WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/2841 E.  ,  2024/694 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2841
Karar No : 2024/694

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Petrol İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin 2006-2007-2008-2009-2010-2011-2012 yıllarına ait devlet hakkı farkları ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkı gecikme cezasının ödenmesine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının devlet hakkı farklarının eksik beyan edildiğinden bahisle yeniden hesaplama yapıldığı görülmüş olup, Mahkemelerinin 25.09.2018 tarihli ara kararına cevaben gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı şirketin işletme ruhsat sahasının bulunduğu bölgedeki emsal satış fiyatları göz önüne alınmak suretiyle davalı idare tarafından yeniden bir hesaplama yapıldığı görülmekte olup dava konusu işlemin mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edildiği sonucuna varıldığı, öte yandan; davacı şirketin ruhsat sahibi şirket olduğu ve kanunen devlet hakkını ödemekle yükümlü kılındığı göz önüne alındığında dava konusu 2006-2007-2008-2009-2010-2011-2012 yıllarına ait devlet hakkı farkları ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkı gecikme cezasının ödenmesi istemiyle davacı şirket adına tesis edilen işlemin bu yönüyle de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Şırnak ili, Uludere ilçesi sınırları dahilinde bulunan davacı şirket uhdesinde olan IV. Grup (maden kömürü) maden işletme ruhsat sahasında davalı idare görevlilerden oluşan heyet tarafından 29.08.2013-01.09.2013 tarihleri arasında mahalinde yapılan tetkikler sonucunda düzenlenen 18.09.2013 tarihli rapor ile davacı şirket tarafından beyan edilen Devlet hakkına esas alınan ortalama ocak başı satış fiyatların düşük ve bölge ortalamasının altında kalması nedeniyle yeniden revize edilerek oluşacak devlet hakkı farklarının yatırılması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda davalı idare tarafından emsal satış fiyatları göz önüne alınmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunun "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
....
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır
....
Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılır. ...
Süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkına, tahakkuk ettirilmesi gereken ayın son gününden tahakkuk ettirildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanır." hükmü getirilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 102. maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin 2010-2012 yıllarına ilişkin Devlet hakkı yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 2006-2009 yıllarına ilişkin Devlet hakkı yönünden:
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin 27.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği ...'nın davacı şirket adına yetkili bir kimse olmadığı ve bu durumun aksini ortaya koyacak şekilde dosyaya sunulan bir bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden, adı geçen şahsa yapılan tebliğin usulsüz tebliğ olduğu sonucuna varılarak, davacı şirketin beyan ettiği öğrenme tarihi esas alınarak dosyanın incelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca; vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacağı zamanaşımına uğramaktadır.
Dava konusu işlemle istenilen 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin Devlet hakkının vadesinin sırası ile 30/06/2007, 30/06/2008, 30/06/2009 ve 30/06/2010 olduğu ve yine sırası ile 01/01/2008, 01/01/2009, 01/01/2010 ve 01/01/2011 tarihlerinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi (yine sırası ile 31/12/2012, 31/12/2013, 31/12/2014 ve 31/12/2015) geçtikten sonra davacı tarafından 25/12/2016 tarihinde öğrenildiği beyan edilen işlem ile istenilen 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin Devlet hakkının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 2006-2009 yıllarına ilişkin devlet hakkı yönünden zamanaşımı nedeniyle iptali gerektiğinden, davanın reddi yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin, 2006-2009 yıllarına ilişkin Devlet hakkı kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, 2010-2012 yıllarına ilişkin Devlet hakkı ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 16/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.