Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2701 E. , 2024/5036 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2701
Karar No : 2024/5036
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya ili, ... ilçesi hudutları dahilinde, Sicil:... sayılı II b grubu maden (traverten) işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından, 2013, 2015 ve 2016 yıllarında yapılan toplam üretim miktarının işletme projesinde beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğundan bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 77.632,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24.maddesinin 12.fıkrasında; beş yıllık dönemde üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim miktarı projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının kanunda belirtilen orandan az olması durumunda idari para cezası tesis edileceği kuralına yer verildiği, Maden Yönetmeliği'nin 37.maddesinin 1.fıkrasında ise işletme izinli ruhsat sahaları için özel bir düzenleme bulunduğu, bu maddeye göre işletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 . maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verileceği hususunun düzenlendiği, davacı şirketin dava konusu işletme izinli ruhsat sahası için Maden Yönetmeliği'nin ilgili 37.maddesinin uygulanmasının gerektiği, bu kapsamda davacının uhdesinde bulunan ruhsat sahasına ilişkin yıllık üretim miktarlarının tespit tarihi olan 12.11.2019 tarihinden (mahalli tetkik raporu düzenleme tarihi) önceki son beş yılın hesaplanmasında 2018,2017,2016,2015 ve 2014 yıllarının değerlendirmeye alınması gerekirken davalı idarece tespit tarihinden önceki son beş yıldan daha da geriye gidilerek 2013 yılının bu süreye dahil edildiği, mahalli tetkik raporunda 2014 yılında 235 m3 üretim yapıldığının tespit edilmesine rağmen 2014 yılının değerlendirmeye alınmadığı, Mahkememizin 22.07.2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden 2013 yılının son beş yıllık sürenin hesaplanmasına dahil edilme sebebinin sorulduğu, ancak davalı idarece verilen cevabi yazıda bu hususta yeterli açıklama yapılmadığı, bu durumda, davalı idarece davacının uhdesinde bulunan işletme izinli ruhsat sahasına ilişkin olarak tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarı hesaplanırken 2018,2017,2016,2015 ve 2014 yıllarında yapılan üretim miktarları dikkate alınarak projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az üretim olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, 2014 yılının yerine son beş yıllık süreden daha da geriye gidilmesi suretiyle 2013 yılı dahil edilerek toplam üretim miktarının tespit edildiği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 77.632,00-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru açısından hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, faaliyet döneminde geriye dönük her hangi bir 5 yıllık süredeki her hangi bir 3 yılın üretim ortalamasının alınarak hesaplama yapılabileceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, idarenin 2018, 2017, 2016, 2015 ve 2014 yıllarını esas alarak işlem tesis etmesi gerekirken 5 yıllık süreyi aşarak 2013 yılını da hesaplamaya kattığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, istinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 03/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!