılanların, kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam edeceği, ancak görevden uzaklaştırma süresi içinde kendilerine aylıklarının veya ücretlerinin üçte ikisi ödeneceği, göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda, bunların aylıklarının veya ücretlerinin kesilmiş olan üçte birinin kendilerine ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyanın incelenmesinden; Dokuz Eylül Üniversitesi'ne ait kadavraları ders verdiği vakıf üniversitesine naklettirdiğinden bahisle davacı hakkında açılan soruşturma nedeniyle, … tarihli, … sayılı Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü işlemiyle davacının görevinden uzaklaştırılmasına karar verildiği, … tarihli, … sayılı Tıp Fakültesi Dekanlığı işlemiyle de Okan Üniversitesine yapılan görevlendirilmesinin görevden uzaklaştırma nedeniyle iptal edildiği, müteaddit kararlarla görevden uzaklaştırma kararının devamına karar verildikten sonra, davacı hakkında görevi kötüye kullanma suçu iddiasıyla yürütülen ceza soruşturması neticesinde 10… tarihli, … sayılı Dokuz Eylül Üniversitesi'nce oluşturulan yetkili kurul kararı ile verilen lüzum-u muhakeme kararına karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay 1. Dairesinin 28.05.2019 tarihli, E:2019/731, K:2019/864 sayılı kararı ile men-i muhakeme kararı verilmesi üzerine … tarihli, … sayılı Rektörlük işlemi ile davacının görevine iade edildiği, davacının 22.07.2019 tarihli, başvurusu ile görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca maaş farklarını, döner sermaye ödemesini ve Okan Üniversitesi Tıp Fakültesindeki ders ve seminer ücretlerinin faiziyle ödenmesinin talep edildiği, davacıya yalnızca maaş farklarının ödenmesi üzerine davacı tarafından görevden uzaklaştırılması nedeniyle görevden uzaklaştırılma tarihinden göreve iade edildiği tarihe kadar olan süre içinde mahrum kaldığı 76.000,00-TL döner sermaye ödemesinin ve Okan Üniversitesi'ndeki 104.000,00-TL ders ve seminer ücretlerinin görevden uzaklaştırma tarihi olan 08.12.2017 tarihinden tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Olayda; davacı tarafından görevden uzaklaştırma işlemine karşı dava açılmamışsa da; Dokuz Eylül Üniversitesi'nce oluşturulan yetkili kurul kararı ile verilen lüzum-u muhakeme kararına karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay 1. Dairesinin 28.05.2019 tarihli, E:2019/731, K:2019/864 sayılı kararı ile men-i muhakemesine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şu şekilde ifade edilmiştir: "... bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere söz konusu kadavraların Okan Üniversitesine gönderildiği, öte yandan ilgili mevzuat hükümlerine göre kadavralarla ilgili tasarruf yetkisinin Anatomi Anabilim Dallarına ait olduğu, bu nedenle mevcut delillerin, atılı suçtan dolayı şüpheli hakkında kamu davasını açılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından Dokuz Eylül Üniversitesi'nce oluşturulan yetkili kurulun … tarihli, … sayılı lüzum-u muhakeme kararının bozulmasına, atılı suç nedeniyle … 'in men-i muhakemesine..."
Danıştay 1. Dairesinin men-i muhakeme kararı, idari yargılama usulü anlamında bir iptal kararı olmasa da, ortaya konulan gerekçe nedeniyle, iptal kararının sonuçları gibi uyuşmazlığa etki yaptığı görülmektedir. Keza davalı idarece Danıştayın men-i muhakeme kararı üzerine … tarihli, … sayılı Rektörlük işlemi ile davacının görevine iade edildiği görülmektedir.
Bu durumda, isnat edilen fiilller sebebiyle hakkında soruşturmaya başlanıp görevden uzaklaştırılan ve Danıştay'ın men-i muhakeme kararı üzerine görevine iade edilen davacının, haksız olarak tesis edildiği men-i muhakeme kararı ile ortaya çıkan görevden uzaklaştırma işlemi nedeniyle fiilen öğretim üyeliği görevi yapamadığı açık olduğundan, bu işlem sonucu uğradığı zararların davalı idarece tazmini gerektiği kanaatiyle istinaf kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.