Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2857 E. , 2023/4620 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2857
Karar No : 2023/4620
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, İskenderun ilçesinde ve davacı uhdesinde bulunan İR:…, S:… sayılı IV. Grup maden ruhsatına ilişkin olarak, 2010 yılına ait 5.449,25TL devlet hakkı payı ve 1.634,77.-TL orman payının gecikme cezasıyla birlikte ödenmesinin istenilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; işletme izni verilen Hatay İli, İskenderun İlçesi … Köyü, İR:…, Sicil:… sayılı ruhsatlı krom madeninde üretim yapılmasa da söz konusu maden için devlet hakkı alınması, ilgili mevzuat hükümlerinin gereği olduğundan, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 86. maddesinin 8. fıkrasında belirtilen "Devlet Hakkı işletme ruhsat harç miktarından az olamaz." hükmü gereğince, 2010 yılı devlet hakkı payı olarak davacı şirketin ruhsat harcı olan 5.449,25.-TL'nin ve söz konusu madenin orman alanında olması nedeniyle 1.634,77.-TL'nin gecikme zammıyla birlikte davacı şirketten istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, işlem nedeniyle davacıdan tahsil edilen 13.166,86.-TL'nin tazminine de hukuken olanak bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu maden sahasının 13/09/2009 tarihinden 1 yıl, 13/01/2010 tarihinden itibaren 6 ay ve 09/06/2010 tarihinden itibaren 6 ay olmak üzere geçici tatil süresi içerisinde bulunduğu, sahanın geçici tatilde olması durumunda Devlet hakkı alacağının mevzuat gereği doğmayacağı, geçici tatilin bitiminden itibaren 3 aylık süre içerisinde faaliyete geçme zorunluluğu bulunduğu, bu sürede faaliyete geçilmez ise bunun yaptırımının ruhsat teminatının irat kaydı ile sınırlı olduğu, bunun üzerine de 6 ay içerisinde faaliyete geçilmemesi halinde projede belirtilen üretim miktarının %10'u kadar Devlet hakkı alınabileceği, dava konusu işlemde 2009 yılına ait olmak üzere geçici tatilin dikkate alınmış olduğu, ancak 2010 yılı için bu ayrım dikkate alınmaksızın işlem tesis edildiği, bu haliyle işlemin dava konusu edilen 2010 yılına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'na uygun olarak tesis edildiği, 2010 yılının tamamında geçici tatilin bulunmadığı, işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkine alınarak işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hatay ili, İskenderun ilçesinde ve davacı uhdesinde bulunan İR:…, S:… sayılı IV. Grup maden ruhsatına ilişkin olarak, 2010 yılına ait 5.449,25TL devlet hakkı payı ve 1.634,77.-TL orman payının gecikme cezasıyla birlikte ödenmesinin istenilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Devlet hakkının tahakkuk ettiği tarihte yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanununun, 3. maddesinde "Devlet Hakkı", maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "Devlet Hakkı" başlıklı 14. maddesinde; " (1)Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. (2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır. (3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. (4) Devlet hakkı; ...IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, krom, alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerindenise %2 oranında, .....oranında alınır. (5) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat taban bedeli kadar Devlet hakkı alınır. ...." hükümleri yer almaktadır.
Yine aynı Kanunun “Mücbir Sebeplerle Geçici Tatil” başlıklı 37. Maddesinde ise;
"(Değişik madde: 26/05/2004 - 5177 S.K./19.mad) Mücbir sebep veya beklenmeyen haller dolayısıyla işletme ruhsat sahalarında faaliyetin geçici olarak tatiline ruhsat sahibinin müracaatı üzerine Genel Müdürlükçe karar verilebilir. Ruhsat sahibince müracaat tarihi, geçici tatilin başlama tarihi olarak kabul edilir.
Geçici tatil gerektiren durumun ortadan kalkmasından itibaren üç ay içinde ruhsat sahibi faaliyete geçmek zorundadır.” hükmü yer almakta olup, 06.11.2010 tarihli 5995 sayılı kanunla değişik (dava tarihinde yürürlükte bulunan) “Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği"nin, “Mücbir sebep ve beklenmeyen hallerde geçici tatil” başlıklı 41'inci maddesinde ise, “(1) Sel baskını, yangın, deprem, grizu patlaması, çökme, heyelan gibi geçerli sebeplerle veya tenörde/kalitede, jeolojik şartlarda, ülke ve dünya pazarlarındaki gelişme ve değişimler, ruhsat sahibi şirketin iflasına karar verilmiş olması, özelleştirme kapsamında olan kurumlara ait ruhsat olması, ulaşım, ulaştırma altyapı durumlarında beklenmeyen değişiklikler olması veya yargı kararları sonucu faaliyetin yapılamaz duruma gelmesi hallerinde, işletme ruhsat sahalarında faaliyetin geçici tatili için ruhsat sahibince gerekli belgelerle Genel Müdürlüğe müracaat edilir. Yapılan inceleme sonrası talebin uygun bulunması durumunda müracaat tarihi, geçici tatilin başlama tarihi olarak kabul edilerek bir yıla kadar geçici tatil verilebilir. (2) Geçici tatilin gerekçelerinin devam etmesi durumunda ruhsat sahibinin talebi ile geçici tatil talebi yeniden değerlendirilir. (3) Ruhsat sahibi geçici tatilin bitiş tarihinden itibaren üç ay içerisinde faaliyete geçmek zorundadır. Üç ay içinde faaliyete geçilmemesi durumunda ruhsat teminatı irat kaydedilir. Takip eden altı ay içinde de faaliyete geçilmemesi halinde işletme projesinde beyan edilen üretim miktarının %10’u üzerinden Devlet hakkı alınır. (4) Geçici tatil süresi içinde Kanunun 29 uncu maddesindeki belgelerin verilmesi zorunlu değildir." hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Hatay ili, İskenderun ilçesinde ve davacı uhdesinde bulunan İR:…, S:… sayılı IV. Grup maden ruhsatına ilişkin olarak, 2010 yılına ait 5.449,25TL devlet hakkı payı ve 1.634,77.-TL orman payının gecikme cezasıyla birlikte ödenmesinin istenilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 28/09/2016 tarihli dava dilekçesi ekinde, … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem ve … tarih ve … sayılı işlemler ile davacının geçici tatil taleplerinin kabul edildiği, her üç işlemin son paragrafında, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği"nin, “Mücbir sebep ve beklenmeyen hallerde geçici tatil” başlıklı 41'inci maddesinde düzenlenen "Ruhsat sahibi geçici tatilin bitiş tarihinden itibaren üç ay içerisinde faaliyete geçmek zorundadır. Üç ay içinde faaliyete geçilmemesi durumunda ruhsat teminatı irat kaydedilir. Takip eden altı ay içinde de faaliyete geçilmemesi halinde işletme projesinde beyan edilen üretim miktarının %10’u üzerinden Devlet hakkı alınır." ibaresine yer verilerek davacının ihtar edilmiş olduğu, sonrasında ise doğrudan işletme projesinde beyan edilen üretim miktarının %10’u üzerinden Devlet hakkı ve orman payı istendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, geçici tatil süresinin bitmesi üzerine, mevzuat gereği davacının geçici tatilin bitiminden itibaren 3 aylık süre içerisinde faaliyete geçme zorunluluğu bulunduğu, bu sürede faaliyete geçilmemesi halinde ise bu husus kapsamında ruhsat teminatının irat kaydedilmesi gerektiği, ruhsat irat kaydı işlemi üzerine de 6 ay içerisinde faaliyete geçilmemesi halinde projede belirtilen üretim miktarının %10'u kadar Devlet hakkı alınabileceği görülmekle, mevzuatta düzenlenen usule uyulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 12/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!